Antalya‘da ne oldu! Başbakanım müsaadenizle ben anlatayım… / Seçim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mart '09

 
Kategori
Seçim
 

Antalya‘da ne oldu! Başbakanım müsaadenizle ben anlatayım…

Antalya‘da ne oldu! Başbakanım müsaadenizle ben anlatayım…
 

Antalya’ya ilk geldiğimde 2002 genel seçimleri olmuştu. Ben CHP parti binasının olduğu yerde, Güllük mahallesinde oturuyordum. Evde TV olmadığından seçim yarışını izlemek için CHP parti binasının önünde kurulan dev ekranın karşısına, cebimde çekirdeklerimle kurulmuştum. Pek çok insan seçim izlemek için burayı tercih etmişti. Çok kalabalıktık, sandalyeler bir zafer için tıklım tıklım doldurulmuştu. Her yer kırmızı beyaz bayraklarla örülüydü. Biliyordum Antalya CHP’nin kalesiydi ve geçilmezdi…

Sabırsız bekleyiş bitmiş, akşama doğru sandıklar teker teker açılıyordu. Sonuçları inanın eşzamanlı hissediyordum. Tokat gibi açılan sandıklar yanımda oturanları tedirgin ediyordu. Homurtular başlamış, bayraklar ellerden düşmüş, gözler yaşlanmış, görev yeri birer birer terk ediliyordu. Ve daha saatler dolmadan Hızla gelen hezimet güvenli bir kaleyi içten içe sarstı. Ortalıkta 3 – 5 kişi kalıverdik. Dişler sıkılmış, cılız bir ses yanlış politikaları eleştirirken, Halk çok cahil sesleri, tek suçlu olarak seçmeni görenler çoğunluktaydı. Karşımdaki dev ekrandan yansıyan Türkiye haritası ömrü hayatımda görmediğim bir biçimde ampullerle dolmuştu. Bugün aslında yeni bir dönemin başlangıcıydı. Bunu hissediyordum…

Sonrasını biliyorsunuz… Etraflıca sarılmış kale, müteakip yerel seçimde tutunamadı, düştü. Antalya geçildi. Baykal kendi evinde yenildi. Hezimet büyüktü.

1- 2 yıl sonra…

AKP Antalya’ya müthiş yatırımlar yaptı. Asırlık yeraltı problemini 2–3 yılda, aksayan trafik’i 4 yılda ve ulaşımı da, hafif raylı projesinin ilk etabını da son anda yetiştirerek bir nebze olsun çözmeye çalıştı. Ayrıca piyona festivalinden Altın portakallara, futbol sahası projesinden, dünya basket organizasyonlarına pek çok sanat ve spor konusun da ismini duyurdu. Sanatçılar sporcular ve politize olmayan orta kesim Türel’i çok sevdi. Bunun meyvesini de genel seçimde AKP oylarını artırarak birinci sıraya yükselerek topladı.

Peki, sonra ne oldu. Başbakan cevapladı dün canlı yayında, durumu “anormal” olarak niteledi. Ne olduğunu anlamak mümkün değil, Balıkesir, Manisa Antalya da, halk hizmetten anlamıyor gibi bir şey söyledi. Bu durumları uzamanlar araştıracak, bizde ne olduğunu merak ediyoruz. Dedi.

Ben açıklayayım Başbakanım müsaadenizle…

AKP kurmayları seçime müdahale ettiler. Başbakan yardımcısı Antalya da halka muhtıra verdi. Seçmezseniz zırnık alamazsınız dedi.

Hani Asker seçimden önce internetten AKP ve seçmenine müdahale etmişti ya o zaman demokrasiye sarılan kesim bugünde kendine demokratik yollardan çare aradı.

Yine Cumhurbaşkanı Akdeniz üniversitesinde rektör olarak seçim kazanmış “hocayı ” görevine atamadı. Sebep ne olursa olsun. Gayri demokratik davranarak ikinci sırada kaybedeni atadı.

Bir zamanlar üniversitelerdeki bu durumu eleştirirken size destek verip demokrasiye sarılan kesim, bugünde kendine demokratik çözümünü buldu.

Devrik rektörü önce CHP den aday, sonrada Büyükşehir’e, belediye başkanı yapıverdi.

Ayrıca AKP, diğer dönemlerdeki hükümetler gibi kendi safında olmayanları cezalandırdı. Ayrımcılık yaptı. Kendine oy vermeyen Muratpaşa ve Konyaaltı’nı küçümsedi. Büyük balığı oynadı hep. Ben yapıyorum onlar yatıyor dedi. Bu iki belediye yerine kendine oy veren kepez’e büyük yatırımlar yaptı. Trenvayı kimsenin kullanmadığı hatta varoşları merkeze indirmek için kullandı. Konyaaltı ve Muratpaşa’daki seçmen iki arada kaldı, bölündü. küçükşehirle Büyükşehir anlaşması için ikili oy kullandılar. Ve geneli Türelden vazgeçti.

Türel seçimden hemen sonra AKP tabanını kaybetmişti zaten. Daha çok sanat camiasıyla kültürel faaliyetlerle adını sıkça duyururken ona oy veren gelenekçi kesimi hayrete düşürdü. Çünkü o gelenekten gelmiyordu. Farkını Fazıl Say’ la başbakan tartıştığın da apaçık gösterdi. Gelenekçi kesimin grupları Türeli tanıyınca ona oy vermekten vazgeçtiler. Her şeye rağmen Türel’in aldığı bu oran bence büyük başarıdır; zira bağımsız olsa en az bu kadar oy alırdı.

AKP şunu iyice anlamalı, hizmetle bu işler olmuyor. Vatandaşı anlamak gerekiyor. Urfa gibi kale de, AKP çeketimi assam seçimi kazanırım diyordu. Eski adayını itaat etmiyor diye kapı göstermişti. Eski başkan karşı bayrağı açtı, bağımsız olarak tek başına tüm şehri süpürdü. Demek ki başbakanın bu işlere etkisi sanıldığı kadar değil. Tek adam olmayı ve altında memur gibi belediye başkanı çalıştırmayı, hizmet için karşılığında oy beklemeyi, bunun için vatandaşı zorlamayı bırakmalılar. Halkın sevdiği insanlara değer verip onları sevmeliler yoksa bu nokta gerçekten AKP için büyük kırılma noktası olacaktır. Hezimet daha da büyüyecektir.

Akp; Antalya’ya, İzmir’e, Urfa’ya, Diyarbakır’a… Beni seçmediniz diye ayrım yapıp bu illerde devam eden veya yeni projelere para aktarmayı keser ve vatandaşı cezalandırırsa asıl AKP, o zaman sarsılacaktır. Asıl hezimet o günü beklemektedir. Genel seçimler nasıl yerel seçimleri etkilerse yerel seçimlerde o denli genel seçimleri etkiler. Seçmen davranışları üç aşağı beş yukarı bellidir.

Ben CHP’nin 2002 seçiminden sonra demokratik olmayan yollara saptığını AKP den çok seçmenle uğraştığını hırsını; çarşaflıdan, çobandan çıkardığını, Askerden medet beklediğini, halkın iradesini hiçe saydığını ve inançlara kadar tartışabildiğini gördüm. O gün Güllük’te CHP binasını terk edenlerin pek çoğu, farkında olmadan bir müddet AKP ye çalıştılar, kızgınlıkla, öfkeyle, devlet millet edebiyatıyla, mitinglerle %30 da ki bir partiyi nasıl %47lere kadar tırmandırdıklarını ben an be an izledim.

Artık bugün yeni bir dönemin başlangıcıdır. Eğer bu tablo iyi okunamaz bunun hesabı halktan sorulursa nasıl bir partinin %47 ler’den bodoslama aşağı çakıldığını da ibretle izleyeceğiz.

Her şeye rağmen bugün sevinçliyim. Umudumu tazeledim; çünkü halk demokrasiye inanıyor ve onu kolluyor. Bunu bugün daha iyi anladım. Demokrasi hepimize gerekiyor. Tüm seçimler hepimize hayırlı olsun.

www.onderkoca.com

 
Toplam blog
: 18
: 1308
Kayıt tarihi
: 04.05.07
 
 

Önce kendinle geçinmeyi dene, ve eğer kendini anlamıyorsan başkalarını üzmeye kalkma ..