​ Araba devirmek / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Araba devirmek

Araba devirmek
 

Beygir Arabası


“Çam Devirmek” diye bir deyim var.

“Çam devirmek” deyiminin gerçek anlamı şöyledir.
Farkında olmadan karşısındakini kıracak ya da kötü bir sonuca yol açacak söz söylemek, davranışta bulunmak. “Yine çam devirdin” ya da “senin gibi çam deviren birisini görmedim” gibi.

Bile bile çam devirenleri de unutmamak gerekir.

Ben çam devirip, altında kalmak istemem. ,altında kalmayı bırak, çam devirmek istemem.

“Çam devirmek” deyimini değiştirip “araba devirmek” şeklinde de söyleyebiliriz.

Araba devirmek.

Ben bu sözün gerçek anlamı ile ilgili yaşanmış olaylardan bahsedeyim size.

Mecazi anlamda, günümüzde çam devirenlerle, araba devirenlerin sayısı bir hayli fazla.

Arabayı umulmadık bir yerde devirmekle, düz yolda devirmek arasında fark vardır elbette.

Adama,”Yuh olsun yahu! Burada da araba devrilmez ki!” gibi bir şaşma sözüyle karşılık verebilirler.

Benim çocukluğumda yük taşıma işleri “öküz arabaları” ile yapılırdı.

Arabaya manda koşanlarda vardı. ”Manda Arabası” bundan elli yıl önce, şimdiki 40 tonluk kamyonlar gibiydi.

Birde at koşulan arabalar vardı. Tek beygirli, çift beygirli arabalar. Beygir koşulan arabalarda hızlı nakliye araçlarıydı.

Küçücük bir arabaya eşek koşanlar bile vardı.

Arabaya koşulan hayvanın durumu, ekonomi ile ilgiliydi. Parası olan beygir, parası olmayan eşek koşardı.

Eşek, at ve de öküz arabaları, en iyi ulaşım ve nakliye araçlarıydı.

*

At ve eşekten düşenler olurdu bazen.

“Eşekten düşen çapa kürek/Attan düşen yorgan döşek” bir söz duymuştum dedemden.

Eşekten düşen kafası üstü düşermiş çoğunlukla. Beyin kanamasından, yallah öbür tarafa. Buradaki çapa kürek, mezarı yani ölümü anlatıyor.

Yorgan döşeği de anladınız siz.

Halk arasında da “eşekten düşmüş gibi oldum” diye bir sözde vardır.

Konuyu dağıttık vallahi.

Aslında ben size, araba devirmekten bahsedeceğim.

Öküz arabası ve traktör kazalarından.

Bu kazaların sonucunda, devrilme var ancak ölüm yok.

Bu devrilmelerin, herkesin yüzünde bir gülümseme bırakacağına inanıyorum.

Zira köylerde öyle kazalar olmuştur ki, bu kazalar sonucunda meydana gelen ölümler ve ölenler, yıllar geçse de unutulmamıştır.

Traktörlerin yaygınlaştığı yıllarda, çok köylümüz ölüp gitti, çok basit kazalardan.

*

Bizim köyde bir Süleyman Dede vardı. Öküz arabası ile saman çekerken, saman arabasını köy meydanında devirmiş. Saman arabası yüksek olduğundan, tekerleklerden birisi bir çukura girdiğinde ya da bir taşın üstüne çıktığında araba devrilebilir.

Süleyman Dede, arabanın devrildiğine değil, köy meydanında devrilmesine çok kızmış.

Basmış küfrü. “Ulen bu araba köyün dışında devrilse olmaz mıydı” diye de söylenmiş.

Köylerde, birisi araba devirdiği zaman hemen sataşmalar başlar.

Birisi Süleyman Dedenin duyacağı şekilde bağırmış.

“Sülüman Dede, kö meydanında değirmen kurdu. Herkes buğdayını getirsin”

Artık Süleyman dede’nin kulaklarından çıkan ateşi siz bir görün.

*

Benim babam çok araba devirmiş. Ancak başka bir rekoru var. Çift sürmekten gelirken, köy meydanına kazılan elektrik trafosunun çukuruna öküzleri düşürmüş. Birde babam, kuyuya inek düşürmüştü. Düşürme konusunda uzman olan babam; öküz ve inekleri çukura düşürme rekoru dışında, atlama rekorunu da elinde bulunduruyor. Babamın bir oğlağı (keçi yavrusu) köy meydanındaki caminin minaresinden aşağı atlamıştı. Bu rekor hâlâ kırılamadı. Bundan sonra da kırılamaz. Zira köyler de keçi kalmadı. Öküz zaten yok.

*

Bizim köydeki Zekeriya Dayı ile Çakıobalı İbram Dayı öküz arabalarını üstünde, dar bir yolda karşı karşıya gelmişler. İki inatçı keçi gibi yol vermemişler birbirlerine. Dar yolda öküz arabalarının tekerleklerindeki dingil uçları birbirlerine takılınca, arabaların tekerlekleri fırlamış gitmiş. Çatır çutur kırılmış tekerlekler. Birisinin arabasının sağ tarafı, diğerinin sol tarafı bozulmuş. İki arabadan bir araba yapmakta mümkün değil. İki arabanın da dingilleri kırık olunca, olacağı budur. Bizim köyde o yıllarda öküz arabası yapan iki usta vardı. “Arabacı Halbiram” ve “Yeren Ahmet.” Hangi arabacı tamir işini yaptıysa iyi para kazanmıştır.

*

Bizim köylü Turan Memet Dayı, köy meydanında, aynı yerde iki defa traktörün römorkunu devirmiş. Usta şoförmüş. Diyorlar ki, “devirmek isteyin deviremezsiniz. Turan Dayı devirir.”

Birde Turan Dayı, başka bir gün traktörünü gittiği yolun tersine döndürmek istiyor. Kendisin usta gördüğü için, geniş bir alanda dönmeye lüzum görmüyor. Traktörü, cami ile karşısındaki evin duvarı arasında, dönmek isterken doksan derecelik duruma getiriyor. Yolu kapatıyor. Kilitlenip kalıyor traktör, ne ileri ne geri. Turan Dayı, dönemiyor yani. Başka bir traktörle römorkun arkasından sürükleyip çekiyorlar yoldan traktörü.

Ya, görün usta şoförü. Köylerdeki şoförler böyle kilitleme çekerler işte.

*

Usta şoför dedim de aklıma geldi.

Bu memlekette. Çanakkale yöresinde. Yok Marmara Bölgesi’nde. Yok yok, Türkiye’de. Vallahi abartmıyorum, Dünya’nın en iyi traktör sürücüsü bence Yenice’de.

Yenice’nin Semedeli Köyü’nde.

Özür dilerim, Samedeli Köyü’nde.

Adama ödül vermek gerekir. Yenice’de olsam, salçalık biberlerden bir çelenk yapıp adamın boynuna asardım.

Biliyorsunuz, en iyi salçalık kırmızıbiber Yenice’de yetişir. Davutköy, Çınarçık, Samedeli, Gündoğdu, Gümüşler ve birçok köy biber eker. Biberin kilosu, nerdeyse bir liraya yaklaşmış.

Kolay gelsin Yenice.

Samedeli Köyü’nden M Mete, yüklemiş traktöre biberleri. Tarladan çıkarken traktörün tekerini taktırmış meşe köküne. İnat etmiş, illaki meşe kökünü kırıp geçecek. Geçersin bekle, ileri geri derken römorku devirmiş. Düzeltip tekrar yüklemiş. Bu defa inatlaşmadan yola çıkmış. On metre gitmeden, römorku bir daha devirmiş. Yine yüklemiş biberleri. Binmiş traktöre, yine on metre gitmeden bir daha devirmiş. Biberler olmuş talaş, ya da turşu. Adama bak ya? 20 metrelik bir mesafede üç defa traktör devirmiş.

Şimdi bu bir “Dünya Traktör Devirme” rekoru değil de nedir?

Devirme işi yaptıranlar, Samedeli Köyü’nde bu adamı bulun. Anında devirsin her şeyi.

Köy imamına söyleyin, bu adam minarenin yanından geçmesin, minareyi devirir valla.

Traktörün ve biberlerin sahibi R. Mete devirme işini öğrenince, koşup gelmiş. Traktörün birçok yeri darbe almış. Biberler çuvallarda berbat olmuş. Traktörün üç defa devrildiğini öğrenince tepesi iyice atmış.

“20 metrelik bir mesafede üç defa traktör devrilir mi?” diye kovmuş amcaoğlunu, “bir daha benim traktörümün yanına yaklaşma” diye de bağırmış.

Niye kızıyorsun kardeşim?

Böyle bir kaptan bulmuşsun. Öp de tepene koy.

Böyle 20 metrelik bir mesafede, traktörü üç defa deviren birisini bulmuşsun, daha ne istiyorsun?

Biberleri, adam üç defa indir bindir yapmış. Biberlerinin dayanıklılığını test etmiş. Traktörü test etmiş. Daha ne istiyorsun?

Biberler sağlam.

Traktör sağlam. Gerçi traktörün akisleri bozulmuş olabilir, kaportada yamulmuş ama….

Sahi, biberlerin parası akislerin parasını karşılar mı?

Para önemli mi ya?

Rekor önemli.

Antalya’da “altın portakal” ödülü veriyorlar.

Yenice’de bizde, “Altın Biber” ödülü veririz. Olur biter.

Yanında da “Biber salçası”

Ödül olarak ta kocamam kocaman pembe domatesler.

En büyük kaptan, bizim kaptan.

Şaka bir yana.

Çam devirmeyin.

Arabayı devirmek bize yakışmaz.

Devirin römorkları.

Mala gelen, cana gelmesin.

Yirmi metrede, üç defa traktör devirmek unutulmaz. Bizleri güldürür ancak.

Ölen olsaydı, hiç unutulmazdı.

Samedelili arkadaş, geçmiş olsun.

Bak, sen bir rekor sahibisin.

İnşallah rekorunu, kimse elinden almaz.

Dileğim bu.

 

 
Toplam blog
: 420
: 1641
Kayıt tarihi
: 19.12.08
 
 

1957 Çanakkale/Yenice doğumluyum. Öykü ,deneme, şiir yazarım. Yazdığım bir çok şiirin bestesini d..