- Kategori
- Siyaset
Arınç, affedilemez bir hata yaptım, demiş (Nasıl çevirsem?)

Atalarımız, “Hatasız kul olmaz!” demiş.
İnsan, zaman zaman yanılgılara düşer, yanlışlar yapar. Önemli olan, farkına varıldığı zaman, yanlıştan dönmektir. Yanlış, başkalarına zarar vermişse, önce özür dilemek, sonra gereğini yapmak, yanlışın yol açtığı “hasar”ı gidermektir.
Kompozisyon derslerinde, atasözü/ özdeyiş açıklamasını vermekten hep kaçındım, ama şu özdeyişten hiç vazgeçemedim:
“Kabul edilen yanlışlık, kazanılmış bir zaferdir.”
*****
CNN TÜRK’e konuk olan Bülent Arınç, kendine özgü açıklamalar yapmış, “affedilemez hata yapmak”tan dem vurmuş, bir bakıma “örtülü özür” dilemiş.
O “affedilemez hata” nedir?
Fiyakalı adıyla “Şike Yasası”nın veto edilmesi üzerine, milletvekillerine dönük olarak, “Hiçbir temsilci bu kanunun tekrar çıkarılması için gayret göstermeyecektir" demesi...
Arınç, gerçekten “affedilmeze bir hata” mı işlemiştir?
Ortada bir “hata” yoktur; bir görüş bildirme, bunun ötesinde milletvekillerinin iradesi üzerine ipotek koyma vardır. Bunun bir başka adı da, milletvekillerini adamdan saymamadır. Arınç’ın açmazı, Başbakan Erdoğan’ın nasıl bir tavır takınacağını hesaplayamamış olmasıyla ilgilidir.
Hepsi o kadar!
Arınç, şimdi “çark etme” yollarını arıyor:
“Ben cumhurbaşkanının geri gönderme gerekçesini sevinçle karşıladım. Sandım ki vekiller de ‘bunun kapağını bir daha açmayalım’ derler diye düşündüm. Benim şunu bilmem gerekirdi ki her sebeple bir yasama düzenlemesi yapılabilir. Yasama yetkisini kullanırken Meclis bunu dengeleyecek. Benim sevinçle ‘Bir daha Meclis’ten geçmez’ dememeliydim. Neler gördüm, bu Meclis’ten bir daha gelir ve geçeri aklıma getirseydim de o cümleyi kullanmasaydım. O süreçte Başbakan’la bu konuyu hiç konuşmadım."
*****
Arınç, sanırım, bundan böyle, “büyük laf”lar etmez!
Arınç’ın “hata” yapmadığını, güç gösteri yaptığını düşünüyorum. Gel gör ki, Başbakan Erdoğan'ın kesin tavrı üzerine ne yapacağını şaşırdı, açığa düştü. Buna karşın, Başbakan Erdoğan'dan gelen “imzaların arkasında durun!” uyarısını duymazlıktan geldi. Olan olduktan, iş bittikten sonra da, “Nasıl çevirsem?” düşüncesiyle hareket ediyor.
Arınç, “hata” yapmamış, milletvekillerinin iradesine ipotek koyma yolun seçmiş, sanmış ki, Başbakan Erdoğan da kendisi gibi düşünüyor. Erken davranarak, Başbakan Erdoğan'dan bir adım öne geçeceğini sanmış olmalı.
Arınç, asıl hatayı, Meclis için “tekrar çıkarılması için gayret göstermeyecektir.” demekle yapmamış,Başbakan Erdoğan'ın “aynen kabul edilecek” dediğini yasasının görüşmelerine katılmamakla yapmıştır.
Bunun için, söz konusu olmaması gereken de, “hata yaptım”dan giderek “örtülü özür” dilemek yerine, Başbakan Erdoğan'dan onu “dinlememek”ten özür dilemek olmalıdır.
TURGUT ÇELİK/ Mersin