- Kategori
- Dostluk
Arkadaşlık

Uzun kış gecelerinin ayazında sobalı evlerin yanındaki sedirlerde, şömine başında kışın kuru soğunu ve buz gibi havayı birden ısıtan şen sohbetler, ibriklerde kaynayan suyun ve demlenen çayın buharında uzayıp giden bitmek bilmeyen sıcak ve tatlı söyleşiler. Az katıklı çok bataklı okul yollarının dere tepe aşarak adımlanan uzun patikaların yüreği sevgi dolu kardeş çocukları, memleketimin yalın ayaklı, kıpkırmızı elma yanaklı güzel çocukları, çocukluk arkadaşlarım, ilk sevdalarım, kalp atışlarım, çocukluk aşklarım neredesiniz?
Deniz kıyısında dalgaları taşlayıp, çakıl topladığımız dallarında kuşlar gibi uçuştuğumuz ceviz, elma ağaçları, elele güneşi batırıp, kırlarında çiçekler topladığımız doğduğum topraklar, güzel memleketim şiir tadındaki dostluklar neredesiniz?
Gençliğimizin ilk delikanlı çağlarımızın can dostları, arkadaşlar neredesiniz?
Heyecanla yazdığımız sarı mektup zarfları, pembe tebrik kartları neredesiniz?
Babamızın dizinin dibinde televizyonsuz radyosuz pür dikkat hiç kıpırdamadan soluk almadan dinlediğimiz heyecan dolu masallar, fıkralar, dost söyleşileri neredesiniz?
Evet ne yazıkki sizlerde bizler gibi teknolojiye yenik düştünüz. Bizi giderek kuşatan görsel medyanın anlık tüketimine endeksli birer cep telefonu mesajı ya da kısa anlamsız basit selamlaşmalar haline dönüştü öncelikle gündelik hayatımız.
Artık yiyeceklerimiz gibi, çılgınca tüketim çağında iletişimimizde fast food hale geldi. Fast food üretip hızla tüketiyoruz.
Dostluklarımızı, çocukluk anılarımızı, mutlu anlarımızı geride bırakıp terkediyoruz..
Sahi en son ne zaman karşılıksız, işiniz düşmeden bir arkadaşınızı arayıp hal hatır sordunuz? En son hangi dostunuza tanıdığınıza mektup yazdınız?
En son hangi değerli arkadaşınıza, eşinize ya da çocuklarınıza, iyi ki varsın, seni seviyorum dediniz? Ya da demeseniz de ona o sıcaklığınızı samimiyetinizi hissettirdiniz?
Unutmayınki henüz geç değil hadi ne duruyorsunuz açın kalp gözünüzü yayın sevgi dostluk ışıklarını, yaşayın ve yaşatın...
Saygılarımla