- Kategori
- Güncel
Artık herkes haddini bilecek!..
Uludere’deki bu dayak bir kişiye, bir şahsiyete değil, DEVLET’e atılmış bir dayaktır!..
Şırnak İli, Uludere İlçesi Kaymakamı Naif Yavuz, 35 kişinin öldüğü bombalama olayında Gülyazı Köyü’ne taziyeye gittiği sırada, oradakiler tarafından öldüresiye dövüldü…
Kimisi bu saldırılar için; “Bu olay provokatörlerin marifeti” dediler…
Evet; görüntülerden anlaşıldığına göre, bu saldırıları yapanlar köylüler değil, dövüş tekniklerini iyi bilen eğitimli kişilerdi ve Şırnak’tan geldikleri söyleniyordu…
Ama, hayır efendim! Orada sahip çıkılmayıp da tekmelenen, yumruklanan sadece Kaymakam Naif Yavuz değildi! O İlçede mülkî âmir olan, devleti temsil eden biriydi, yani TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ idi!..
Çünkü herkes çok iyi bilir ki; Başkentte Cumhurbaşkanı, İllerde Valiler, İlçelerde Kaymakamlar, devletimizi temsil ederler!..
Çoğu insanımız gibi, ben de bu mağdur Kaymakamı tanımam! Nereli olduğunu bilmem? Tek bildiğim de, onun bir “İnsan” olduğu ve oraya iyi niyetlerle taziyeye gittiğidir!
Bakınız, bu millet çok sabır gösterdi, çok ağır katletmelere, hakaretlere, aşağılamalara ses çıkarmadı, yıllardır ihmal edildikleri ve mağdur gördükleri bu saldırgan insanlar için, saygısından sustu. Ama birileri haddini bilmez halde, ha bire ve hâlâ saldırıyor, hakaret ediyor, devletimizi aşağılıyor!.. Bunun sonu ne zaman gelecek!?
- Diyarbakır Belediye Başkanı çıkıp, sayın Başbakan’a; “Has… tir!” dedi…
- BDP Milletvekili Sebahat Tuncel çıkıp, devletin bir komiserini tokatladı…
- Bir gurup haddini bilmez Devletin Kaymakamı’nı tekmeledi…
- BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş çıktı; “Bu ülke artık bölünmüştür!” dedi…
Bu söze ve eylemlere karşı, artık ne denir? Bu söz, zati birçok kesimin ‘bölücülükle’ suçladığı bu bay ve bayanların itirafı değildir de, ya nedir!?
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan Gülyazı’da dolaşıp, arabasından anons yapıyor ve kendi yöresinden olan Beşir Atalay için; “Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay Gülyazı Köyü’ne gelmesin! Eğer gelirse, biz bunu T.C.’nin en büyük provokasyonu sayarız” dedi…
Adama sorarlar; “Ya siz kimsiniz beyefendi? Siz de bu T.C. devleti bireyi değil misiniz? Siz kimin Meclis’indesiniz ve kimin vergilerinden ballı maaşlarınızı alıyorsunuz?”
Ve siz kimin köyünden, kimi kovuyorsunuz bayım!? Bu devlete karşı yaptıklarınız ve söyledikleriniz canımıza yetti artık!..
Son gördüğümüz olay, bizim gibi tarafsız ve hâlâ insanları sadece “İnsan” oldukları için seven; ırk, din ve dil ayrımı gözetmeksizin saygı gösterenleri bile çileden çıkartmıştır!
Uzun lâfın kısası; artık herkes haddini ve sınırını bilmelidir! Yoksa bu davranışlarınız, taa en baştan size önyargılı davrananları haklı duruma getirir ki, bu da sizler için hiç iyi olmaz…
01 Ocak 2012/ Sakin KOŞAR.