Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

03 Ocak '12

 
Kategori
Mizah
 

Yalanlar Okyanusa döndü !

Siz kimselere aldırmayın, dünyaya ‘ilk yalanlar’ bence şu iki olayla yayılmıştı:

Birinci yalan, insanlar mağara ve ağaç kovuklarında ilk ‘yerleşik düzene’ geçtiklerinde, Kıllı Mustafali adındaki tembel, beceriksiz, şişko, her şeye karşı olan ve asalak ruhlu biri, komşusunun avladığı ceylanı ağaç kovuğundan çalıp yedikten sonra; suçu bir ayının üzerine atmasıyla ilk yalan başladı…

İkinci yalan; esmer ve genç bir kadını yemek için, sarmaşık tuzağıyla ormanda avlayıp, mağarasına getiren Zıpır Coşkun adlı vahşi adam, bu güzel yaratığın ‘yenilmek’ için değil de, ‘sevilmek’ için yaratıldığını anlayıp, mağarasına kapadıktan sonra; bu sefer de komşu mağaradaki Bitli Selim’in avladığı sarışın kadına abayı yakmış, iyi mi?

Komşunun tavuğu, komşuya ‘Kaz’ görünürmüş ya? Bitli Selim avlanmaya gittiğinde, onun sarışın kadınıyla sık sık kaçamak yapmaya başlayan Coşkun, karşı mağarada tam iş üstündeyken esmer karısı tarafından enselenince, karısına şöyle demiş: “Tillahi kötü bir niyetim yoktu kız, hayırlara vesile olsun diye, komşu kadına kocasından beleşe transfer olan bitleri ayıklamaya geliyorum yahu! Sen leziz bir Kekliksin, buysa kemik torbası bir Kanarya; kötü şeyler düşünmesene kız! ” demiş ve dünyanın ikinci yalanı da böyle söylenmiştir.

Ondan sonrası zati hepinizce malûm; günler haftaları, haftalar ayları, aylar yılları kovalamış; artık damlalar halinde söylenen yalanlar sel olup akmış; önce küçüklü büyüklü göller, sonra denizler meydana gelmiş, bugünlerdeki siyasilerimiz sayesinde de, artık bu yalanlar koca bir “Okyanus” halini almıştır…      

TDK Sözlüğü’ne göreYalan: “1- Aldatmak amacıyla bilerek ve gerçeğe aykırı olarak söylenen söz, kıtır. 2- Gerçek olmayan, asılsız, uydurma söz ve davranışlar” demektir.

Yalan; insanlar tarafından uydurulup söylendiği için, hemen hemen insanlık tarihiyle aynı yaştadır! Birçok yasa ve yönetmeliklerde ‘yalan’ suç sayılmış, çeşitli cezalar getirilip - yazılmış olmasına rağmen, insanlar yalan söylemekten bir türlü vazgeçmemişlerdir.

Zati avcılık, hırsızlık, hovardalık, fahişelik, terzilik, despotluk, hanzoluk ve yalancılık, dünyanın en eski meslekleridirler. Bunlar içinde en fazla gelişen, geliştirilen, çağa ayak uydurulan ve çoğalan meslek de, yalancılık mesleğidir!

Bazen öyle ileri gitmişlerdir ki; iyilik yapmak için dahi yalan söylemişler ve bunun adını da “Beyaz Yalan” koymuşlardır. Yahu yalanın beyazı, karası, sarısı mı olurmuş? Eğer söylenen gerçek değilse, işte o yalandır be kardeşim!..

Peki, bendeniz de yalan söylüyor muyum? Bazen mecbur kalıyorum: Sabah evden çıkarken hanım sıralamaya başlıyor; “Akşama et al, maydanoz ile roka al, toruna toka al, kadayıf için şeker, oğlanın arabasına teker, köftelik kıyma ile kızın kazağına sırma al, şunu al, bunu al…”

Akşam eve gelince torbalara bakan bizimki, eli belinde yüzüme bağırınca, erkekliği ayaklar altına alıp da ona; “Param yoktu da alamadım” diyemiyoruz ki! Mecburen; “Kıyma ile sırma tükenmiş, roka ile toka kalmamış, şekerle tekeri unutmuşum” diyorum. E canım bu da yalandan sayılmaz ki! Bu durum, benim gibi tüm ihmal malûlü emeklilerin başındadır, bu bence racondan sayılır…

“Yalan dünya… Yalancı yârim… Kuyruklu yalan… Seni sevmediğim billahi yalan… Kırkyalan… Söylediklerinin % 99’u yalan, biri şüpheli… Yalan bulamadığında doğruyu söyler… Beyaz yalan… Pembe yalan…” gibi söylemler de biz insanlar içindir.

Ne diyor Yunus Emre: “Bilirim seni, yalan dünyasın/ Evliyalar alan dünyasın/ Kaçan kurtulsa, kuş kurtulsaydı/ Şahin kanadını kıran dünyasın…”

Efendim, bugün size ‘Yalan’ konusunda biraz bilgilendirip, faideli olabildiysem, bundan sadece mutluluk duyarım. Siz bugünkü büyüklerimize, hatta atalarımıza bakmayınız ve hiç yalan söylemeyiniz. E madem bunları yazdık, madem bizler farklıyız ve yalana karşıyız, yazımızı da yine bir Yunus Emre şiiri ile bitirelim:

“Kuru iken yaş olduk/ Ayak iken baş olduk/ Kanatlandık kuş olduk/ Uçtuk elhamdülillah…/ Vardığımız İllere/ Şol safalı yerlere/ Baba Taptuk mânâsını/ Saçtık elhamdülillah…”

03 Ocak 2012/ Sakin KOŞAR.  

 
Toplam blog
: 191
: 753
Kayıt tarihi
: 09.08.08
 
 

16/07/1951 Bozüyük / Yatağan / Muğla doğumlu, 1970 Isparta - Gönen mezunu, 1986 Anadolu Üniversit..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara