​ Aşık kadınlar bahane ararlar, adamlar da bundan yararlanırlar!... / Aşk - Evlilik / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mart '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
 

Aşık kadınlar bahane ararlar, adamlar da bundan yararlanırlar!...

Aşık kadınlar bahane ararlar, adamlar da bundan yararlanırlar!...
 

Öyle ya da böyle… Az ya da çok… Aşık kadın kıskanır!

Ama mantık çerçevesindedir, ama paranoya…

Saç teli mi var omzunda?

Neden yanımdayken telefonunu kapatıyorsun?

Son günlerde aklın sanki başka yerlerde, hayrola aşık mı oldun yoksa şu ofise yeni gelen stajyer kıza?

Haa, bunların altında çoğu kere erkeklerin gereksiz kıskançlıkları vardır, onlar hayatı dar ettikçe kadına, kadın da adamdan doğal olarak işkillenmeye başlar: “Hımm… Demek ki, diğer adamlar için böyle düşünüyorsa, kendisi de farklı değildir…”

Çünkü adamların ortak uyarma şekilleri genellikle şudur “ Sen bilmezsin bu erkek milletini… Burada arkadaşça konuşur ama aklından neler neler geçer! “

Penceremi fazla genişletmeyeyim, şimdilik kadın bakış açısında kalayım, bitmez yoksa sabaha kadar bu yazı…

Efendim, kadınlar şımarmayı da severler…

Biraz da ilişkinin agusu gugusudur da bu kıskançlıklar…

Taa ki…

Gerçekten kıskanılacak bir durum ortaya çıkana kadar!

Kadın beyni detaycıdır, detaya iyi çalışır…

Ama… İşte tam da orada savunma mekanizması devreye girer!

Yediremez kendine… Yediremediğinden de göz kapar gerçeğe…

Bir tarafında kuşkuları vardır, bir takım delillere dayanarak, ama aşk bu, ille de gözlerini, kulaklarını kapatacak!...

Detaylar toplanırken hafiften hafiften, savunma mekanizması onları ufacık bir kutuya sıkıştırmaya çalışır…

“Yok canım, yapmaz benim kocam” der…

Bir taraftan içi içini yerken, bir diğer taraftan da gereksiz kıskançlıklarındaki durumunu hatırlamaya çalışır…

Ah bahaneler… Vah bahaneler…

İmdatlarına hemen yetişirler…

Kendi gözünde küçülmesidir aldatılmak kişinin, cinsiyet ayrımı var mıdır bilemem, pek düşünmedim açıkçası bu konuda, belki erkek doğası direkt karşı tarafı suçlayarak çıkıyordur işin içinden…

Kendi gözünde küçülmek istemez kadın, kim bilir toplumsal skalada zaten kaybettiğinden midir, bir…

İki, aşıktır!...

Korkar, kaybetmek istemez…

“Yok canım, yanılıyorum” demeler başlar…

“Canı sıkkın son günlerde, ben de epey üstüne vardım, o nedenledir biraz uzak duruşu” der…

“Aslında… Belki evlenmek istiyor benimle ama reddederim diye korkuyor mu ne, bu yüzden de olabilir kaçışları…”

Kadının konumu, özgüveni doğrultusunda istediğiniz kadar bahaneler vardır…

Ayrılmak istiyorum dese de adam, itiraf etse de sonunda, aşk henüz bitmemişse kadında, yetişin bahaneler!....

Bu durumdan da en çok adamlar yararlanır, hani tam da hangi limana demir atacaklarını belirleyememişlerse…

Ya da limanı bulmuştur da bazı adamlar, arada bir başka koylarda keyif yapmak yaşamsal amacıdır…

Hele hele kadının kaybetmekten korktuğunu anladıysa…

Ahh bahaneler, vah bahaneler!...

Bu yazı şimdilik burada biter, ancak filmin ilk yarısıdır henüz, beyler, bayanlar, peşinen uyarırım…

Gülgün Karaoğlu

Mart,25/08

 
Toplam blog
: 1269
: 1343
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..