​ Aşk ve Cam Kırıkları / Aşk - Evlilik / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
 

Aşk ve Cam Kırıkları

Aşk ve Cam Kırıkları
 

Bazen bir film seyredersiniz, aradan yıllar geçince filmin konusuna dair hiçbir şey kalmaz aklınızda. Ancak; filmde öyle replikler vardır ki, unutmak bir yana, size sürekli o repliği hatırlatan sahneler gelir gözünüzün önüne. Son günlerde yağmur dinmek bilmeden yağmaya başlayınca ve yağmurda koşa koşa evlerine giden adamları görünce Yağmurla Gelen Adam filmi gelir oldu aklıma...

70'li yılların başında seyretmiştim Yağmurla Gelen Adam filmini. Hollywood'un cool aktörlerinden Charles Bronson'un başrolde oynadığı bir filmdi. Filmin konusu - az önce de yazdığım gibi - bende hiç iz bırakmamış nedense. Oysa seyrettiğim filmlerdeki detayları yıllar geçse bile unutmam. Bu filme dair bende iz bırakansa sadece aşka dair replikler olmuş...

Charles Bronson filmde cebinden ara ara cevizler çıkarıp pencerenin camlarına atıyordu. Sonra yere eğilip kırılan cevizi alıyor ve ayıklayıp yiyordu. Başrol oyuncusu kadın (Marlene Jobert) ise bu olaya bir anlam veremeden bakıyordu. Sonunda dayanamayıp sordu Bronson'a; cevizleri neden camlara attığını ve neden camların değil de cevizlerin kırıldığını. Bronson ise şöyle cevapladı kadının sorusunu; Eğer aşık değilsem cevizi cama attığımda cam yerine ceviz kırılır. Yıllardır ceviz içi yiyorum bu yüzden. Birgün cevizi attığımda cam kırılırsa aşık olduğumu anlayacağım...

Filmin sonlarına doğru Bronson gene cama fırlattı cebinden çıkardığı cevizi, bu kez cam kırıldı. Kendisine neden camın değil cevizin kırıldığını soran kadına aşık olmuştu çünkü...

Keşke aşkımızdan ve diğer duygularımızdan emin olabilmek için böylesine kolay bir yöntemimiz olsaydı. Kimi zaman hayranlığı, hoşlanmayı aşkla karıştırır ya insan? Keşke adını koyamadığımız her duygu için cebimizden bir ceviz çıkarıp fırlatabilseydik camlara. Böylece hem kendimiz emin olurduk aşkımızdan, hem de aşık olduğumuz insan görürdü gözleriyle; aşkımızın ispatı olan cam kırıklarını. Düşünsenize neler olurdu o zaman; biz de aşkımızdan şüpheye düşmezdik, sevdiğimiz de. Ve bu işe en çok camcılar sevinirdi kuşkusuz.

Karakış son marifetlerini sergiliyor olsa da baharın eli kulağında. Bahar güneşinin vurduğu yollarda ışıldayan kırık cam parçaları görürsem Yağmurla Gelen Adam filmindeki o unutamadığım replik gelecek gene aklıma, gülümseyeceğim, ispatlanmış bütün aşklara...

Not; Yağmurla Gelen Adam filmi, yazar Sébastien Japrisot’un romanından uyarlanmıştır ve En İyi Yabancı film dalında Altın Küre kazanmıştır.

 
Toplam blog
: 261
: 2212
Kayıt tarihi
: 23.07.07
 
 

1954 Antalya doğumlu ve Antalyalı'yım. Ülkemin ve özellikle bu şehrin sevdalısıyım. Sanatın pek çok ..