​ Aşk yaş dinlemedi. Yeni yıl ateşledi / Yılbaşı / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ocak '09

 
Kategori
Yılbaşı
 

Aşk yaş dinlemedi. Yeni yıl ateşledi

Aşk yaş dinlemedi. Yeni yıl ateşledi
 

Pişşttt. Ayıp oluyor ama...


Aşırı yoğunluk, yorgunluk, aşırı soğuk ve uykusuzluk nedeni ile bu defa kesinlikle dinlenerek geçirmeyi planladığım yılbaşı gecesini yine planladığım gibi geçiremedim ve kendimi haber koordinatörümüz Fatih'in peşinde koştururken buldum. Nasıl mı? Anlatayım.

—Alooo…

—Efendim Fatih

—Otellerden aradılar haber için.

—Eeee..

—Ben yalnız gitmek istemiyorum. Sende gel hadi.

—İyi de Fatih. Biliyorsun dün iki saat uyudum, evvelsi gün iki saat uyudum. Hiç keyfim yok. Çatlayacak kadar da kötü başım ağrıyor. Sen git.

—Ama Aynur Hanım. Ben yalnız gitmek istemiyorum. Sıkılıyorum.

—Neden Fatih.

—Öyle işte…

—İyi de Fatih. Hastayım diyorum. Çok kötüyüm diyorum. Başım ağrıyor diyorum.

—Hadi, hadi. İyileşirsin sen oraya gidince biliyorum.

“Bir taraftan ülkemin ve insanların içinde olduğu atmosfer, bir taraftan yorgunluk" hiç de yeni bir yıla giriyormuş gibi hissetmiyorum kendimi. Ne küçücük bir heyecan, ne heves var eskisi gibi… Diğer taraftan da bir hayli utangaç olduğunu bildiğim Fatih’i yalnız bırakmak istemiyorum. Anca beraber kanca beraber misali…

—Tamam, Fatih dedim. Ama duş almam gerekiyor. En az bir buçuk saat sürer hazırlanmam. Ben hazırlanınca ararım seni.

Fakat kesinlikle “yedi aylık” olduğuna inandığım Fatih; anlar mı bir bayanın hazırlanmasının ne denli uzun sürebileceğinden. Anlamadı tabii ve “biri duşta olmak üzere” dört beş kez aradı.

En son, tam giyindim, hazırlandım yine telefon.

—Aynur Hanım. Ben gidiyorum Bayram’la. Çok geç kaldık.

—Fatih. Uyuz etme şimdi beni. Beni yataktan kaldırdın. O kadar cehennem azabı çektirdin. Hazırlandım. Şimdi de Bayram’ la gideyim diyorsun. Çabuk gel al beni.:))

İşte böylesi bir muharebeden sonra kalkıp gittik davetli olduğumuz otellere. Önce Hemera ardından Teras Otel. Ardından bir iki bar ve Side Ligt Hause disco.

Şunu gördüm ki… Ekonomik kriz bahane eğlenmek şahane…

Ekonomik kriz yalnızca gazetecilere, reklamcılara söküyor yani…:))

Asıl cümbüş ise otele vardığımızda yaşandı. Fatih; henüz 25’ inde olan genç bir arkadaşımız. Konyalı olmasından mütevellit midir nedir:)) bilinmez ama biraz mutaassıp. Otele gidip de Rus Revüsünü görünce boncuk boncuk terledi. Yanakları ise suç işlemiş çocuk gibi al al. Nerdeyse makineyi bırakıp geri kaçacak.:)) Sonradan biraz alıştı da kazasız belasız atlattık geceyi. Sonraki gün baktım kısa bir haber yazıp geçmiş gazetemizin veb sayfasına. Atmış atmasına da… Nerdeyse… Ayıp kız ört üstünü diyecek kadar usturuplu bir resim. Nerden buldu, ne zaman çektiyse artık.

Fatih’ le ilgili son satırlar işin şakası tabii. Yılbaşı esprisi olsun diye biraz abratılmışı. Yoksa nasıl hayat bulurdu onca kare…

İşte o akşamdan ve Fatih’ in objektifinden gecenin akışı.

 
Toplam blog
: 669
: 1503
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..