- Kategori
- Aşk - Evlilik
Aşkın nankör olabilir ama…

Ne kadar bencil bir duygudur aşk. Sen ne kadar versen de hiç doymaz o.
Sen çıkarsızca beklersin, amaçlarını ertelersin, sadece aşkın kölesi olmaya karar verirsin ama işte yine gözünü doyuramazsın aşkın. Fazla bencildir çünkü.
Hani denir ya hep; aşk çıkarsız sevmektir, aşk karşındakinin her hatasını sineye çekmektir, aşk olmazı olur hale getirmektir, aşk acı çekerken zevk aldığını hissetmektir vs. vs…
İşte her insanoğlunun kendince bir tanımlaması vardır aşk denen duyguyu…
Aşkın gözünün kör olduğunu görmeye başladım bende bu aralar, bencilliğini iyice anlatmaya başladı bana, sanki doyumsuz olan bu his gözümün içine baka baka kalbimin tam ortasına saplıyor hançerini…
Hiç bu yüzünü görmemiştin ben aşkın. Evet benimde kendimce iyi kötü aşk tanımlarım vardı zihnimde, bazen bana da acı vermişti, ama hiç bu kadar nankör davranmamıştı bana. Kendi çıkarları için hiç harcamamıştı benim benliğimi, hiç heba etmemişti benim emeklerimi…
Aşkı yaşıyor olmak bana ne öğretti ki sanki???
Ne anlatmaya çalışıyor hayat bana?
‘’Gel vazgeç artık, bu aşk denen meret sen ne versen alacak ve sana kaybettiğin umutlarını bırakacak. Birde üzerine çektiğin açın kar kalacak, hatta bu çektiğin acı da kaybettiğin umutlarının yanında solda sıfır kalacak…’’
Acaba hayat bana geleceğe dair ip uçlarını veriyor da ben mi almak istemiyorum ??
Evet bana aşkın gözünün kör olduğunu göstermeye çalışıyor, artık bunu öğrenmeye başladım sayılır bile.
Ama gene de aşka olan bu ısrar nerden geliyor???
Yoksa gözü kör olan aşk değil de ben miyim???
Bana kattıkları saplantı olmaya başladı da ben mi aşkın iyi yüzünü de kötü yüzünü de yaşamama rağmen nankörlük ediyorum ve hatta bencillik edipte onu yaşamımın dışında bırakmıyorum…
Yoksa ben aşkı bahane edip hayata mı nankörlük ediyorum???