- Kategori
- İzmir
Aşkla yaşanan kent İzmir

İzmir’i yazarken atacağım başlığı çok düşündüm. Aşkın kenti, aşkla yaşanan kent, aşkın ve yaşamın kenti, fakat hiçbir başlık aşksız değildi. Yıllar önce bir dostum “İzmir’de hiç çirkin kadın yoktur, sanki tüm güzel kadınlar bu kente yaşar” demişti ve o yıllarda hep güzel kadınların yaşadığı bir kent olarak hafızamda kaldı. Sanırım aşkı en çok da bundan dolayı yakıştırdım bu kente. İlk gelişim üzerinde yaklaşık 20 yıl geçti ve her gelişimde hala ilk gelişim kadar heyecan duyarım bu kente. Bir o kadar da severim hatta daha fazla vurulurum bu şehre. Yani hayalimdeki yaşanacak kenttir İzmir. Hayat burada tutku ile yaşanır. Aşk ve tutku ile yaşanan İnsanı alıp götüren bir şehir. Tüm dertlerinden ve sıkıntılarından uzaklaşabildiğin. Oldukça medeni ve kültürlü bir halkı sosyal uçurumları diğer kentlere göre daha az olan bu şehirde diğer metropollere göre suç oranlarıda daha az. Bu nedenle çok fazla bir güvenlik endişesi taşımadan gezilebilecek metropollerin başından gelir.
Kente manisa tarafından girişi en çok severim, ormanlık alanda yaz aylarında yol boyunca yakılan mangalların kömür ve et kokusunu içime çekerek girmek hoşuma gider. Ormanlık alanda kıvrımlı olan yoldur aklımı başımdan alan, sonra kente girer diğer tüm kentler gibi bir biçimsiz yapılaşma karşılar insanı, ama yinede keyfimi bozmaya ve bu şehri sevmeme engel olamazlar. Körfez insanın aklını başından alan ve muhteşem gündoğumu ve günbatımlarında yaşanan, akşamları sahilde çimlerin üzerinde çitftlerin keyifli muhabetleri alır götürür insanı gençliğine. En rahat kenttir bu anlamda ve kadınların tacize uğramadan sokakta rahat gezebildikleri uygar bir kent. Müzikli eğlence mekanları deniz kıyısında keyifli saatlerin habercisi tüm gece boyunca. Alsancak kentin zenginliğini gösteren cafcaflı bir yer, konak hayatın döndüğü eğlence mekanı, hatay, balçova, sakin yaşamların izmiri. Karşıyaka asla vazgeçilmez semti. Teleferikle çıkılan ve muhteşem manzaralı teleferik tesisleri ve kaplıcalar Balçova da. Diğer ilçelerde ise onlarca kaplıca bulunmakta, tire, çeşme. Bayındır, menemen, dikili de. İzmir Kuş Cenneti , İnciraltı Gençlik Merkezi, Karagöl, Tanay, Çınarlı, Çiçekli ve daha nice ören yerleri gezilmeye değer. Saat kulesi ve asansör yine ilginç görülmeye değer yerlerdir. Kadifekale, agora, kemeraltı çarşesı, ST. Polycarp kilisesi, BET - ISRAEL Sinagogu, tantatlos , tepekule höyüğü, kızılçullu su kemerleri, kızlarağası hanı, hükümet konağı ve dönertaş sebili görülmeden geçilmeyecek yerlerdir.
Yeniden düzenlenmiş sahil şeride gerçekten izmire soluk aldırmış. Ve saatlerinizi sahilde keyfinizce geçirebilirsiniz.
Bunun dışında her biri ayrı yazı konusu olacak, foça, efes, kuşadası, dikili. . .
İzmir’in en az 5000 yıllık bir tarihe sahip bir kent. Homeros, Anaxagoras, Xenophanes, Heraklit, Galen, St. John, Kleopatra ve Antonious, Dario Moreno gibi ünlüler izmir ve ilçelerinde yaşamış veya konaklamışlardır.
İncil’de bahsedilen, “Yedi Kilise”den üçü izmir’dedir. Dünyanın Yedi Harikasından biri olan Artemis Tapınağı’nın Selçuk’ta, Meryemana için yapılan ilk kilise Efes’tedir ve Parşömen kağıdı Bergama’da keşfedilmiştir. Bademler köyü, Türkiye’de tiyatroya sahip ilk ve tek köydür.
Bu kadar uzun bir tarihi, tadına doyulmaz tarihi eser ve doğası denizi ve yaşamı ile izmir hem gezilecek hemde yaşanacak kenttir. Aşka ve yaşama tutkulu olanların yaşayacağı bir kent.
Görmeden dönmeyin: efes harabeleri, saat kulesi, kuş cenneti, kemeraltı çarşısı.
Yemeden dönmeyin: sütlü dilbalığı ve diğer deniz ürünlerinden yapılan yemekler, akıtma, fırında kabak, boyoz, izmir lokması.
Fotoğraflar için değerli dostum doğa’ya teşekkürler.