Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ALİ GALİP AKYILDIRIM

http://blog.milliyet.com.tr/aligalip

05 Aralık '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
684
 

Aslanı yenmek için aslan gibi olmak gerekmez!

Aslanı yenmek için aslan gibi olmak gerekmez!
 

Oysaki o masum insanlar mücadele ederken zalimin yüzüne bakmazlar. Zalimi yenmek içi sadece yüreklerine bakarlar.


Kendisini Zapatista Kurtuluş Ordus'nun sözcüsü olarak dünyaya tanıtan Subcomandante Insurgente Marcos“Aslan dik bakarak öldürür,” der.

Bunu derken, gözden ve güçten çok karşısındakinin yarattığı şaşkınlığı işaret eder.

Aslında, aslanın karşısında kaybeden küçük bir hayvanın kaybetme sebebinin, aslanın gücünden çok karşısında duranda yarattığı şaşkınlığı anlatır bize.

Birazdan ölecek olan zavallı küçük hayvan öylece bakakalır.

Artık kendini görmez, aslanın gördüğünü görür, onun gözündeki küçük ve güçsüz yansımasını.

Soğuk gecede tenimize suyun dokunduğu zaman olduğu gibi hissizleşir kemikleri. Sonra da teslim olur, bırakır kendini. İşte aslan böyle öldürür. “Bakarak.”

Ama aslanın tuzağına düşmeyen köstebek vardır bir de:

İşte, Subcomandante Insurgente Marcos’un Zapatista hikâyesi burada başlıyor.

Gücün karşısında nasıl durulması gerektiğini anlatır bizlere öyküsünde.

 “Köstebek kör olmuş çünkü dışarı bakmak yerine içeriye, kendi yüreğinin içine bakmaya başlamış.

Kendi yüreğinin içine bakar ve güçlü ya da güçsüz, büyük ya da küçük olmakla ilgilenmezmiş.

Çünkü yürek yürektir ve eşya ya da hayvanlar gibi ölçülemez.

İçeriye bakmak yalnızca tanrılara özgü olduğundan, tanrılar köstebeği cezalandırmışlar ve bundan sonra dışarıya bakmasını engelleyerek, hayatının geri kalanını yeraltında sürdürmeye mahkûm etmişler.

Köstebek bunu hiç umursamamış ve kendi içine bakmaya devam etmiş.

Aslan onu yakalarsa, küçük pençeleriyle karşılık verir köstebek,

Küçüktür pençeleri ama kanatır, acıtır.

Aslana teslim olmaz, çünkü aslanın onda gördüğünü görmez,” kördür.”

Belki de dünyayı görebilmeye böyle körlük gerekir.

Günlük hayatta da ilişki içinde olduğumuz değişik kişiler vardır.

Kimisiyle ticari ilişki, kimisiyle birlikte çalışma, kimisiyle sadece selamlaşıp geçme veya ayaküstü bir konuşma şeklinde sürer bu ilişkilerimiz.

Dost bilirsin, güvenirsin sonra yanılırsın.

Seni yok etmek isteyenler bunlar arasından çıkar. Zaman içerisinde çıkarları doğrultusunda güçlenmeye çalışırlar.

Daha önceden hazırladıkları yok etme planlarını uygulamak için uygun anı beklerler. Tıpkı vahşi doğada avlanmak için bekleyen et yiyiciler gibi. Ama arada bir fark vardır “et yiyiciler” haram yemezler sadece ihtiyaçları için avlanırlar.

Bu tür insanlar kendilerini güçlü gördüklerinden istedikleri her şeyi yapabileceklerine inanırlar. Oysaki av olarak gördükleri ve küçümsedikleri insanlarda da farklı bir yetenek olduğunu ve planlarının yüzlerine gözlerine bulaşacağını hesaba katmazlar.

Tıpkı köstebeği yemek isteyen aslan gibi.

Oysa ki o masum insanlar mücadele ederken zalimin yüzüne bakmazlar.

Zalimi yenmek içi sadece yüreklerine bakarlar.

Güçlerini yüreklerinden alır ve karşıdakinin planlarını alt üst edebilir.

Çünkü gücünü kendisinden almaktadır.

Aslanlar veya sırtlanlar gibi sürü psikolojisinden değil.

 

Yeni bir yazıda buluşmak dileği ile…

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 367
Kayıt tarihi
: 28.07.14
 
 

1959'da doğdu. Sınıf Öğretmenliği okudu.1979'da Öğretmenlik görevine başladı. Hayatın; okumak, ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster