​ Aslında neler oluyor ya da game over veya diyalogdan müzakereye... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '10

 
Kategori
Siyaset
 

Aslında neler oluyor ya da game over veya diyalogdan müzakereye...

Aslında neler oluyor ya da game over veya diyalogdan müzakereye...
 

Türkiye’de siyaset değerlendirilirken her an kartlar yeniden dağıtılır öngörüsü ne kadar da gerçekçi. Kısa zaman diliminde Taksim’de toplumsal barışa henüz kim tarafından yapıldığı bilinmeyen bir bombalı saldırı ve hemen ertesinde PKK’dan eylemi reddeden açıklama ve de genel seçimlere kadar eylemsizlik kararı topluma rahat bir nefes aldırdı.

Hükümet, Öcalan ile diyalogdan müzakereye…

Medyaya düşen haberlere göre Öcalan kendi el yazısı ile örgüte eylemsizlik kararını devlet aracılığıyla iletiyor.(02Kasım 2010 Tarihli Milliyet) Yine Kürt siyasetçileri silahların dönemi kapanmıştır mealli açıklamalar yapıyorlar. Tüm bu gelişmeler Türkiye açısından akan kanın durması için olumlu gelişmeler.

Son otuz yıldır Türkiye’ye pranga olan şiddet sürecinde binlerce yoksul halk çocuklarının canları ile ödediği travmalarla dolu, kan ve gözyaşının ortak aklı yok ettiği bir tünelden geçtik/geçiyoruz.

Toplumun en küçük birimi aile için bile geçerli olan genel bir kural vardır. Siz içinizdeki sorunlarınızı çözmemekte direnirseniz, giderek kangrenleşen problemlerinize komşuların -iyi niyetli ya da ard niyetli olduğunun farkına varmazsınız- müdahale etmesine uygun ortam yaratırsınız. Artık süreç sizin kontrolünüzden çıkar. Türkiye yıllardır bunun sonuçlarını yaşıyor.

Dünya düzeninde ülkeler arasındaki ilişkilerde siyasi/ekonomik çıkar ekseninde gelişir. Türkiye için ne şanstır ki bugün dünya düzeninde yer aldığımız ittifaklar konjöktür gereği Türkiye’ye egemen olan şiddet sarmalının bitmesini kendi siyasi/ekonomik çıkarları açısından gerekli görüyorlar.

Özellikle Irak işgali ve sonrasında ortaya çıkan yapboza göre Kuzey Irak’ta oluşturulan Kürt bölgesini/yapıyı ABD Türkiye’nin korumasına bırakmak istiyor. Onun için PKK’yı uluslar arası alanda sıkıştırarak barışa mecbur ediyor. Şiddetin çıkar yol olmadığını artık PKK’da dillendiriyor. Medyada yer alan röportajlar salt bu iklimden egemenlerin çıkarına bir tablo oluşturmak için var güçleriyle çaba gösteriyorlar.

AKP çok şanslı…

Barış eğer ki gerçekleşirse/yol kazsı olmazsa süreç AKP iktidarının elini daha da güçlendirecek. Ortaya çıkan tabloda liberal ekonominin yani küresel emperyalist politikaların ödünsüz uygulayıcısı/serbest piyasacı AKP iktidarı bir bakıma içerde muktedir olmanın zor koşullarıyla mücadele ederken aldığı uluslar arası destek adeta hayat öpücüğü olacak.

Artık “PKK ile müzakere süreci olarak” Öcalan tarafından altı çizilen süreç yerel/ulusal/uluslar arası durumun oluşturduğu siyasi atmosfer/iklim ile Türkiye toplumunun sindirebilme/kabullenebilme /hazmetme kapasitesine göre yol almaya devam edecek.

Aslında tablo açık.

Bu sayfalarda dillendirdiğim 2007 yılında “darbeci Kenan Evren’e bile ‘Türkiye Ankara’dan yönetilemiyor’u” söyleten irade Kürt politikacıların dile getirdiği “özerklik” yolunda kazanımları ile yol alacak.

Kaset operasyonu iktidara ders vermek içindi…

Egemenler/küresel emperyalistler için ülkelerin nasıl yönetildiğinden çok nasıl sömürebilecekleridir. Onlar için dünya küresel bir pazar, ülkelerde iktidarları elinde bulunduranlar aracılığıyla kârlarını katlayacakları/sermayelerinin önündeki engelleri ortadan kaldıracakları araçtır. Ve Türkiye ortaya çıkan tabloya göre kendi kaderine terk edilemeyecek kadar da değerli…

Tabi bu arada Türkiye’de gerçekten köklü politika değişiklikleri gerçekleşirken ana muhalefet partisinin durumu da üzerinde durmaya değer. Malum bir kaset operasyonu ile CHP’nin lideri değişti ve toplumda alternatif umutlar yeşermeye olanak yaratıldı. Yani sanki görünmez bir el siyasi tabloya müdahale etti. Özellikle AKP iktidarına ve liderine “Ayağını denk al, seni alaşağı edebilecek güce ve iradeye sahibim” dedi gibi. Kısaca kartları yeniden dağıtabileceğini gösterdi.

Baykal’a Başsavcı mesajı: Game over!

Ve ne ilginçtir ki dün akçam CHP’nin oyun dışı kalmış eski lideri Baykal’ı izledikçe en kestirme şekliyle içim daraldı. Özetle Baykal kem küm ederek “eğer kurultay olursa ve de delegeler isterse yeniden adayım” diyordu. Ben aynen böyle algıladım. Elimde kumanda dilime gem vurmadan söylenip(!)televizyonu kapattım…

AKP sözcülerinin CHP içindeki çok sesliliğe “kakafoni” dediği bir ortamda eski lider televizyonda tersini söyleyerek kariyer hesapları yapıyor.

Yuh olsun bu hırsa…

Kılıçdaroğlu’nun birikimi, liderliği vs. tartışılır ama yürekten konuştuğu tartışılmaz. CHP içinde Sav kelepçesinden kurtulabilirse ülkenin siyasi fotoğrafını değiştireceğine dair umutlar taşıyorum. Samimi.

Ve bu gün Başsavcının “Tüzük Kurultayına gerek yok! ” Baykal’a ‘Game over/oyun bitti mesajı’nı duyunca inanın rahatladım. Kılçdaroğlu CHP’de istediği değişiklikleri gerçekleştirebilirse bu yazıya konu olan siyasi tabloya/kurguya müdahil olabilir yoksa geçmiş olsun...

Ve umarım Kılıçdaroğlu CHP’yi gerçekten daha demokratik, toplum kesimleri tarafından umut olabilecek gerçekten sol politikalara, ivmeye kavuşturur. Yoksa toplumun yoksulları/ezilenleri/dışlananları/sendikasızlaştırılanları/ kısaca ötekileştirilenleri kürsel emperyalist politikaların/piyasa düzeninin kurbanı olmaya devam ederler.AKP iktidarı baki kalır...

 
Toplam blog
: 1114
: 827
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..