- Kategori
- Siyaset
At izi it izine karıştı

Alman Papaz Martin’in hikayesini, çoğumuz biliriz.
Dünyayı sarsan ekonomik krizi de kullanarak 1933 yılında iktidara gelen Hitler faşizmi Almanya’yı kasıp kavuruyor. Ne kadar devrimci, vatansever varsa apar topar yakalanıp toplama kamplarına dolduruluyor.
Papaz Martin Niemöller, yaşananlar karşısında günlüğüne şunları yazar:
Önce Sosyalistleri topladılar,
Sesimi çıkarmadım.
Çünkü ben sosyalist değildim.
Sonra sendikacıları topladılar,
Sesimi çıkarmadım.
Çünkü sendikacı değildim.
Sonra Yahudileri topladılar,
Sesimi çıkarmadım.
Çünkü ben Yahudi değildim.
Sonra beni almaya geldiler,
Benim için sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.
Yaklaşık bir buçuk yıl önce, Ümraniye’de bir gecekonduda bulunan el bombalarıyla başlayan ve dalga dalga devam eden (daha da edeceği anlaşılan) bir Ergenekon fırtınası estiriliyor. At izi it izine karıştı. Polisinden generaline, gazetecisinden üniversite hocasına, avukatından savcısına kadar yüzlerce insan sorgulandı veya gözaltına alındı.
Yeni yılın ilk dalgası olarak da bu sabah itibariyle, aralarında Prof. Yalçın Küçük, Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, YÖK eski Başkanı Prof. Kemal Gürüz’ün yanı sıra emekli generaller, polis amirleri de olan 30’un üzerinde gözaltı gerçekleştirildi.
Farklı görüşlere mensup o kadar çok kişi gözaltına alınıp sorgulandı ki, “nedir bunların arasındaki ortak nokta”nın yanıtı bulunmaz oldu. Yan yana gelip tokalaşması bile mümkün olmayan, (tek ortak özellikleri belki de sadece AKP’ye yandaş olmamaları) insanları aynı ‘örgüt’ çatısı altında topladılar.
Biz de olan biteni, izlemekle yetiniyoruz.
Tıpkı Alman Papaz Martin Niemöller gibi.