- Kategori
- Siyaset
Atanan (yediemin) Genel Başkan, yazık!

Bay kurtarıcılar
Emirle Genel Başkan olmanın dayanılmaz hafifliği yaşamaktır sanırım Hikmet Çetinin durumu!
“Tanrı, ol dedi yeryüzü oldu” (Tevrat, Yaratılış) Mustafa Sarıgül “Ol” dedi Hikmeti kendinden menkul Çetin TDH genel başkanı oldu. Rahşan Hanım “Ol” dedi Cevizoğlu DSHP genel başkanı oldu. Gerçi Cevizoğlu ol deyince olunmadığını çabuk anladı ya! Aman Tanrım, senin bazı kullarında ne büyük muktedirlik var ki! “Ol” diyorlar, birileride emredersin asıl genelbaşkanım diyerek o partinin genel başkanı oluyor. Muktedirler, aynı zamanda da demokrattırlar. Hatta sosyal demokrat, biraz sıkıştırsanız kendilerinin sosyalist olduğunu bile iddia ederler. Bu zat-i muhteremler, halk adına “ol” diyorlar, demokrasi adına “ol” diyorlar, parti tabanı adına “ol” diyorlar, demokratlık adına “ol” diyorlar. Çünkü Onlar herkes adına düşünür ve karar verirler. Bu muhteremlerden new muhterem, İzmir' de partileşmenin ilk işaretini vermek için miting yapıyor; Partinin sözde, genel başkanı yok. Sarıgül bir sürpriz yapıyor ve ağabeyimiz genel başkanımız diyerek Hikmet Çetin’i kürsüye çağırıyor. Yani, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Hikmet Çetini TDH ne genel başkan olarak atıyor. Bu gün atanarak genelbaşkan olan, yarın aynı zat tarafından sokağa atılmayacağının garantisi var mı. O zamanda atanmış mı olacak, yoksa atılmışmı? Bu durum halkla alay etmektir, Demokrasiyle dalga geçmektir, sosyal demokrasiye hakaret etmektir. Geçmişinde onca güzellikler olan (Atatürk’ün Partisi CHP genel başkanlığı gibi onurlu görev yapmış) Hikmet Çetin Şaşırmış bir şekilde bir ilç belediye başkanının emrini yerine getiriyor. Kendi partisi içinde mücadele etmek yerine birilerinin terkisinde (Arkasında), bu birileri de kim ola ki; Tek siyasi yeteneği, demagoji olan ve bütün politikası kendi reklamı üzerine kurulmuş, İstanbul’un İ.Melih Gökçek’ i olan Mustafa Sarıgül. Sadece Çetin mi? Mehmet Moğoltay, Onur Kumbaracıbaşı gibi geçmişte önemli görevler yapmış zatlar. Türkiye de değişim böylemi olacak, demokratik mücadeleyi bunlar mı verecek. Bunların demokratik fikirleri olsaydı, şimdi bir kişinin peşine takılıp, siyasi harakiri olacak, absurd bir hareketin içinde olmazlardı. Cevizoğlu onurlu bir hareket yaparak vesayet altından kurtuldu. Darısı Hikmet Çetine. Yoksa yazık edecekler, kendilerine de sosyal demokrasiye de
Delikanlı