Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

25 Aralık '06

 
Kategori
Haber
 

Atatürk bir 20 yıl daha yaşayabilseydi.

Atatürk bir 20 yıl daha yaşayabilseydi.
 

Onu tanımadan, onun döneminde bulunmadan, onunla konuşmadan, birlikte yaşamadan bir insan ancak bu kadar sevilir. Atatürk’ü kaybedişimizin 68. yılında, hala pek çok insan gibi onu özleyerek hayatımı sürdürüyorum. Okullarda öğrendiğimiz Atatürk ve şimdi bir yetişkin olarak özümsediğimiz Uluönder, Milli Mücadele ve sonrasında yaptıkları ile ne kadar haklı olduğunu gösterdi. Hala dünya, böyle büyük bir liderin varlığını konuşuyor. Kendi bağımsızlık savaşlarında örnek gösteriyor.

Bir lider ki hayatta türlü zorluklar yaşayarak kendisini yetiştirmiş ve vatanı için canını hiçe saymıştır. Onun hakkında her geçen gün yeni şeyler öğrenmek ve gurur duymak çok güzel. Bugün ikibinli yıllarda onun ışığının gücü bize yol göstermektedir. Doğruyu yanlışı bu kadar iyi analiz ederek, bu kadar doğru ve yerinde somut kararlar almış bir devlet adamı daha olduğunu düşünmüyorum.

Yazımın özü; Atatürk’ün bir 20 yıl daha sağlıklı olarak yaşamış olması halinde; bu ülkenin şuan hangi noktada olacağı yönündedir. Bu cümleyi duyduğunda bir çok insanın iç çekerek “ah ahh” ya da “keşke” dediğini duyar gibiyim. Ya da “iyiler çok yaşamaz” gibi cümleleri...

Kurtuluş Savaşı sonrasında cephede savaşmış bir başarılı asker kimliği yanında aynı zamanda türlü entrikalarla savaşan bir siyasetçi kimliği ile gördük Uluönderi. Gerçekten daha büyük bir savaşı belkide o zaman verdi. Düşünüyorum da halka düşüncelerini ne kadar zor aktarabilmiştir. Bugünlerde kulandığımız; TV, İnternet..vb. teknolojileri olmadan, gazete, radyo ve el ilanları aracılığı ile halkına seslenebilmiştir. Halkın büyük bir kısmı fakirlik ve cahillik içindedir. Okuma yazması olan kaç milyon insan vardır. Gazete alıp okuyabilen kaç kişi vardır. Ve tüm bunlar için ne kadar çok sabretmiş ve inanmıştır.

Asıl bakış açısı bir devlet adamının milletine ne kadar faydalı olduğu ve zaman içinde faydalı neler yaptığıdır. Yani hizmeti kadar konuşulur. Belkide bu sebeple de Atatürk hiç dillerden düşmüyor. Bu konuda bakın Atatürk ne diyor.

"Millete efendilik yoktur. Ona hizmet etmek vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur. – M.K. ATATÜRK"

Türk Gençliği, Atasına verdiği sözle onun bıraktığı yerden bayrağı devralmıştır. Ve sonsuza kadar bu bayrak elden ele taşınacaktır. Onun demokratik, laik, adil ve diğer tüm düşüncelerini sonsuza kadar yaşatacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

"Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Benim sizden istediğim şey, yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman da, durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. – M. K. ATATÜRK"

Atatürk halkı ile kucaklaşmayı hep bilmiştir. Öncede, sonrada bakın bu konuda neler söylemiş, samimiyeti ne düzeydeymiş okuyalım.

"Ben düşündüklerimi, sevdiklerime olduğu gibi söylerim. Aynı zamanda lüzumlu olmayan bir sözü kalbimde taşımak iktidarında olmayan bir adamım. Çünkü ben bir halk adamıyım. Ben düşündüklerimi daima halkın huzurunda söylemeliyim. Yanlışım varsa, halk beni tekzip eder. Fakat şimdiye kadar bu açık konuşmada halkın beni tekzip ettiğini görmedim. – M. K. ATATÜRK"

"Ben toprak büyütme meraklısı değilim. Barış bozma alışkanlığım yoktur. Ancak sözleşmeye dayanan hakkimizin isteyicisiyim. Onu almazsam edemem. Büyük meclisin kürsüsünden milletime söz verdim. Hatay'ı alacağım. Milletim benim dediğime inanır. Sözümü yerine getirmezsem milletimin huzuruna çıkamam. Yerimde kalamam. Ben şimdiye kadar yenilmedim, Yenilmem. Yenilirsem bir dakika yaşayamam - Mustafa Kemal ATATÜRK"

Bir asker kimliği altında, ne kadar çok özellik barındırmıştır; yeri geldiğinde bir siyaset adamı, bir sosyolog, bir bilim adamı, bir finanscı, bir öğretmen ve daha bir çok nitelik üstlenmiştir. Sizlerde düşünün daha neler bulacak, neler ekleyeceksiniz.

Öncelikle halkını dinlemeyi bilmiştir. Köylüsüne efendi demiş, Türk kadınlarına insan olduklarını hatırlatmış, cahiline dahi sahip çıkmış ve saygı duymuştur.

Atatürk’ü hep bir tarafta gördük, bir duruşu vardı, yıllar boyu o duruş bakış açısı hep aynı kalmıştır. Hiç değişmemiştir. Bugün dahi Onun en güzel eserlerinden Nutuk okunduğunda bu çok daha iyi anlaşılmaktadır.

"Büyüklük odur ki kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın. Memleket için gerçek ülkü ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, seni yoldan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen burada direneceksin. Önünde sonsuz engeller yığılacaktır. Kendini büyük değil, küçük, araçsız hiç telakki edecek, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri asacak, ondan sonra sana büyüksün derlerse bunu diyenlere güleceksin. – M. K. ATATÜRK "

"Ben diktatör değilim. Benim kuvvetim olduğunu söylüyorlar. Evet bu doğrudur. Benim isteyip de yapamayacağım bir şey yoktur. Çünkü ben zoraki ve insafsızca hareket etmesini bilmem. Ben kalpleri kırarak değil kazanarak hükmetmek isterim. – M.K. ATATÜRK "

Ali gider, Mehmet gelir, bu ülke Mustafa Kemaller sayesinde ayaktadır ve ayakta kalacaktır. Geçmişte olduğu gibi ve gelecektede Atatürk’ü anlamış Türk Halkı her daim bulunacaktır. Çocuklarımıza geçmişi anlatmak zorundayız. Ama önce bizler o günleri ve bugünleri okumalı ve anlamalıyız.

Atatürk öldüğünde sevinenlere inat bizler onu daima yaşatacağız. Yüce Türk Milleti tüm toprakları ile Dünyada yerini almaya devam edecek ve bu aziz Vatanın bir karış toprağını ona buna parçalatmayacaktır. Bizler bunun için and içen dedelerimiz gibi kanımızın son damlasına kadar bu ülkeyi layık olduğu şekilde dimdik ayakta tutacağız.

"Beni görmek demek ille de yüzümü görmek değildir.

Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız bu yeter.

Mustafa Kemal ATATÜRK "

 
Toplam blog
: 17
: 2332
Kayıt tarihi
: 21.12.06
 
 

"İlk- Orta- Lise ve Üniversite yıllarım Anadolu da geçti. Sonra iş hayatı; mağazacılık, inşaatcılık ..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara