- Kategori
- Şiir
Ateş böceği
Aydınlık ev ışık dolu odalar,
Rengarenk ev en parlak eşyalar…
Bir ses tanıdığım, bildiğim, sıcak…
Bir ses uzaklaşan, çağırdıkça kaçan…
Yorgun bakan gözler,
İnançsız tutuk sözler…
Beynimde tekrarlanan sonsuzluk fısıltıları,
Dudaklardan dökülen büyük harfler…
Geçecek deme sakın, biliyorum tabi ki geçecek…
Peki ya ateş böcekleri ve koynuna sokulup uyuduğum soğuk geceler…
Görüyorum sığ hayatlar,
Kahramanım olmaya çalışan kötü figüranlar,
Zihnimde her gün bir başkasını tasarladığım varoluşlar…
Dolapta kalmaya mahkum giysiler gibi önemini yitirmiş hayaller…
Işıkları söndürdüğün günler,
Taşımaya çalıştığım o ağır yükler,
Ve senin dağıttıklarını toplamaya çalıştığım o yalnız geceler…
Aydınlık ev ışık dolu odalar,
Rengarenk ev en parlak eşyalar…