Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Nisan '14

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
256
 

Ateş Savaşları ve Tanrı

Ateş Savaşları ve Tanrı
 

Milliyet Foto Galeri


“Medeniyet ilerledikçe insanlık kötüleşiyor.” (J.J Rousseau)

Özellikle Ayı ve Tibet’te Yedi Yıl gibi filmleriyle ülkemizde ün kazanmış olan  Fransız yönetmen Jean-Jacques Annaud’nun Ateş Savaşları adlı filmini yıllar sonra bir kez daha izledim.

Yönetmenin, film setine getirdiği uzmanlara; yani, tarihçilere, antropologlara ve arkeologlara bire bir danışarak çektiği bu Oscar ödüllü başyapıtta, tarihöncesi çağlarda yaşayan atalarımızın; yaşam mücadelesinden çok, ölüm kalım savaşını andıran trajik hayatlar konu edilmiş.

Çok sarsıcı bir gerçekliğin gayet inandırıcı bir dille işlendiği bu filmin karşısında, içgüdüsel itkilerinin etkisine kapılmış olan seyirci, o hayatın içinde kendisine hemen bir yer buluveriyor.

Henüz ateş yakmayı bilmedikleri için, muhtemelen doğal yollardan çıkmış bir yangının artığı olan bir ateşle yetinmek ve onu hayatları pahasına korumak zorunda olan bir kabilenin hikâyesi anlatılıyor filmde.

Aynı coğrafyada yaşadıkları halde hem aklen, hem de bedenen, evrim sürecinin değişik evrelerinde bulunan bu insanların, konuşmayı bilmedikleri için çıkardıkları canhıraş seslerle aralarında yaptıkları savaşlardan insan etkilenmeden edemiyor.

Her iki taraf da, o kadar çaresiz ve kaderlerine o kadar zorunlular ki, insanın bu savaşları meşru göresi geliyordu.

Kelimenin tam anlamıyla, kültürün, tarihin ve zamanın henüz başlamadığı anlarda, çığlık çığlığa yaşayan bu insanlar; henüz, sembollerle yüklü karmaşık bir dile maruz kalmadıklarından, ilişkilerini kirletecek dolaylılıktan münezzehtiler. İşte bu yüzden, bize göre çok daha doğallar.

Bir ara, benim nazarımda, filmin verdiği mesaj, filmi aşmış, Tanrı’ya ulaşmıştı ve Tanrı, “ekranda gördüğün bu hayali insanlara, benden daha çok saygı duymalısın!” diyordu bana.

Çünkü Tanrı’nın bizatihi kendisi, onlara; sinsi, içinden pazarlıklı, kan emici olan bizlerden daha fazla değer veriyordu.

Dip Not: Bu metin 01 haziran 2009 tarihinde Milliyet Blog'da aynı başlıkta yazdığım metnin yeniden düzenlenmiş halidir.

 

Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"İnsanlar kötüleştikçe -ki baştan beri öyleydiler- medeniyet Muaazzam"...N.N.ÜSTÜN...SAYGILAR

nedim üstün 
 06.04.2014 15:19
Cevap :
Evet, tam da dediğiniz gibi, medeniyet ilerledikçe kötüleşmiyoruz, biz kötüleştikçe medeniyet gelişiyor.Selamlar.  06.04.2014 23:31
 

Sevgili Ali Nail, blogunu okuyunca bazı konularda ne kadar cahil kaldığımı anladım. Örneğin ne Jeanne- Jacques Annaud isimli bir yönetmenin olduğunu ne de Ateş savaşları isimli bir filmin çevridiğini bilmiyormuşum. Oysa blogundan anladım ki bu film insanı anlatan son derece gerçekçi ve öğretici bir filmmiş. Filmi inşallah en kısa zamanda bulacam ve heyecanla izleyeceğim. Sana teşekkür eder ve Allah'ın her daim gönlüne göre vermesini dilerim. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 06.04.2014 7:17
Cevap :
Sevgili Mustafa Ağabeyciğim, böyle bir şeye vesile olduğum için ne kadar sevindiğimi izah edemem. Sevgiler, saygılar. Ali Nail.  06.04.2014 16:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 158
Toplam yorum
: 1207
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 726
Kayıt tarihi
: 13.09.06
 
 

1956 yılında doğmuşum. Tanrı Bilimi Eğitimi aldım. 78 kuşağından olmanın verdiği şevkle olsa gerek;..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster