- Kategori
- Gündelik Yaşam
Atma Recep din kardeşiyiz!

Kaynak:İnternet
Ruhum sıkışıyor, hem de çok… Halatlarla bağlamışlar gibi her yanımı; üstelik gerdikçe geriyorlar, sırtlanmış birileri halatların ucunu…
Yetmemiş, onunkini bununkine eklemişler; bir tek halatçıbaşılar özgür…
******
Emniyet Genel Müdürü AKP’den aday olmak için görevinden istifa etmiş.
“Eee, ne var bunda, demokratik bir ülke değil miyiz?” diyebilecek saflıkta olmak isterdim lakin değilim işte!
Neden Emniyet teşkilatının üniversiteli gençleri tazyikli sular ve biber gazlarıyla perişan edip de, Apo şakşakçılarının gösterilerinde müdahalede bulunmadıklarını tahmin etmiyor muyduk zaten!
Emniyet teşkilatına ağır silahlar alınması konusundaki yasanın da amacını bilmiyor muyuz, mesela…
Biliyoruz bilmesine de, söyleyemiyor, yazamıyorsun cancağazım; halatlar ilmek olmuş da boynumuza geçirilmiş çoktan!…
Hüseyin Üzmez de tahliye edildi!
Düşünsenize, cezası sabit adam eninde sonunda beraat etti, vay memleketimin hali!
Küçük kızlara dolanan halatlara koca bir düğüm daha atıldı, yazık!
******
İflah olmam ben bu gece, ruhum pek sıkıştı bir kere!
“Recep Bey” ve “Atma Recep din kardeşiyiz” için patent alınmış!
Daha önce de “RTE” için alınmıştı.
Neyin patenti ayol, marka olarak mı?
Eee, al marka olarak, bu isimlerde ürün çıkarmasın başkaları, konuşma arasında markamın adı geçti, davacıyım diye mahkeme kapılarına gitmeye kalkışır ve de haklı bulunursa eğer patent alan hükümete yakın ajans, o zaman biz de Türk Dil Kurumu’na şahsi müdahale ve Türk dilini kullanma hakkımız elimizden alınmıştır diye davacı olalım.
Hakikaten, ne garip haller!
Bir başbakanın değil de, bir kralın, bir sultanın kafa yoracağı şeyler bunlar!...
******
Aile hekimimiz olur da, aile imamımız olmaz mı?
Olmaz olur mu, pilot bölge Adana’nın Sarıçam’ında başladı bile, hadi gözümüz aydın!
Bir eksiğimiz vardı, aha o da tamamlandı!
Efendim, aile imamları vaizeler ile birlikte evleri dolaşacak, sıkıntılarına derman olacak, ölülerine rahmet okuyacaklar, hastalara şifa dileklerinde bulunacaklarmış.
Tabii, bu arada vaaz verecek, efendime söyleyeyim, dini bilgileri halkın ayağına götüreceklermiş!
İmam Hatip mezunu kızlarımıza da böylelikle iş imkanı sağlanmış olacak; aile imamının yanında vaize olmazsa olmaz tabii ki!
Tık tık kapı çalındığında, evin hanımı kapıyı kim o diye açmaya hazırlanırken “İmam” diyen erkek sesine inanmayabilir, o nedenledir ki yumuşak bir ses tonu ile “Aile İmamı” diyen vaize hanımın sesi güven verecektir ki, ev sahibi hanım trık diye kapıyı açıp kendilerini içeriye buyur edecektir.
Böylelikle imam efendi, vaize hanım ve kendilerine refakat edenler salonda kendilerine gösterilen yerlerde oturup, görevlerini eda eyleyeceklerdir.
Artık neler diyeceklerse…
Giderken hediye götürürler mi, mesela bir başörtüsü kadına, bir tespih adama?
Diyanet işlerinin maliyeti artınca, bütçelerini daha da geniş tutmak gerekecektir, ehh hükümet onu da halleder evellallah!
Fakirleri falan da tespit edecekmiş Aile imamları, belediyelerin iş yükünü de hafifletecekler desenize; bir süre sonra bakarsınız belediyelere de gerek kalmaz! Aile imamları Allah adına hibe edilenlerin bir bölümünü fakirlere verir, fakirler de imam ve Allah’a dua edip dururlar…
Üç paket makarna, bir ton kömür, falan…
******
Garibanlar da sımsıkı bağlanmış dört bir yandan!
Gıkını çıkaramayan adamdan ne istenir?
Oy tabii ki!
Gıkını çıkarabilecek kapasitede olanlar da içeri atılır; halatın her çekilişinde kime denk gelirse…
******
Huuu!
Bu ülkede “irtica” diye bir kelime, bir kavram vardı, yıllardır kullanılması mı yasaklandı, yoksa onunda mı patentini alanlar oldu?
“İrtica” adı altında bir suç vardı, o da mı beraat etti yoksa çoktan?
Ergenekon mı yedi bitirdi? Bak sen edepsize, bir kelimemiz, bir kavramımız, bir idealimiz daha yenilip yutuldu desenize!
******
Ruhum sıkışıyor… İflah olmam ben bu gece…
Bir kadeh rakı, Ege’nin en iyi üzümlerinden, bir türkü “Alişimin kaşları kare”, ah bir de Mustafa Kemal’in ruhu gelse…
Bir söyleşsek, bir dertleşsek…
Bir kadeh rakı, bir terennüm…
Yarına çakı gibi olurum, çakı!...
Halatlar korksun benden, peh!