- Kategori
- Sinema
Avalon'un sisleri

Bir kadın tarafından yazılmış bir romanın, bir erkek tarafından filme aktarılmışı.
Matriyarkalitenin canını çıkarıyor.
Bildiğimiz Kral Arthur öyküsünü tersyüz ediyor ama öykünün cıvığını çıkarıyor.
Avalon bir hayal ülke.
Büyücü Merlin, ana cadının ayakçısı durumunda. Tüm filmde, atraksiyon niyetine, bir tek göz bağlamacılık yapıyor.
Ana cadı iktidar hırsı-hırsı yapıyor. Daha da abartıyor, iktidardan kuduruyor, uluyor. (Böylelikle de Anjelica Huston, gelmiş geçmiş zamanların en nefret edilesi ‘iyi cadı’sı olarak yerini alıyor.)
Bir kadına kocasını, yeni koca adayına öldürttürüp, onunla evlendirtiyor.
Kadının ölen kocadan bir kızı var, adı Morgaine. Öldüren kocadan bir oğlu oluyor, adı Arthur. Ana cadı bunları çiftleştiriyor. Doğan çocuk babasını bilmiyor ve onu öldürüyor. ‘The (Unhappy) End’.
Arada üçlü bir seks parçası var. Yerini, zamanını ve kişilerini söylemeyeyim, heyecan olsun.
Gülünç, değil mi?
Atraksiyon yapacağız denirken, işin feçesi çıkmış.
Hayal ülkeye dikiz.
Ancak Caroline Goodall, çiftleşen kardeşlerin annesini oynuyor ve döktürüyor. Filmin afişine fotoğrafını koymamışlar ama asıl usta ve başroldeki oyuncu o. Gençliğini de, yaşlılığını da hiç sektirmeden inci gibi döktürüyor. İşin ilginci, özgün fotoğrafı filmdeki haline hiç mi hiç benzemiyor. İyi havaya girmiş.
Ursula K. Le Guin dahil olmak üzere, kadın bilimkurgucular ve fantastikçiler arasında matriyarkalizm takıntısı var. Feminizm derken, söylem düzlemini darma duman ediyorlar. Kendi davalarını hallaç pamuğu gibi atıyorlar, geriye ortak döşek kalmıyor. Hep birlikte açmaz çukurunu boyluyoruz.
3 tane Hürrem Sultan birarada size neyi hissettirir? Bana faşizmi hissettiriyor. Sos olsun diye, birbirlerine hıslıyorlar.
İktidarın cinsiyeti olmadığını, 12.000 yıllık tarihteki tüm iktidar kıyımından kadınların % 50 olmasın ama rahat rahat % 25 sorumluluk taşıdığını belirteyim. Aynı zamanda proleteryanın ve 3. Dünyalılar’ın da o kadar taşıdığını da.
Bunun tersini anlatmak adam kerizlemektir. İnformatik ve kognitif faşizmdir. Dezenformasyondur. İnsanlara düşünce yerine, his sunup, onları koyun gibi gütme kaygısıdır. Holywood cehennemidir.
Ee, filmin bir yararı var tabii ki: Bu metin yazıldı.
“Halt: Keine Fascismus.”