- Kategori
- Sinema
Zoo

Adamın biri psikiyatriste gitmiş. Demiş ki:
“Doktor Bey, ben atıma aşığım.”
Doktor sormuş:
“Atınız, dişi mi, erkek mi?
Adam yanıtlamış:
“Dişi tabii ki doktor bey, ben sapık mıyım?”
Film fıkradaki gibi bir olaya dayandırılmış.
Filmde olay Kuzeybatı ABD’de geçiyor.
Filmin adı ‘Zoo’ hayvanat bahçesi anlamında kullanılmamış, fıkradaki adam gibi hayvanseverler, kendilerine ‘zoofil’ yerine, ‘zoo’ derlermiş ki kendine ‘hayvan’ demenin Latince’si.
Film gerçekten atını seven (ama bir türlü aktif mi pasif mi olduğuna karar veremediğim) bir adamın öyküsü. Adam atını severken, iç kanamadan ölüyor. Hastanede polis soruşturması açılıyor. Ondan sonra olay medyaya yansıyor. Adam üstüne üstlük, olayın video çekimlerini de, dizi filmler biçiminde CD yapmış, eh medyacım da onlardan bir tanesini bulup, bir güzel ‘reality show’ yapıyor. Sonunda hayvanlarla cinsel ilişki yasaklanıyor, 10 yıl hapis cezası getiriliyor ve uygulanıyor da.
Film, olaya ilk defa bir şey görmüş bakire bir rahibe havasıyla yaklaşıyor. Oysa ki güzel ülkemizde karakaçanlarının namusunu temizlemek için, gençleri çifteyle avlayan, Hüso Dayı röportajlarını, yılda 3-5 kez muhakkak görürüz.
Filmin imdb sitesinde tartışılmasında da aynı püriten hava görülüyor. Bir muzır da, Holywood filmlerinde, plan plan kalabalık bir hayvan-insan cinsel ilişkisi esprileri dizisini sıralamış. Bir film planı da biz ekleyelim: ‘Babam ve Ustam’ filmi, azan herkesin kör tuttuğunu öper biçiminde birşeyleri yakalayıp şaapmaya kalkışmasını mizahi bir planla anlatır: Büyük çocuklar eşek kovalar, küçük çocuklar tavuk.
Doğada aynı cinsten olmayıp çiftleşen hayvanlar var. Hiç köpek görmeden büyüyen erkek ev köpekleri, mart aylarında sahiplerinin paçalarını düdükleme provalarını sıkça yaparlar.
Gelelim en ciddi bölüme:
Transhümanistler, posthümanistler, metahümanistler, insanların başka türlerle cinsel ve aşksal ilişkisini açıkça savunuyor. Bendeniz, insandan başka hayvan denemediğim için, bu konuda çekimser kalacağım. Atlara ise, alnımın ortasında bir nal iziyle dolaşmak istemediğim için pek yaklaşmam.
Film aracılığıyla gerçek yaşamda insanların hayvanlarla cinsel ilişkiye girmesi, hayvan haklarına aykırı sayılıyor, çünkü hayvanın rızası yokmuş. Şunu düşünün: Erkek bir hayvan dişi bir insanla çiftleşmeye giriyorsa, bunda hayvanın rızası olmadığı söylenebilir mi?
Yine bir fıkrayla sözü bağlayalım:
Adamın biri bir dişi deveyle çölde yalnız kalmış. Zaman geçince uçkuru çözülmüş, aklına koymuş, deveyi şaapacak. Bir denemiş, iki denemiş, aah, deve her seferinde kımıldıyor. Sonra, bir gün karşısına dünya güzeli bir kız çıkmış: Demiş ki: “Dile benden, ne dilersen...”. Adam da demiş ki: “Tut şu devenin yularını...”
Dipnot: Filmdeki rahmetli, kasabanın en güzel kızına o ipi tutturamadığı için, eşek cennetini boylamış oldu.