- Kategori
- Siyaset
Avrupa'nın Türkiye'yi yerme propagandası
Gündeme konu, Yılmaz Güney’in kabrinin CHP tarafından ziyareti:
Yılmaz Güney Nazım Hikmet’le kıyaslanamaz. Nazım (Neruda’ya eş) 20. Yüzyılın Cihan şairi; Güney katilden sanık, hapishane kaçkını.
Berlin ‘Utanç duvarı’ yıkıldığında, hemen başlatıldı ertesi günü, Türkiye’yi acımasızca yerme propagandasi. Hele de, bu yergiye Türk asıllı birileri katılınca, çaplı çapsız olduklarına bakılmaksızın, Avrupalı siyasetci, sanatkâr ve kilise mensubu tarafından, her biri teşvik gördü ve medyada şöhret kazandırıldı. Bundan böyle, sanat’a siyaset mi girsin, sanatkârda eserin değerine, dürüstlük ve haklılığa hiç mi bakılmasın!
CHP’nin bünyesinde Kuvva-i Milliye ruhu yatar. Bu, onun inkilâpların yaşatılmasındaki en kudretli gücü... Ancak, CHP’nin sanat’a tanıdığı yüksek değerin özü Kuvva-i Milliye ruhundan değil, Atatürkcü düşünce sisteminin uygarlığa verdiği önemden kaynaklanıyor.
Sayın CHP Başkanının halkcı kişiliği, demokraside ne derece taktire şayansa, Yılmaz Güney’i Nazım Hikmet’le kıyaslaması ve sanatkârlık vasfına tanıdığı ölçü o kadar hatalı.