- Kategori
- Siyaset
Ayıptır, günahtır...

12 Eylül sonrasında Ülke, Serbest Piyasa Ekonomisi Programına gireliberi, reklam sektörü öne çıkmış ve günümüze dek önemini korumuş, ekonomik krizlerde dahi hep ön planda olmayı başarmıştır. Reklam, tüketim ekonomisinin kaçınılmaz bir olgusu olduğu gerçeğini kimse yadsıyamaz...
Her ürünün tüketimi için etkili olan reklam, acaba seçimlerde propaganda aracı olarak kullanıldığında etkili olabilmekte midir? Evet...
Eğitim seviyesinin düşük olduğu ülkelerde dah çok etkili olduğu söylenebilir. Tıpkı ülkemizde olduğu gibi... Futbol kulübünü destekler gibi siyasi partiyi destekleyen seçmen topluluğunun reklamlardan etkilenmemesi mümkün değildir..
İleri toplumlarda ülkemizde olduğu gibi seçim meydanı diye de bir şeyin olduğunu sanmıyorum... Siyasi partiler iktidara geldiklerinde yapmak istedikleri programlarını bröşür şeklinde el ilanlarıyla seçmenlerine ulaşmakla yetinirlerken, ülkemizde siyasi parti liderleri utopik seçim programlarıyla yetinmeyip birbirlerine hakarete varan söylemlerle oy almaya çalışıyorlar...
Yetmemiş gibi seçmenin duygularını sömürmek adına, üstelik seçmenin paralarıyla daha fazla oy almak uğruna reklam savaşına giriyorlar...
Parti amblemli bayrak yarışında birinci sırayı AKP çekiyor...12 milyon, CHP 8 milyon, MHP 8 milyon...
Çevra kirliliğinin yanısıra ülke ekonomisine verdikleri zararı bir düşünün lütfen... Dikkatınızı çekerim, açlık sınırının 850 lira cıvarında olan bir ülkede 2 çocuklu bir aileye verildiği asgari ücret sadece 630 lira dır.
Ayıptır, günahtır...