- Kategori
- Futbol
Aykut’ un geleceği ve geleceğin Fenerbahçe’si Aziz Başkan Sahaya!..

Fenerbahçe hazırlık maçlarına başladı ve sanki her şey kaldığı yerden devam ediyor. Sportif direktörlük işini layıkıyla(!) yapan Aykut KOCAMAN terfi ettirildiği teknik direktörlük görevine kötü sonuçlarla başladı. Sonuçların kötü olması bir yana yaptığı açıklamalarla içinde bulunduğu sıkıntıyı hemen dışa aktardı. Daha dün bu göreve başlayan Kocaman, çok şansı olmadığının farkında gibi ve başına geleceklerin baskısını yoğun olarak hissediyor.
Henüz başlamamış ve hazırlık etabı yaşanan sezon öncesi birkaç hazırlık maçı sonrasında futbolcuları ağır bil dille suçlamak, antrenörlük ahlakına uymayacağı gibi mücadelenin merkezinde yer alan “o adamların” size karşı güven yitirmelerine de neden olabilir. Nihayetinde sizin en önemli görevlerinizden biri de oyuncularınızı mental olarak hazırlamaktır ve aslında, bu nedenden dolayı, onları suçlarken direkt kendinizi suçlamış olursunuz. Siz taraftar değilsiniz ve bir taraftar gibi; “Niye koşmuyorlar niye bu kadar top kaybı yapıyorlar?” şeklinde cümleler kurmanız sizin orda olma sebebinizi ortadan kaldırır. Sizin göreviniz onların koşmalarını ve çok top kaybı yapmamalarını sağlamaktır ya da bu soruları sorma hakkı olanlara cevapları sıralamaktır.
“Kahin Ahtapot” Paul’ ün yaptığı türden değil benimki. Daha önce de oldu, oluyor ve olacak. Oğuz ÇETİN’ in başına ne geldiyse Aykut Kocaman’ ın da başına o gelecek; çünkü zihniyet değişmedi. Bir tarafta, birilerinin “başını yiyerek” göreve gelen teknik adamlar diğer tarafta ise neredeyse sahaya inip yedek kulübesinden taktik yağdıracak kadar ileri giden başkanlar. Dünya’ nın önde gelen “kurt” teknik adamlarına dahi yol yordam öğreten Aziz Başkan dünkü çocuktan saydığı KOCAMAN’ ı da bu zevkten mahrum bırakmayacaktır. Nasıl ki Lorant’ ı göndertip onun yerini alan Oğuz ÇETİN’ in görevde kalma süresi Lorant’ınkinden daha kısa olduysa, Daum’ un gönderilmesinde pay sahibi olan Aykut KOCAMAN’ ın da sonu, görünen tablo itibariyle, ondan pek farklı olmayacaktır; çünkü “kötü iş” yaptılar ve oluşmasında kendi payları da çok olan bir enkazın üstüne tertemiz kalmış gibi sessizce oturdular. Kendinizin de pay sahibi olduğunuz onca yıpranma ve yitim sonrası yeni bir adam gibi gelip de cankurtaran pozisyonuna yerleşmek cankurtarmak ve enerji tazelemekten ziyade eskinin daha da kötü bir biçimde geri dönmesinden başka işe yaramayacaktır.
Tabi tüm bunlar yaşanmışlıklarla desteklenen öngörülerdir aslında. Asıl öngörülemeyen bunların sonrası; ya başka bir kurtarıcı ya da artık Aziz Başkan zamanı. Tribünden soyunma odasına, soyunma odasından da kulübeye giden yolda başkana başarılar diliyoruz ve “Aziz Başkan sahaya!..” diyoruz. Bu da olmazsa geriye son bir seçenek kalıyor; Yozgat’ın Y’ si Van’ın V’ si… O, hazırda bekliyor.