- Kategori
- Deneme
Bahçeler ve çöller

İstersen kendi bahçeni cennete dönüştürebilirsin
Her insan, dünyaya kendine ait bir toprak parçasına gönderilir. O toprağın görülmez sınırları olsa da dünyevi algılayışımızla, uçsuz bucaksız bir arazidir. En iyi kalitedir, hava koşulları en iyi şekilde düzenlenmiştir. Bize düşen o toprağı ekip, biçmek ve bakımını en güzel şekilde yapmaktır.
Biz büyüdükçe toprağın sorumluluğu da bize verilir. Bunu fark edenlerimiz de olur, fark etmeyenlerimiz de.
Toprağımızın sorumluluğunu aldığımızda onu havalandırır, eker biçer, çiçekler, ağaçlar, meyve ve sebzeler yetiştiririz. Sular, bakımını yapar, ürünleri zamanında toplarız. Doğanın bize sunduğu çiçeklerden, şifalı otlardan faydalanır, lezzetli meyve ve sebzelerden soframızı donatır, başkalarıyla paylaşırız. Toprağımızı bahçemize dönüştürürüz.
Mis gibi çiçek kokularıyla dolu, yemyeşil bitkilerle ağaçlarla bezeli bahçemizde, huzurlu ve mutlu oluruz. Bahçemize uğrayan ziyaretçileri sevgi ile ağırlar, nimetlerini ikram ederiz.
Bahçemizin verimini ve güzelliğini korumak için var gücümüzle çalışır, yorulmaktan gocunmadan, şikayet etmeden, bize bahşedilenlere şükrederek, yaşarız.
Ya da; gönderildiğimiz toprağın farkına bile varmaz, sulamaz, bakmaz ve çölleşmesine neden oluruz. Tüm çöplerimizi, kirimizi etrafa saçarız. Tam bir çorak arazi ve çöplük olmasına neden oluruz.
Üstelik başkalarının bahçelerinden yükselen mis gibi ıhlamur, gül kokularının, bol bol toplanan portakalların, elmaların varlığının nedenine bir anlam veremez, kendi toprağımızın verimsizliğinden yakınıp dururuz. Anlayamayız. Haksızlığa uğramışlığın öfkesinde, debelenip dururuz.
Kendi toprağımızı, kendimiz güzel bir bahçeye dönüştürebilecek kapasiteye sahipken, tembellik, haset, vurdumduymazlık içinde kayboluruz.
Oysa, bize verilene sahip çıksak, sorumluluğumuzu alsak, toprağımızı cennete dönüştürebiliriz. Her birimize verileni, nasıl değerlendirirsek öyle yaşarız.
Seçim bizim.
Çimen Erengezgin