- Kategori
- İlişkiler
Bakış açısı ve anlatım

kitap okumak gibi...
Yazarak insanlarla iletişim kurabilmek, içtenliğini sergileyebilmek, kızgınlığını ifade edebilmek çok kolay.
Ama konuşurken neden sorun yaşarız?
Neden konuşurken karşımızdaki ile tam anlaşamayız?
Sesler mi engeldir buna?
Sesler işitildiğinde beyin daha mı az çalışır? Daha mı az üretir?
Sesi yaymak ve hazırlamak için, düşünebilmek için harcanan enerji, yazarken sadece düşünme için mi harcanıyor?
Sesli ve yüzyüze iletişimde mimikler de çok önemli.
Sesin tonuna uygun mimik yakalayamadık mı ya da sergileyemedik mi anlatmak istediklerimiz ya da duyduklarımız bazen bizi yanıltıyor ki galiba anlaşmazlıklar oluşuyor.
Aslında ses tonumuz ve mimiklerimiz bizi ele veren iki önemli unsur. Ama bazı insanlar tam bir konuşma sanatı ve mimik ustası gibi karşısındakini nasıl oluyor da çok çabuk etkileyip ikna edebiliyor?
Acaba hep karşılarına kandırılmaya hazır insanlar mı çıkıyor?
Ya da kandırılma hep karşılıklı mı oluyor?
Hani, bakışında ve ses tanunda sevgiyi yakalamak istediğimiz annemiz ve babamız gibi sıcacık bir merhaba vermek veya almak...
Anlamam kim kimi kandırıyor ve ne için? Kazanan veya gerçekten kaybeden taraf var mıdır acaba?
Kaybeden taraf ya da kaybedilenler çok bence...