​ Bakmak, görmek ve farketmek arasındaki boyutlarda seyehat... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Nisan '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Bakmak, görmek ve farketmek arasındaki boyutlarda seyehat...

Bakmak, görmek ve farketmek arasındaki boyutlarda seyehat...
 

Yıl 2000; Eminönü'nde balıkçı teknelerindeki mazot kokularının, martı sesleri ile raks ettiği bir eylül sabahı saat 10 30 gibi, babam ve ben İSTANBUL'da bu şahane manzaranın kıyısında, iskelede balık ekmek yerken, rüzgarın hain darbeleri ile üşüsem de bunu babacığıma hissettirmemeye çalışıyorum. Onunla folyo almak için iş amaçlı çıktığımız bir gezideyiz.

Bana,
-Denize bak ve bana dönerek söyle, ne gördüğünü?
Ben baktım uzun uzun ve başladım saymaya,
Altı balıkçı teknesi, dalgalarda rızkını arayan martılar ve soğuk bir hava.

Dön de bir daha bak bakalım dedi, neleri kaçırdığına,
Biraz daha derin baktığımda çok uzaklardan iskeleye yaklaşan bir şilep, deniz otobüsü, bulutların arasında süratle yol alan bir uçağın gölgeleri...

Bu bir testti babacığımın kendince beni uyarmak için.

Ardından bir de hikaye anlatmaya başladı. Bir yandan sahilden Hasırcılar'a doğru yürürken diğer yandan hızlı hızlı anlatıyordu babam.

Büyük bir işletmenin müdürü, eleman alımı için başvuruları değerlendiriyormuş. Bekleme salonunda gelen kişileri içeri almaya hazırlanırken dışarıdan çok büyük bir gürültü ile polis sirenlerine karışan olay meydana gelmiş. İşletmenin insan kaynakları müdürü bu olayı fırsat bilerek, bekleyenlere dönerek;

-Hepinize bir önerim var, şimdi herbirinize aşağı inerek, olay hakkında beni bilgilendirmenizi istiyorum.

Bu direktifin ardından orada bekleyen onaltı kişi sokağa çıkarak olayı izlemiş.

Ofise döndüklerinde tek tek izlediklerini anlatmaya başlamışlar.

Kimisi olay anında iki aracın çarpıştığını, diğeri bu olayda can kaybı olmadığını vs anlatmaya çalışmış.

En son içeri giren otuz yaşlarında saçları hafif kırlaşmış bir bayan, elindeki ajandayı açarak başlamış anlatmaya;

-Efendim, Çınar sokağında, saat 13.30 civarında meydana gelen trafik kazasında,
şu şu plakalı iki araç, aşırı sürat nedeni ile çarpışmışlardır. Kaza anında yaralanan ya da ölen olmadığı gibi, olaya müdahale eden etrafik ekipleri her iki aracı da çektirtmişlerdir.

Olay esnasında çevre esnaflardan terzi ile market sahibinin şahitliği ile olay kesinlik kazanmıştır.

Bütün bu açıklamaları olumlu bir gülümseme ile dinleyen müdür, eli ile tamam yeterlidir diyen bir el işarati ile konuşmaya son vererek şu son cümleyi söylemiştir.

-Yarın sabah işinizin başında olabilirsiniz hanımefendi, dikkat bizim gibi imalat yapan bir işletmede en vazgeçilmez unsurdur.

Sizi tebrik ediyorum.

İşte bu hikayeden sonra ben baktığını gören gördüğünü de farkedebilen bir insan olmaya çalışıyorum.

Güzellikler bizlerle olsun dilerim.

NUR OL BABACIĞIM.

Nilgün.

 
Toplam blog
: 238
: 1468
Kayıt tarihi
: 26.03.07
 
 

Bursa'dan bir milliyet okuru olarak, burada sizlerle olmak çok güzel. Bir ev hanımıyım, iki çocuk..