- Kategori
- TV Programları
Baldır, bacak, kavgayla Reklamı kap… Program senin!

Reklamın kavramların önüne geçtiğinin resmidir...
Bizde, adından söz ettirmek isteyenler için en kolay ve gözde yöntem, teşhirciliktir. Kimi gittiği mekânlarda, önceden çağırdığı, kameralara oynar… Kimi başkaları vasıtasıyla üretilen sözde aşk dedikodularıyla adını gündeme oturtur… Kimisi de katıldığı TV programında ya orasını burasını milyonların gözüne sokarak ya da olur olmaz bir konudan kavga çıkartarak reklamını yapmaya çalışır. Genelde en çok kadınlar tarafından benimsenen, erkeklerce de çanak tutulan bu tür basitlikler sıkça ekranlarda boy gösterir. ‘Saat kiralama’ yoluyla program yapmanın giderek yaygınlaştığı TV dünyamızda da program yapabilmek için para kaynağı reklamların temini, en kolay bu yolla sağlanır.
Alacakaranlık Serisi’nin yıldızı Kristen Stewart bile,
Her zamanki ‘yaramaz çocuk’ edasıyla ortamı hazırlayan Okan Bayülgen’in sorduğu soru üzerine atağa kalkıp Aktuğ’a ‘Sizin dünyadan algıladığınız uzuvlarınızdan mı ibaret’ diyerek yüklenen Açıkbaş’a beklenmedik(!) karşı hamle, ‘Yoksa sevgiliniz düzeysiz biri mi’ sorusu… ‘Disko Kralı’nın magazin programı olmadığını belirterek, tıpkı ilki gibi yerinde bir saptama yapan Açıkbaş busorusundaki kışkırtıcı düzeysizliğe muhatap olmayınca magazin sunucusunun payına düşen, programdan ayrılmak. Suyu istediği yatağa akıtamayanların ‘terk etme’ alışkanlığıyla noktalanan temaşanın ortaya koyduğu genel manzaraya gelince…
Saçlarını savurup, magazine oynayan bayan bir köşede… Magazinsel bakış açısına tepkisini, haklı eleştirileriyle dışa vuran bay diğer köşede… Ayakta dolanıp ‘mağduriyet’ hareketleri yapan ve ağzında gevelediği ‘Bu ağır oldu şimdi’ gibilerinden laflarla, sözde gerilenleri sakinleştirmeye çalışan Bayülgen orta yerde… Kendilerine reva görülenleri ‘gık’ demeden izleyenler de evlerinde! Hayda bre pehlivanlar kim tutar sizi, ‘Reklamını getir, program saatini kap’ basitliğine indirgenen TV düzeninde…
Anibal Güleroğlu http://www.sinematur.com