Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

23 Mayıs '08

 
Kategori
Tarih
 

Balıkların Getirdiği Dört Yenilik

Balıkların Getirdiği Dört Yenilik
 


Denizleri ele geçirmek için hayvanların buldukları iki yöntem kusursuz olmaktan hayli uzaktı... Bunlardan ilki, kendini suların akışına bırakmak, fakat bu esnada her türlü tehlikeyi göze almak; ikincisi de, koşulların yaşamaya elverişli olduğu bir yerde yerleşmek, buna karşılık birdenbire ortaya çıkan bir tehlikeye karşı koyamamak.


Bazı ilkel canlılarda kürek vazifesini gören ince kıllar vardır. Kavkılılar, kurtçuklar ve daha bir sürü deniz hayvanı, karınlarının üzerinde sürünerek ilerlerler.


Denizanaları tepkime yoluyla ilerlemeyi dahi keşfetmişlerdir... Çan biçimindeki jelâtinli kısım kasılıp genişleyerek suyu itmekte ve hayvanın hareket etmesini sağlamaktadır.


Lâkin bütün bu olanaklar uzun menzilli yol almaya elverişli değildir. Yolculuk yapmanın en iyi şeklini bulan, on çift ayağı ya da tepkili motoru olan canlılar değil, yalnızca birkaç küreğe sahip olan balıklardır. Gerçekten balıkların yüzgeçleri yol alırken hiç işlerine yaramaz, sadece hayvan hareketsiz dururken hız almaya yarar. Fakat hızla ilerlerken de dümen vazifesini görür. Mühendislerin aynısını yapabilmeye can attıkları balıkların bu sırrı, bütün gövdelerini kıvrak bir hareketle oynatarak büyük bir hıza ulaşabilmeleridir. Ancak bu şekilde en iyi yaşam koşulları aranabilir, uzaklara gidilebilir. Meselâ balık, yaşadığı bölgeyi kaplayan ve kendisi için öldürücü etkisi olabilecek bir soğuk su akıntısından kaçabilir. Bu arada kazanmış olduğu hız ve çeviklik yüzünden, kendinden daha büyük balıkların dışında başka hiçbir deniz yaratığı onu yakalayamaz. Isıları ve tuzlulukları bakımından yaşamaları için elverişli olan su kütlelerini izleyerek yaptıkları yolculuk sırasında okyanusları bile baştan başa geçebilirler.


Ancak balıklar her zaman böyle kıvrak, çevik değildirler!.. Yeryüzünde görünen ilk balık türlerine bir göz atmak için bundan 400 milyon yıl öncesine, yâni Birinci Zaman' a dönmek gerekir...


Kurtçuklar, kavkılı hayvancıklar arayan garip görünüşlü yaratıklar, kıyıların yakınındaki balçığı tarıyorlar... Hiç de zarif olmayan, torpido biçimindeki gövdeleri kemikli kabuklarla örtülü. Çenelerin yerinde vantuz şeklinde bir ağız bulunuyor. Gerçekten çok çirkin bir görünüşleri var bu canlıların. Halbuki bunlar, canlılar tarihinin en önemli yaratıkları olan ilk omurgalı canlılardır; sonradan yeryüzünü fethedecek olan ilk omurgalılar!


Bazı hayvanlar onların kavkılarını, kabuklarını yutmuş ve bir iskelet haline getirmişlerdir. Bu sonrakiler için de yararlı olacak bir yöntemdir. Önceleri zırhlı olan balıklar zamanla pullu olmaya başlamışlar, böylelikle gövdeleri kıvraklık kazanmıştır. Vantuz biçimindeki ağız, yılanbalığına benzeyen ve avlarının kanını emerek beslenebilen bufa balıkları, ya da diğer ismiyle, taşemenlerle günümüze kadar devam etmişse de, başka balıklar; yalnız omurgalılara özgü bir özellik olarak kalacak büyük bir yenilik getirmişlerdir. Bu özellik, çene ve açılıp kapanabilen bir ağızdır! Bazı balıklar bu yeniliği hemen kusursuz şekle sokmayı başarmışlardır. Örneğin bundan 350 milyon sene evvelki köpekbalıkları bugünkülerin aynıydı.


Lâkin o zamanlar köpekbalıklarının iskeleti henüz yumuşaktı, kıkırdaktan oluşmuştu. Bir süre sonra bu kez kemikli balıklar ortaya çıktı. Bu hayvanların en ilginç tarafı, omurgalarını meydana getiren halkaların sağlamlık kazandığı halde yine kıvrak kalabilmeleriydi.


Böylece 70 milyon yıl içerisinde balıklar, canlılar alemine dört önemli yenilik getirdiler!.. Bunlar omurga, kemikler, çeneler ve istenilen şekilde hareket edebilme olanağıdır.

 
Toplam blog
: 1907
: 3759
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara