​ Balyoz'da "tahliye" var ama "beraat" yok...Çünkü yeniden yargılanacaklar... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '14

 
Kategori
Güncel
 

Balyoz'da "tahliye" var ama "beraat" yok...Çünkü yeniden yargılanacaklar...

Balyoz'da "tahliye" var ama "beraat" yok...Çünkü yeniden yargılanacaklar...
 

Bu iki komutanın, "silah arkadaşlığı" duygusallığından sıyrılarak vereceklari "dürüst" ifadelerin gerçeği ortaya çıkaracağını düşünüyorum.


"BALYOZ  PLANI", GERÇEKTEN BİR  "PLAN SEMİNERİ" Mİ, YOKSA BU GÖRÜNTÜ ALTINDA SENARYOLAŞTIRILAN BİR "DARBE PLANI" MI?

BUNUN DOĞRULUĞU YA DA YANLIŞLIĞI, "YENİDEN YARGILAMA" SÜRECİNDE, YENİ TANIKLARIN İFADELERİ İLE AÇIĞA ÇIKACAKTIR...

 

Balyoz sanıklarından Alb Dursun Çiçek, tahliye olurken, diğer tahliye olanlardan farklı bir tepki gösterdi; kendilerine kurulan bir kumpastan söz etti ve kumpası kuranlar için de "paralel yapı" adresini gösterdi. 

Tahliye edilen Balyoz sanıklarından Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz da, Alb. Dursun Çiçek gibi düşünüyor ve Paralel Yapı'nın orduya kumpas kurduğunu söylüyor.

Oysaki, diğer tahliye olanların, özellikle de Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Özden Örnek ve 1.Ordu eski Komutanı Çetin Doğan'ın, içinde "intikam" sözcüğünün geçtiği "kızgın" ifadeleri, sanki aynı adrese yönelik değildi...

Bu iki farklı tavır bana ilginç geldi...

Acaba, diyorum, diğer tahliye olanların kızgınlıklarının nedeni, "darbe planlarının" bir şekilde ortaya çıkması mıdır?

Sanıyorum ki, Balyoz sanıklarının yeniden yargılanması sırasında çok farklı şeyler ortaya çıkacaktır...

Ama bu dava sürecinde, iddianamelere giren bütün yazılı ve dijital deliller, "yok hükmünde" değerlendirilirse ne olur bilemem...

 

Önce...

Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi'nin "Hak ihlali var" kararına uygun olarak Balyoz sanıkları için "infaz durdurma ve yeniden yargılama" kararı verdi.

Ancak bu durum kamuoyunda, balyoz sanıklarının "beaat ettiği" algısı yarattı ya da böyle bir  algı yaratılmasına çalışıldı...Oysa ki, bu yalnızca bir "tahliye" işlemi idi...

Amacı da, "adil yargılanma hakkının ihlali" üzerine, sanıklara "yeniden yargılanma imkanı" yaratmaktı. Yani, "beraat" söz konusu değildir.

 

Şimdi biraz -- 4 yıl kadar -- geriye dönelim...

Balyoz Planı ortya çıktığı zaman, bilen bilmeyen bu konuda ahkam keserek, bu planın bir "darbe planı" olmadığını, bunun 1.Ordu Garnizonu'na ait "Emasya  Planı"nın konu edildiği bir "Plan Semineri" çalışması olduğunu söylediler ve yazdılar. 

Bu "seminer" çalışmasının, bana göre,"Emasya Planı" ya da "Emasya Protokolu" ile yakından uzaktan bir ilgisi yoktur...Ocak 2010 günlerinde, bu seminer çalışması  ve "Emasya Protokolo" hakkında üç blog yazdım...Bu bloglarımda, bu tür planlamalarda çalışmış bir devlet memuru olarak, bildiklerimi, gördüklerimi ve deneyimlerim olduğunu belirterek, Balyoz Davası'na, "Balyoz Operasyon Planı" olarak geçen bu seminer ile "Emasya Planı"nın, birbirinden çok farklı iki çalışma olduğunu belirtmeye çalıştım.

Yeri gelmişken kısa bir özet yapayım...

"Emasya Planı" ya da "Emasya Protokolu", mülki amirlerin kendi emniyet güçleri ile --jandarma dahil-- üstesinden gelemeyecekleri asayiş olayları karşısında askeri birliklerden yardım istemesine yönelik bir yardımlaşma protokoludur. Bu protokol, vali ile valilik hudutları içinde bulunan garnizon komutanlığı arasında imzalanır.

Vali ve garnizon komutanı arasında imzalanan bu protokolün birer nüshası valilik ve garnizon komutanlığında bulunur. Bu protokol, valilik ve garnizon komutanlığı arasında  yapılan işbirliği ile zaman zaman güncelleştirilir.. Güncelleşen bu protokolün bir daha fazla nüshası da, İçişleri Bakanlığı'na ve garnizon komutanlığının sıralı üst makamlarına gönderilir.

İmzalanan bu protokola göre, bir vilayette meydana gelen "asayiş olayları karşısında garnizon komutanının kendi inisiyatifi ile askeri birlik kullanması söz konusu değildir". Askeri birlik, ancak "valinin isteği ile" olay yerine gönderilir. Valilik tarafından istenen "askeri birliğin kullanılma taktiğini ve stratejisini" de, doğal olarak garnizon komutanı belirler.

Yukarıda tarihlerini verdiğim bloglarımın birinin son paragrafında, "...kimse kusura bakmasın birileri ayakta uyutulmuş" ifadesini kullanmıştım. Bu tahliyelerden sonra, anladım ki, bizi birileri gerçekten  ayakta uyutmuş...

Düşüncem şu : Bu çalışmayı, --Balyoz sanıklarına göre "Plan Semineri'ni"-- yapanlar, ya "Emasya Planı" çalışması görünümünde gerçekten "darbe planı" yaparak bizi uyuttular ya da başka birileri gerçekten bir "darbe planı" olan bu çalışmayı bize, "Emasya Planı" olarak bize pompaladılar...

Yani demek istiyorum ki, bizi ya "Paralel yapı" ya da "balyoz sanıkları" ayakta uyuttu...

Bizlerin uyuması için de, gerekli olan "uyku hapı"nın da, "güvenilir(!?) medya" tarafından verildiğini düşünüyorum.

Yeniden yargılama başladığında, bunlardan hangisinin doğru olduğunu umarım anlarız...Yani, bizi uyutanların  "Balyoz Planı" sanıklarımı mı, yoksa Alb Dursun Çiçek'in verdiği adresin "paralel yargıçları" mı?

 

SONUÇ :

Yeniden yargılama süreci başladığında, savcıların ve mahkeme hakimlerinin, İçişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı ile iletişim ya da bilgilenme teatisi yaparak, öncelikle bu konunun açıklığa çıkarılması çok önemlidir...

Bu konuda, dönemi Genelkurmay eski Başkanı Org. Hilmi Özkök ve Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman'ın, yeniden yargılanma sürecinde, sanırım hiçbir meslekte olmayacak kadar değerli olan "silah arkadaşlığı" duygusallığından sıyrılmış olarak ifade vereceklerini düşünmek istiyorum...

NOT : Şimdilik, kimileri tarafından masum bir "Plan Semineri" olarak değerlendiren çalışma hakkında henüz bir şey demedim. Ama yeniden yargılama süreci başladığında, bu çalışma hakkında sıralayacağım bazı sorulara, "dürüst" olarak verilecek "EVET" ya da "HAYIR" yanıtlarının, bu çalışmanın bir "darbe" senaryosu olup olmadığını az çok ortaya çıkaracak nitelikte olacağını sanıyorum.... 

O günler bir gelsin bakalım...

 

cdenizkent

 

NOT : Blog yönetiminden ricam, bloğumda koyu ve italik harflerle vurguladığım yerlerin aynen çıkmasıdır...Teşekkürler...

 

 

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..