- Kategori
- Güncel
Pensilvanya rüzgarı Çankaya'ya doğru esiyor; ama...

Kılıçdaroğlu'nun, Köşk için "Bozkırın tezenesi" dediği "çatı adayı"...Lodos rüzgarı bu çatıyı uçurmazsa......
...BU RÜZGAR KÖŞK'E ULAŞMADAN ÖNCE CHP VE MHP SOBALARINDA "LODOS" ETKİSİ YAPACAK VE SOBALAR TÜTECEK; DUMANDAN GÖZ GÖZÜ GÖRMEYECEK, YOĞUN BİR ÖKSÜRÜK BAŞLAYACAK...
CHP ve MHP'nin, sözde(!) müşterek olarak seçtikleri "Çatı adayı" Ekmeleddin İhsanoğlu, özellikle "laik kesim" tarafından "laiklik" konusunda sorgulanmaktadır.
Aday İhsanoğlu da buna karşılık, "Yeni Yüzyılda İslam Dünyası" adlı kitabının okunmasını öneriyor...
Kitabı okumadım, böyle bir isim altındaki kitapta laiklik konusuna nasıl değinildiğini az çok tahmin ediyorum...
x x x
Bir insan hem İslami geleneklere bağlı olur hem de laik olabilir... Ama böyle kişilerde, laikliğin tanımı biraz farklı olur... Aynen, bir zamanlar --2011 Yılında Tunus'ta-- Başbakan Erdoğan'ın dediği gibi, "kişi laik olmaz, devlet laik olur" dediği gibi. Başbakan şunu da ilave etmişti, "bir Müslüman laik bir devleti başarıyla yönetebilir"
Liakliği, demokrasiyi ve İslam'ı aynı bahçede sorunsuz yaşatabilirse neden olmasın.
Dinleyici olarak katıldığım bir "laiklik" konferansında, konuşmacı, laikliği Peygamber Muhammed döneminden başlatmış, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı Devleti'ndeki "laiklik uygulamaları"ndan günümüze getirmişti. Konuşmacının bu yaklaşımı, bana 12 Eylül zamanında "laikliği" Kuran ayetleri ile açıklamaya çalışan bir devlet büyüğümüzü hatırlattı.
Yukarıdaki paragrafta konu ettiğim, "Osmanlı'dak laik uygulamalar" neydi?
Evet, Osmanlı Devleti, ülkesinde devletin egemenliğini kabul etmiş diğer dinlerin mensuplarına dinlerinin gereği olan inançlarını uygulamada, onları tam anlamıyla özgür bırakmıştı. Devlete zarar vermedikleri sürece onlara hiç karışmamıştır.
Ancak bu durum, "laiklik" kavramının ve anlamının içini tıka basa dolduran bir uygulama değildir. Laikliği salt bu uygulama ile eşdeğer tutmak ya da "laikliği" salt bu uygulamaya indirgemek son derece yanlıştır.
Osmanlı Devleti, diğer dinlere uygulamada özgürlük getirmiştir ama, yanlısı olduğu İslam dinini, "devletin dini" olarak kabul etmiş, İslam dinini devlet yönetimine temel yapmış ve toplumsal yaşamın tüm alanlarında yanlısı olduğu dinin kurallarını egemen kılmıştır... Yani, Osmanlı da, "laiklik" söz konusu bile değildir.
x x x
Yukarıda da belirttiği gibi, Ekmeleddin İhsanoğlu'nun kitabını okumadım... Ama laiklik konusunda, Başbakan Erdoğan'da farklı düşündüğünü sanmıyorum. Yeni yüzyılda İslam dünyasındaki laikliğin de, Osmanlı Devleti'ndeki gibi, "farklı dinlere özgürlük" uygulamasından öte olduğunu düşünmüyorum... Eğer, Ekmeleddin'in İhsanoğlu'nun laiklik anlayışı da bu doğrultuda ise yanlıştır.
Cumhurbaşkanlığı için propaganda dönemi başladığında Ekmeleddin İhsanoğlu'nun da, Erdoğan gibi, "kişi laik olmaz, devlet laik olur. Bir Müslüman, laik bir devleti başarıyla yönetebilir" derse kimse şaşırmasın...
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimleri gündeme düştüğünde, hatırlarsanız(23 Nisan 2014) şöyle demişti : "Ters köşe olabilirsiniz, sağımız solumuz belli olmaz" demişti. Bu sözü, acaba kendisi ve Abdullah Gül için mi demişti; yoksa başka bir düşüncesi mi vardı?
Şimdi size başka bir olasılık, "bir komplo teorisi" kurayım...Eğer ay sonunda Erdoğan, kendi dahil AKP'den kimseyi Cumhurbaşkanlığı için aday göstermezse ve üstelik "bizim de adayımız da, Ekmeleddin İhsanoğlu'dur" derse ne olur?
Pensilvany'dan esen "meltem rüzgarı", lodosa dönmez mi? Tüten sobalardan göz gözü görmez hale gelmez mi? Tüten sobaların çıkardığı dumandan CHP ve MHP'liler boğulmazlar mı? Yoğun bir öksürük nöbeti, bu iki partiye gönül verenleri sarmaz mı?
Ne dersiniz?
Sözün kısası, Eğer aday, Erdoğan da olsa Gül de olsa, bu ikisi ile Ekmeleddin İhsanoğlu'nun İslamii kimlikleri benzer gibi görünse de, Gül ve Erdoğan, siyasi deneyimleri, Türkiye halkını daha iyi tanımaları, ülkenin her alanda gelişmesine yaptıkları katkılar, getirdikleri yenilikler, başlattıkları "çözüm ve barış süreci" dönemi, CHP ve MHP'nin ortak "çatı adayı"na fark atar gibime geliyor.
Yine de en doğru kararı, Başbakan'ın dediği gibi "halk" verecektir.
Halkın gölünde yatan, bakalım --Kılıçdaroğlu'nun deyişi ile--hangi "bozkırın tezenesi" olacak
Göreceğiz...
cdenizkent