Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '07

 
Kategori
Blog
 

Bana bir masal anlat, içinde "körler sağırlar" olsun ana!

Bana bir masal anlat, içinde "körler sağırlar" olsun ana!
 

- Sana kırmızı kepli kızı anlatsam Azize'm

- Çocuk masalı istemem, hani bir kere kara trene binmiştik, tıkır mıkır bizi salladı, hemen uyumuştum, yetişkinlerin masalların da ki yaban kelimeler de işte öyle uykumu getiriyor!

- Neden?

-Hiç heyecanlı değil, darılmadın di mi?

- Ben sana darılamam, masala başlamadan yanaklarından öpüp, seni bağrıma basmak istiyorum, sonu gelmeden uyuyacaksın biliyorum, hadi bakalım uzan şöyle, üstünü de örtelim.

Allah: Bir anaya kucak dolusu çocuk ihsan etmiş! Büyümüşler evlenmişler çoğalmışlar! Bir müddet sonra bazıları, biz karşı tepelerde yaşamak istiyoruz deyip diğerlerinden ayrılmışlar!

Ağaçsız, pınarsız bu tepelerde iyice tembelleşmişler. Gecelerini karanlık mağaralar da gündüzlerini de deniz kıyısın da kalmayı tercih eden kardeşlerini izleyerek geçirirlermiş!

İçlerinden bazıları geri dönmeyi geçirirmiş içinden, buna engel olmak uğruna, kafası örümceklerle süslü olanı haykırır dururmuş ilkel ilkel, "Şu Hasbeymirliler bunların hepsi sağırdır kördür üstelik dilleri de yoktur, biz Çürükkefliler hiç duyduk mu çıtlarını?"

Dayanamaz Çürükkeflinin biri laf etmek ister, "Duymadık duymasına ama çeşitli yemekleri var mis gibi kokan! Sevgi saygı dolması, takdir gören çorbası, sadeyağlı pilavı, aşklı tatlıları, gencecik meyveleri."

Örümcek kafa fena halde bozulur bu nankör isyankâra "Ne yani bizim de ara bozma yahnimiz, kurtlu fikirli pastamız, her ne pahasına mide bulandıran huzur yok et kızartmamız yok mu? Bre yezit casus musun nesin? Hem tüm bunları kim öğretmiş Hasbeymirlilere?"

Biri baş kaldırmaya görsün, arkası gelirmiş çorap söküğü gibi. Atılmış öne bir diğeri "Mavi gözlü Ender Önderleri varmış hep onun izini sürerlermiş."

"Yalan söylersin Çürükkefli hoşuma gittin, eee nerde imiş bakalım bu Mavi Gök Denizli?"

"Beyinlerinde."

"Saçım kıvır, kıvır kelimelerim buz gibi, yaşım dokuz diye beni kıskanıp dalganı mı geçiyorsun?"

"Hâşâ! Fesatlıklara gebe kara bulut, garip bir şey daha var hani biz onlara sağırlar körler diyoruz ya Haşmetlim."

"Kısa kes be Çürükkefli"

"Nasıl desem. Hasbeymirliler kendi aralarında beyinleri ve yürekleri ile irtibat kuruyorlarmış o yüzden sadece kahkahalarını duyuyoruz."

"Bizden günah gitti, kardeşlik de gidelim şunları bir güzel taşlayalım, görsünler bakalım hep bir adım önde olmak ne demekmiş, yanınıza çamurun yağlısını da almayı unutmayın."

- Barışsınlar anneanneciğim ne olur, hiç olmazsa çocuklara, genç ablalara, ağabeylere taş atmasınlar çirkin yara izi kalmasın büyüyünce!

- Sen daha uyumadın mı? Beni kandırdın, bu yüzden yarın sana kırmızı kepli kızı anlatacağım! Güzel Azize’m

- Kırmızı kepli kız olmaz, eğer anlatırsan bende senin hayal dünyanı terk eder, saklanırım!

 
Toplam blog
: 584
: 853
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..