- Kategori
- Gündelik Yaşam
Bana küfret ama salak deme; zira küfrederken bile kale alıyorsun

Küfür anlık bir tepkidir; salak ifadesi durum belirler. Küfreden seni en ağır şekilde aşağılamıştır ama her şey o an olur biter. Salaklık ise hakkınızda o kişide oluşmuş algıdır. Dünyanın en karakterli insanına bile küfredilir; ama salak küfretmeye bile değmez. Bu nedenle bir insana salak demek küfretmekten daha ağır hakarettir.
Küfrün rencide ediciliği şüphesiz daha fazla ama o an bir şey olmadıysa sinirin geçmesiyle zaman içinde unutulabilir. Salak denilmesi etikettir ve insanın üzerine yapışır kalır. Aslında herkeste biraz slaklık vardır. Bize salak denilmesine küfür kadar tepki göstermeyişimiz bundandır.
Küfür ahlak, özellikle namus, şeref, onur gibi kimilerine göre insanı insan yapan değerleri (bence hikâye, insanı insan yapan değer yoktur, insan zaten insandır; yaratılırken değersizdik de bunlarla mı değerli olduk, basit insanlar için züğürt tesellisi) hedef alır. Annesi, çocuğu vs gibi hem mahrem hem de kutsal değerlerine küfrettiğiniz birisi sizi öldürebilir ama bu bile salak olmaktan daha kötü değildir.
Dedik ya herkes de biraz salaklık vardır; ancak bu sizi salak yapmaz; birisi (ya da birileri) salak dediği zaman salak oluruz. Küfrettiğiniz kişi denginizdir, düşmanınız da olsa her şeye rağmen bir ağırlığı vardır; salak dediğinizi ise kale almazsınız. İyinin salak dediği dostu olacağıma kötünün küfrettiği düşmanı olayım.
Herkesler de önemsiz bir şeymiş gibi küfretmek yerine salak der. Düşmanlar küfreder dostlar (nasıl dost ise) salak der. Dünyada kale alınmamaktan daha kötü bir şey olamaz. Kale alınmamak gerçekten hakarettir. Ancak bizi kale almayanlar bunu yüzümüze söylemezler; söz ve davranışlarından anlarız. Kale alınmamak salak demek gibi bir şey. Üzerinde durmayız ama aslında aşağılanmayı kabul etmişizdir.
Sizi kale almayanları sizde kale almayacaksınız; alırsanız yazıklar olsun. Ama bir menfaatiniz varsa, onura da fazla önem vermiyorsanız (ki zaten fazla önemli değildir) başka. Bir kişi bile (hatta düşmanınız olup bunu kasten yapsa dahi) sizi kale almıyorsa ortada bu durumu hak eden bir haliniz var demektir. Tablo yerindeyse düşmanınız bile olsa kale almak zorundadır.
Örneğin fakir kale alınmaz. Fakirim ne yapayım mazeretiniz geçerli olmaz. Zengin olsaydın, bana ne! Ben fakiri kale almam; fakirsem başkaları da beni kale almasın. Ama güzel değilim, bu nedenle kale almıyor. Beni ben kendim mi yarattım! Git Allah’a söyle!