​ Bankacılığın görünümü / Ekonomi - Finans / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '06

 
Kategori
Ekonomi - Finans
 

Bankacılığın görünümü

Son yıllarda bilanço büyüklüğü ve aktif / pasif yapısı içerisinde yer alan kaynak ve kullandırım kalemlerinin dağılımı açısından olumlu bir seyir izleyen bankacılık sektörünün mevcut durumunu BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) tarafından hazırlanan rakamsal veriler ışığında ve sadece bilanço içi ana kalemler çerçevesinde değerlendirme konusu yapmak istedim.

(Kaynak: BDDK tarafından hazırlanan 2005 Yılı Değerlendirme Raporu ve Temmuz/2006 Aylık Bülten)

Mayıs/2006 (Milyon YTL)

Aktif
Tutar
Pasif
Tutar

Hazır (Likit) Değerler
164. 196
Mevduat
280. 374

Krediler
188. 039
Bankalara Borçlar
66. 292

Duran Varlıklar
91. 985
Özkaynaklar
52. 145

Diğer
45. 409

Toplam
444. 220
Toplam
444. 220

2004 sonu itibariyle 306. 439 Milyon YTL olan aktif büyüklüğü, 2005 yılı sonunda 396. 967 Milyon YTL’ye ulaşmış ve aktifteki büyüme 2006 yılı içerisinde de devam ederek 444. 226 Milyon YTL olmuştur. Bu artış oranı, ekeonomideki büyüme ve enflasyon hızından yüksektir. Kredilerin toplam aktif içerisindeki payı %42 iken, Alım-satım amaçlı, satılmaya hazır ve vadeye kadar elde tutulacak menkul değerlerin aktifler içerisindeki payı ise %36 civarındadır. Birkaç yıl öncesine kadar aktifin yarısından fazlasını oluşturan menkul kıymetler hesabında krediler lehine bir azalma yaşanmıştır. Kamunun borçlanma gereksiniminin zaman içinde azalması ve olumlu makro ekonomik seyir bu durumda özellikle etken olmuştur.

Bilanço yapısı içerisinde aktif büyüklüğündeki artışı krediler ve alt kalem olarak bireysel krediler sürüklemiştir. 2005 yılı sonu itibariyle bir önceki yıla göre kredilerde artış %51 iken bireysel kredilerde artış %72’ dir. Bireysel krediler (Kredi kartları da dahil olmak üzere) toplam kredi hacminin 1/3’ ünü oluşturmaktadır. Pasif kalemler içerisinde ana hesap olan Mevduat kaleminde ise 2005 yılı sonu itibariyle %27’lik artış meydana gelmiş, bu tarih itibariyle pasifin %61’ini oluşturan Mevduat hesabı Mayıs-2006 döneminde pasifin %63’ünü meydana getirmiştir.

Bankacılık aktif büyüklüğünün GSYİH’ ya oranı %80 civarında iken, Avrupa ve ABD’de aktif toplamı milli gelirin 3-4 katıdır. Ülke mali sisteminin kaynak aktarma maliyetinin yüksekliği, reel sektörün mali bünyesi ve kaynakların önemli bir kısmını kendisine çeken kamu, sistemin bu göreli az gelişmişliğinin arkasında yatan en önemli etmenlerdendir.

Mayıs/2005 döneminde 3. 849 Milyon YTL olan ilk beş aylık vergi sonrası dönem net karı Mayıs/2006 döneminde 4. 204 Milyon YTL olarak gerçekleşmiştir. Bu hesabın alt kalemleri incelendiğinde net faiz geliri (faiz giderlerinin düşülmesi sonrasında) 7. 141 Milyon YTL iken, net faiz dışı giderler ise (faiz dışı gelirler sonrasında) 1. 585 Milyon YTL olarak gerçekleşmiştir.

Mali sistemin temel işlevi olan aracılık faaliyetlerinin reel sektörün kaynak ihtiyacının finansmanındaki önemini, bankacılık sektörünün aktif gelişimi üzerinden görmek mümkündür. Kredilerin ve aracılık işlevinin önemli bir göstergesi olan, toplanan mevduatın ne kadarının kredi olarak plase edildiğini gösteren mevduatın krediye dönüşüm oranı ise %67’dir Bu oran 2001 kriz döneminde %40’ lardan daha düşüktü.

Bankacılık sisteminde özellikle yabancı sermayenin girişiyle birlikte çizilen pembe tabloların içerisinde bazı prüzlü ya da ihtiyatla yaklaşılması gereken noktalar bulunmaktadır.

Kredi hacminin 1/3’ ünü oluşturan bireysel kredilerin uzun vadeli ve sabit faizli kullandırılması, ileride yaşanacak dalgalanmalarda faiz riskinin müşteriye yansıtılmayarak Banka bünyesinde kalmasına yol açacaktır. Burada esas olan bu faiz ve vade riskinin türev araçları ile koruma altına alınmasıdır. Ayrıca kredi riski olarak adlandırılabilecek tahsil kabiliyetinde olumsuz bir durumda zayıflama yaşanacaktır. Bireyler risklerini diğer bir bankadan kredi kullanarak kapatmayı tercih etmekte olup, bu durumun ilelebet sürmesi mümkün değildir.

Dikkat çekici noktalardan birisi de aktifler içerisinde artan bir seyir izleyen kredilerin teminatlandırılması durumudur. Bireysel kredi ve kredi kartlarında teminat durumunun genelde zayıf olduğu düşünülmekle birlikte ticari nitelikli kredilerin teminatını ise genelde kefalet, çek/senet ve ipotek oluşturmaktadır. Bu teminatların yetersizliği ise 2001 krizinde açıkca görülmüştür. Kriz döneminde banka riskleri faiz ve kura bağlı olarak hızlı şekilde büyürken, riskin tahsil kabiliyetinde ve teminatların istenen ya da öngörülen tutarlardan nakde tahvilinde ise ciddi kayıplara yol açan zorluklar çıkmaktadır.

Mayıs-Haziran dalgalanmasında faizlerin hızlı şekilde artışı sonucu banka sermayeleri, Menkul Kıymet Değerleme Fonu hesabındaki değer azalmasına paralel olarak kan kaybetmiştir. Yabancı sermayenin giriş ya da çıkış yönünde hızlı şekilde hareket etmesi, faiz ve kur dalgalanmalarına karşı ekonomik birimleri risk yönetimine ağırlık vermeye zorlamaktadır.

Bankalar açısından sıkı denetim ve risk yönetimi uygulamaları getirilmesine ve BASEL II’ ye uyum yolunda bazı olumlu adımlar atılmasına karşın reel sektör kaynaklı bir kriz karşısında bu önlemlerin zayıflığı ortaya çıkacaktır. Ekonominin olumlu sinyaller verdiği dönemde firmalara kaynak aktarmak için birbirleriyle yarışan bankaların aksi bir durumda risklerini tasfiye etme güdüsüyle toplu hareket etmeleri sonucunda bazı bankaların “ açıkta ” kalması kaçınılmazdır.

BDDK tarafından hazırlanan Haziran-2006 Dönemi Kur Riski Değerlendirme Raporu’nda 05. 05. 2005 tarihinde bilanço içi pozisyonun 12. 151 Milyon YTL açık verdiği, türev işlemler ile bu pozisyon açığının 878 Milyon YTL’ ye düştüğü görülmektedir. Dolayısıyla bilanço içi açık pozisyon, bilanço dışında uzun pozisyon taşınmak suretiyle Yabancı Para Net Genel Pozisyon/Özkaynak oranı yasal sınır olan %20’ nin altına, -%1, 8’ e çekilmiştir. Özellikle swap işlemleriyle kur riskinin yanısıra sabit ve uzun vadeli bireysel kredilerden kaynaklanan faiz riski de sınırlandırılmaktadır.

İktisadi aktörlerin kontrolü dışında yabancı sermaye hareketlerinde meydana gelen gelişmeler sadece kur düzeyini değil, aynı zamanda faizlerde hareketliliğe yol açmakta, bu gelişmeler ekonomik faaliyetleri daraltmaktadır. Ayrıca siyasi ya da bürokratik kesimlerce herhangi bir kur taahhüdünde bulunulmadığı unutulmamalıdır.

www. bddk. org. tr
www. tbb. org. tr
www. tcmb. gov. tr

 
Toplam blog
: 28
: 1654
Kayıt tarihi
: 22.08.06
 
 

İstanbul'dan tarih, ekonomi, siyaset ve kültüre ilgi duyan, güzel bir dille ifade edilen, edebi v..