​ Başbakan'ın Ordu'yu Denetletme Yetkisi Yok mu? / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Haziran '09

 
Kategori
Siyaset
 

Başbakan'ın Ordu'yu Denetletme Yetkisi Yok mu?

Başbakan'ın Ordu'yu Denetletme Yetkisi Yok mu?
 

Ordu! Deyince aklımıza ilk gelen şey, hiç kuşku yokki tabu olan bir kurumsal yapının zihinlerimize yerleşmiş hali gelir.

Ordu! Dışarıdan denetlenemez.
Ordu! Dışarıdan sorgulanamaz.
Ordu! Dışarıya kapalı ve yine kendi içerisinde oluşturduğu “askeri yargı” denen bir hukuk ucubesi ile sorgulanır ve bu sorgulamalar, genellikle olayın üstünü örtmenin bir aracı şeklinde kullanılır.

Oysa gelişmiş demokrasilerde, şu yukarıda saymış olduklarımızın hangisi ile karşılaşabiliriz?

Alın bakın işte, son yaşanan “İrticayı bitirme eylem planı” ile ilgili ortaya çıkan belgenin başına gelenlere.

Genelkurmay Başkanlığı, ilgili belgenin askeri savcılar tarafından incelenmesinde ısrar ediyor. Hem de sıkı bir ısrarda bulunuyor bu konuda. Basından takip ettiğimiz kadarı ile böyle bir sıkı ısrarın olduğu kanısındayım.
O halde şöyle bir soru sormak yerinde olmaz mı?
Neden Genelkurmay Başkanlığı, belgenin, ısrarla askeri savcılar tarafından incelenmesini istiyor?
Biliyoruzki ordu içerisinde, hiyerarşik bir düzen vardır ve askeri yargı da bu hiyerarşik düzenin bir parçasıdır. Böyle bir yapı içerisinde, askeri yargının objektif olabileceğini düşünebilir miyiz?
Şahsen ben düşünemiyorum.
Düşünebilecek bir insanın da olabileceğine inanmıyorum.

Şimdi dönelim ve bu konuda AKP’nin yapmış olduğu eyleme bakalım.
Konuyu yargıya taşıyacağını söylüyor Başbakan Recep Tayyip Erdoğan.
Garip bir durum.
Neden Başbakan belge ile ilgili soruşturma yapması için yargıya gidiyor?
Ve hemen ardından bir başka soru gündeme geliyor ve ben hemen bu soruyu da sorma gereksinimi duyuyorum.
Neden hükümet bu konuda parlamento görüşmesi açmıyor ve meclisin, konunun üzerine gitmesine olanak sağlamıyor.
Bunu anlamakta zorlanıyorum ve zorlanırken, ille de yine söylemek zorunda kalıyorum içimden.
“Kardeşim, burası Türkiye ve bu gibi garip durumlar, ancak ve ancak bize has durumlardır.”

Bilindiği gibi ülkemizin en tepe noktasında bulunan iki kurumuna bağlı olarak çalışan iki denetleme kurulu vardır.
Devlet Denetleme Kurulu’dur bunlardan birisi ve bu kurul direkt olarak Cumhurbaşkanlığına bağlıdır.
Devlet Denetleme Kurulunun yetkilerini düzenleyen ise Anayasanın 108. maddesidir ve bu madde de açıkça ifade edilmek sureti ile Devlet Denetleme Kurulunun TSK’yı denetleme yetkisi yoktur ve TSK, Devlet Denetleme Kurulunun denetimlerinin dışında tutulmuştur.

Hemen bu noktada Anayasanın 117. maddesine bakalım.
Anayasanın 117. maddesi Genelkurmay Başkanının direkt olarak Başbakana karşı sorumlu olduğunu ifade eder.
O halde hemen şu soru aklımıza gelmektedir.
Başbakan kendisine bağlı olan kurum ve kuruluşları denetletmek yetkisine sahip değil mi?
Kuşkusuz Başbakanın böyle bir yetkisi var ve bu yetki doğrultusunda ilgili kurumlardaki denetleme işlemini Teftiş Kurulu Başkanlığı (TKB) aracılığı ile yapar.
Sonuçta TSK’da bir kamu kuruluşudur ve bu kurul tarafından araştırma, inceleme, soruşturma ve teftişe tabi tutulabilir.
Fakat ilginçtir, Başbakan nedense bu kurulu devreye sokup, gerekli inceleme ve araştırmaları yaptırmıyor, koşa koşa yargıya gideceğini söylüyor. Sonra da Genelkurmay Başkanlığı bu konuyu askeri savcıların incelemesini istiyor.
Sonuçta ortaya tam bir komedi çıkıyor.

Her neyse, devam edelim ve hemen birkaç noktaya daha dikkat çekelim.

Başbakan bu kurulu devreye sokamaz, çünkü yukarıda da ifade ettiğimiz hali ile ordu, halen bu topraklarda bir tabudur ve bu tabuyu dolaysız olarak denetlemek hemen hemen imkânsız bir durumdur.
Önceki yıllarda kesinlikle böyle bir şey olmamış ve yaşanmamış.
Ne demek efendim, sivil otoritenin orduyu denetleyebileceği düşüncesi?
Değil mi?
Bu toprakların insanının pek de alışık olmadığı bir durumdan bahsediyoruz.
Hukuktu, demokrasiydi, hepsi bir yana ve bu gibi durumlarda, genellikle kurumlar, birbiri ile bir şekilde uzlaşıp, karşılıklı olarak yaşanan olayların içeriksel boyutunu görmezden gelip, örtbas etme yolunu seçerek, denge politikalarını yeğliyorlar.

Bu davranış biçimi kime zarar veriyor?
Söyleyeyim.
Bize.
Biz halka zarar veriyor.

.



 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..