- Kategori
- İnançlar
Başınızı örtün de...

Epeydir “Tesettür” ya da örtünme ile ilgi yazmak istiyordum. Hatta bu konuda blog yazarı arkadaşlarımızdan Sayın Nilgün ÇAKICI’ya “İsminizi kullanabilir miyim” diye sormuşum. Cevaben de “Yeter ki katıl ve bu konuyu konuşulacak platformda tutalım. Hangi ortamda olursa olsun, hangi ilde olursa olsun, bu konu baydı ve otopsi şart artık. Ben işi o kadar ileri götürdüm ki Gülün kızının peruk olayına bile bulaştım Bilkent’teki eğitim süreci için. Konuşulmaya konuşulmaya buralara gelindi.” Şeklinde bir cevap almışım.
Örtünme, ya da “Tesettür” dediğimiz şey, Kuran’da Nur suresi 31. Ayette geçer sadece…
Nur suresi 31. Ayet: Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi ve benzeri tâbi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına ziynetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları ziynetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah'a tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.
Şimdi bu ayeti burada aklımızda tutalım ve bir de şu ayete dikkat edelim.
Maide Suresi 6. Ayet: Ey iman edenler, namaza kalkacağınız vakit, yüzlerinizi, dirseklere kadar; ellerinizi yıkayın; başlarınızı mesh edip topuklara kadar ayaklarınızı (yıkayın). Eğer cünüpseniz tastamam yıkanın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz veya biriniz hacet yerinden gelmişse ya da kadınlara dokunmuş olup da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin, niyetle o topraktan ellerinize ve yüzlerinize sürün. Allah'ın muradı sizi sıkıntıya koşmak değildir; fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredesiniz.
Görüldüğü üzere, abdestin farzı dörttür. Yüzünüzü, Ellerinizi dirseklerinize kadar, Ayaklarınızı topuklarınıza kadar yıkayacaksınız ve başınızın mesh edeceksiniz. Yani, yaş elinizle sıvazlayarak temizleyeceksiniz.
Çünkü…
Abdestin farzı, yani yıkanmasa temizlenmiş olmazı, mutlaka yıkanması gereken bu uzuvları, sürekli tabiat ortamı içindedir. Her zaman kirlenmeye açık yerlerdir. Yani, açık olmasında bir sakınca olmayan yerlerdir.
Kuranda, Maide suresinin 6. ayetinden başka yerde de abdest ile ilgili başka ayet yoktur. Bir başka ifade ile Yüce Allah, abdestin farzını emrederken kadın ve erkek ayrımı yapmamıştır. Her iki cinste de farz olan uzuvlar bunlardır.
Eğer eşya paketliyor gibi başörtüsü zorunlu olsaydı, ya da saçının bir teli bile görünmemesi gerekseydi, kadınlar için başı mesh etmek zorunlu olmazdı.
Diğer taraftan, kuranda her ne kadar bazı ayetlerde erkek ile kadın “Eşit değil” gibi algılansa da, erkek ve kadın birbirinin bütünleyicisi, tamamlayıcısı olarak yaratılmışlardır.
Özetle anlatmak gerekirse, Nur suresinin 31. ayetinde, kadınların “Başörtüleri”nden söz edilmektedir. Eşya gibi paketlenmekten söz edilmemektedir. Bunu doğrulayan ayet ise, abdestin farzı olarak belirtilen yıkanması zorunlu olan uzuvlardır. Yani baş, doğaya açık uzuvlardan olup, kirlenmeye müsait olarak abdestte yıkanması zorunlu ise, başörtüsünün şekli de “Paketlenmiş kafa” değildir. Başınıza atacağınız bir örtü, yeterli olacaktır. Bunu da “Şık” yapmak için illa ki modacıya ihtiyaç yoktur. Yok, eğer illa ki “Modacı” bunu belirlesin diyorsanız, onun için de yurtdışından modacı aramaya gerek yoktur. Değişecek olan sadece kullanılan bezin kalitesi ile renk ve desen yapısıdır.
Çünkü Yüce Allah, bir başka ayetlerinde de “İsraftan kaçınmayı” öğütlemektedir.
Epeydir aklımda olan bu yazının bu güne kısmet olmasının nedeni de, yine ajanslardan düşen bir haber idi…
Kısa bir not eklemek istiyorum…
Geçenlerde eşimi bekliyorum bir yerde. Elbette giden gelen oluyor ve insanları izliyorsunuz beklerken. Bu arada, başlarını koli paketler gibi örten birkaç genç kızımız dikkatimi çekti. Tamam, başları “Türban” örtüsü ile sıkı sıkıya örtülü. Ancak, üzerlerine giydikleri bluz ile topuklarına kadar inen eteklerinin vücutlarındaki duruşu akıl alır gibi değil. O kadar dar ve sıktırılmış vaziyette ki, bütün vücut hatları en dikkat çekici şekilde ortada.
Etrafınıza dikkatle bakınız, bunlardan çok göreceksiniz…
Elbette ki amacım kınamak değil. Ama düşünce ile eylem, birbirine örtüşmeli…
27 TEMMUZ 2007