- Kategori
- Mizah
Başkanlık sistemi

Sayın Recep Tayyip Erdoğan fayrap yeni Anayasa’yı bir an önce çıkartıp, kendisini Başkan seçtirmek için elinden geleni esirgemiyor. Her nereye giderse, orada milletin beynini yoğurmaya çalışıyor , gavurlar “brain washing” mi derler, işte o şekilde yavaş yavaş millet , “Başkan Tayyip” gerçeğine alışsınlar, diye .. her gittiği yerde , önce “Şu Başkanlık işini bir tartışalım, bakalım görelim , iyi mi kötü mü” mealindeki sözleriyle lafa başlıyor, ondan sonra “Başkan”lık rejiminin nimetlerini sayıp döküyor; onun tabii izleyicileri, Kuzu’lar , Anayasa uzmanları , yeni moda Anayasa Prof.ları filan “Başkanlık Rejimi”ni öve öve bitiremiyorlar. Bu rejim iş bitiriciymiş; herkes istediğini yapamazmış; partiler üstüymüş; partilere söz geçiremezmiş… Neler de neler…
Bu arada, milleti inandırmak için, lafı evirip çeviriyor; çok çeşitli merhalelerden geçiriyor, “Başkanlık da olur yarı başkanlık da…” diyerek; Başkanlık rejimini kendine göre yorumlayacağının işaretlerini veriyor. Yani öyle bir Başkanlık sistemi olacak ki, ne Amerika’ya benzeyecek, ne de Avrupa’ya… Ya nereye benzeyecek… Bilmem, herhalde Afrika’da ki yeni Başkanlık rejimlerine… Gerçi Başbakan, “Parlamento tek de olabilir çift de…” diyerek hep bir esneklik payı bıraktığına göre, sonunda kendi istediğine getirecek, demektir. Bana göre, Parlamento tek olsun; ne o, bir de “Senato” falanla mı uğraşacağız; geçmişte bir Senatomuz vardı; uğraşmıştık da ne oldu, hiçbir kanun çıkmaz oldu;sonunda da kaldırdık attık… İşte bu… Eski belalarla mı uğraşacağız.
Başkan özgür olmalı… İstediği kararları, tabii Meclis’e danışarak istediği gibi alabilmeli… “Küffarın üzerine sefer şart oldu…” deyince, 1 milyonluk ordumuz, peşine dizilip, küffarın üzerine sefer etmeye hazır olmalıdır… Başkan bu! Budur Başkan!
Sayın Başbakan, dünya ülkelerini örnek gösteriyor, Bakın dünyaya, “Amerika da mı dikta var; Fransa’da mı var…” diye soruyor. Ama onun gönlü, her halde Pakistan “Başkanlık sistemi”nde, çünkü bu lafları orada söylüyor… Gözü hiç, Başkanlıkla yönetilen fakat gayriresmi olarak “Dikta” rejimleri olan Afrika, Güney Amerika ülkelerine gitmiyor… Pakistanda herhalde , başkanlık rejimi hakkında epey doküman toplayacaktır. Bir örnek ülke lazım ya… Yoksa bayram değil seyran değil, Pakistan’a niye gitti? İşe bak biz Pakistan7a örnek ülke olacakken, şimdi Pakistan bize örnek ülke oluyor.
Sonra, itiraz eden MHP’ne dönüp, Başkan’ınız Alparslan Türkeş’in kitaplarına bakın, o doğrudan doğruya Başkanlık sistemini savunmuştur… diyor. Ve, Süleyman Demirel’e “Seneler önce benim de savunduğum bir şeydi…” dedirtiyor…
Görüyor musunuz, ne deliller, ne bulgular, ne araştırmalar… İllaki kamuoyuna “He…” dedirtecek ya, inandırıcılığı sağlamak için, bin dereden su getiriyor… Öyle demezler mi atalar.
Aslında millet “KÖS” dinliyor… Bazı şeylere çoktan razı ve hazır… Neredeyse bazıları şimdiden çıkıp. “Padişahım, çok yaşa..” diye bağırmaya hazırlar. Çünkü atadan dededen öyle alışmışlar, öyle duymuşlar… Onun uygun bir şey olduğunu sanıyorlar. Ama sonunda Padişahların Anadolu’yu ve Osmanlı’yı nereye getirdiklerinin farkında değiller. Onun bin tek farkına varanlar; Anadolu’nun topragını karış karış sulamış şehitlerdir… ancak onlar bilir bu toprağın kıymetini… Gerisi şakşakçı takımı, kös dinliyorlar… anlamıyorlar ki, bilmiyorlar ki? Bu milletin %65’i nin ortalama eğitimi hala ilkokul; elifi göstersen Mertek sanıyor… Sayın Pakize Suda’nın yurdun dört bir yanında sorduğu basit basit sorulara verilen cevapları gözden geçirin… Ondan sonra bu milletin ne olduğunu anlarsınız. Yani bu milletin sürekli eğitime ihtiyacı var. Millete ne soracaksın?
Pakize Suda Allah bilir, “Bugünkü Padişahımız kimdir diye sorsa,” Allah bilir, milletin %65’i “Recep Tayyip Erdoğan…” diye cevap vereceklerdir. Arkasından da bağıracaklardır: “Padişahımız çok yaşa…” İsterseniz, çıkıp sorun…Sonucu görürsünüz.
“Amerika kıtasında başkanlık sistemi dışında yönetimi olan ülke yok denecek kadar az!”
Gazeteler ne diyor: “Bugün dünyada başkanlık sistemi 46 ülkede uygulanıyor. Bu ülkelerin önemli bir bölümünde demokrasi ya yok, ya da çok az var! Mesela Afganistan, Azerbaycan, Belarus, Sudan, Güney Sudan... Başkanlık sisteminin uygulandığı ülkelerin önemli bir bölümü Latin Amerika’da bulunuyor. Arjantin, Bolivya, Brezilya, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Ekvador, El Salvador, Honduras, Meksika, Para, Haiti, Paraguay bu ülkelerden bazıları...”
Bu sayılan ülkelerden hangisi rejimiyle, yönetimiyle gerçekten saygın ülkeler? Aslında, her birisi de Başkanlık rejimini kendine göre yontmuş ve yeni yorumlar getirip, bir çeşit , babadan oğula devredilen bir acaip rejime çevirmiş olan ülkeler…
Neyse, anlayalım bari. Şimdi, rejimin adını yeniden “Padişahlık” koymak ayıp kaçıyor, onun yerine bari “Başkanlık Rejimi” koyarız… Dost düşman da bizim ne dediğimizi sonunda anlarlar. Öyle Cumhurbaşkanı’ymış , Başbakan’mış öyle lüzumsuz şeylerle uğraşmayız…
Derler ya eskiler; “Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete…” Padişahlığın sonunun ne olacağını biz Osmanlı’dan biliyoruz; Tek Adam’lığın sonunun nasıl olacağını da Hitler ve Mussollini filmlerinin sonunda görmüştük.
Akıllı olalım akıllı… Bize bu lazım. Ama biz de akıl nerede ..?