​ Başkasının acısından güç almak (*) / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Başkasının acısından güç almak (*)

Başkasının acısından güç almak (*)
 

alıntıdır


Kış geldiğinden beri karanlıkta gelip karanlıkta gidiyoruz. Bir çoğumuz böyle. Çalışanlar kışın aydınlığı zor görüyor.

Hele bir de trafik varsa evde geçireceğiniz zamanı başınızı servisin camına koyarak geçiriyorsunuz. Her hangi bir şey için üzüldüğümde ya da zorlandığımda İclal Aydın’ın şiirlerinin bulunduğu cd de geçen küçük bir hikayesi geliyor aklıma;

“Annesi onu doğururken düşündüklerini aktarmış. Yalnızmış evde sancısı geldiğinde. Korkmuş. Ve daha sonra başka kadınlar da çekiyor bu sancıyı ve herkes başarıyor çocuk sahibi olmayı diyerek yani başkasının acısından güç alarak doğum yapmış.”

İclal Aydın bu şiiri yurt dışındayken ve her şeyin üstüne geldiği bir noktadayken yazmış. Hayat bazen başkasının acısından güç almaktır diyerek avunmuş belli ki…

Hepimizin yaptığı bu aslında.

Farkında olarak ya da olmayarak.

İnsan başına zorlanacağı bir şey geldiğinde daha önce aynı işi birilerinin mutlaka başarmış olduğunu anımsamalı.

Annem iş hayatımın acemilik dönemlerinde böyle teskin ederdi beni. Boyumdan büyük sorumluluklarım oldu çalıştığım yerlerde. İçim ürkekti ama duruşum her zaman öz güveni gelişmiş, iş bilen bir haldeydi.

Buna dayanarak genelde en zorlu işler bana verilir, sorumluluklarım her daim artardı. Ürkek kalbim eve gidince annemin kolunun altında saklanırdı.

Ne zaman “ben nasıl yapacağım bunu” desem annem aynı cümlelerle karşımda belirir;

“Daha önce mutlaka birileri bunu yaptı. O zaman sen neden yapamayasın? Yapanın senden fazlası ne?” vs…

Dün trafikte eve giderken kaç saat dışarıda olduğumuzu düşündüm birden. Hafifçe doğrulup servistekilere baktım. Bir kişi bile uyanık değildi. Sonra kendime döndüm ve dedim ki “bir sen değilsin!”

Ve eminim bir benim eşim de değil!

Herkes aynı mücadelenin içinde. Küçücük bedenleriyle çocuklar bile.

İşte buydu başkasının yaşamından güç almak dedikleri. Ve insanoğlu hep bir eş arıyordu kendine. Hep aynı şeyleri yaşayan birileriyle sohbet kuruyordu.

Bazen ne kadar empati kursan da karşındakinin yaşadıklarını yaşamadan anlayamıyorsun derdini. Mesela ben!

Evlenince anladım çalışan bayanların “bekar mısın?” diye sorup evet cevabı aldığında “hee sen rahatsın” dedikleri noktayı.

Meğer bir düzen kurmak ve eksiksiz devam ettirmek için evde de bir mesai harcıyorlarmış.

Çalışanlar için hayat daha güzel diyen ev hanımlarını işsiz kaldığım dönemde anladım. Ev işleri nankör ve karşılıksız beklentiler içerirmiş.

Hayat boyu hepsini deneyimliyor insan.

Anlayarak, yaşayarak, bir başkasının yaşadıklarından ders alarak…

Önemli olan tat almak. Yaptığın her işi sevgiyle yapmak. Evde geçirdiğin süre değil, evde geçirebileceğin en sevgi dolu süreyi yakalamak.

Ve belki en önemlisi;

Şükür etmek! Allah’ın verdiği bu güzellikler karşısında minnet duymak.

 

Mutlu, huzurlu, farkındalığın yüksel olacağı bir hafta dilerim.

 
Toplam blog
: 670
: 1923
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..