- Kategori
- Basketbol
BAŞLIK BULAMIYORUM
"Lütfen artık birisi Tanjeviç’e müdahale etsin, hep 2010 diyerek uyutulduk ama, Allah korusun bir başarısızlığı daha yürek kaldırmaz." Bu alıntı 16 Ağustos 2010 tarihli Milliyet gazetesinde Sn. Ümit Avcı' nın "Tanjeviç' e acil müdahale şart" başlıklı yazısından yapılmıştır.
"...Ertesi günü okudum ki 64-64 normal süre bitmiş uzatma da FB-Ülker 78-76 ancak kazanmış. Bu kazanmakmıdır? 1. maç 59 sayı,2. maç 64 sayı ve koç iş başında. Hadi kulüp özel müessesedir, peki ama ulusal takım. 2010 Dünya şampiyonasına Sn. Tanjevic' in gerek oyuncu gerekse oyun stratejileri ile mi katılacağız ? Bana kalırsa bir şekilde yollar ayrılmalıdır....." Bu alıntı 30 Ekim 2009 tarihli ve halen bloglarım içerisinde okunabilecek (tekrar tarihe dikkat) "Tanjeviç İstifa / Ataman kurtardı" başlıklı yazımdan yapılmıştır. Ki bu yazıdan da çok çok önceleri defalarca Sn. Tanjeviç anlayışı ile sonuç alınamayacağı bu sayfalarda dile getirilmiştir.
Ancak lütfen dikkat edin asıl sorun Sn. Tanjeviç değildir. Asıl sorun Sn. Tanjeviç anlayışının koç olduğu bir takıma eleştiriyi kabul edemeyen ve ondan da öte başka bir ulus vatandaşlığına gönderme yaparak maçlara dahi gelmeyi yasaklama hakkını gören federasyondadır. Ama asıl sorun federasyon da değildir. Medyanın 4 üst üste yenilgi üzerine ancak tepki vermesindedir. Ama asıl sorun medya da değildir. Bu toplumun spor diye üç takımlı bir ligin futbolu ile yatıp kalkmasıdır. Ama asıl sorun bu da değildir. Bu anlayışın altındaki mental düşünce tarzıdır asıl sorun. İşte o düşünce tarzı farklılığa kapalı olmaktır. Ben bir tane önce hücum etmeyi öğrenmemiz gerekir diyen oyuncu, koç, yorumcu görmedim. Bunu isteyen seyirci görmedim. Bu anlayışı benimseyen hadi benimsemese dahi hiç değilse deneyelim diyen görmedim. Allahaşkına 54 sayı atabildiğiniz bir maçta kaç yemeyi düşünüyorsunuz ki o maçı kazanasınız. O zaman Allahaşkına ne nasıl değişecek. Sorun kapalıyız. Farklı düşünceye kapalıyız. Uzun vadeli, analitik ve toplumsal genel çıkarlar için düşünmüyoruz. Sonuçta tamamen günlük / anlık yaşayan ve arada herhangi bir konuda tarihi başarılar kazanan insanlar oluyoruz.
Yineliyorum başarının sıradanlaşanı gerçek başarıdır. Başarısızlık ise istisna olduğu sürece ne kadar tarihi! olursa olsun önemsizdir. Bu aradaki farkı nasıl anlayacağız. Üstelik tarih her an her şey için yazılıyor. Tarih Almanya' yı 2. dünya savaşını başlatan ülke olarak da yazdı, tarih Almanya' yı bilime, sanata, teknolojiye olan katkıları ile de yazdı. Sizce şu anda hangisi daha çok anımsanıyor. Tek bir savaş mı, yoksa bugünkü Almanya' mı?
Evet sayın okurlar bugün Tanjeviç' e karşı olmak yapılabilecek en kolay şeydir. Bugün İrlanda' lı göndermeleri yapmak en kolay şeydir. Peki bizler her konuda ne zaman yıllar öncesinden detayları düşünmeye, görmeye başladık veya başlamasak dahi dile getirenlere biraz kulak verdik.
Türkiye' de skor tabelasına, ekonomik istatistiklere kısaca sonuçlara bakıp yazı yazanlar sütun sahibi üstat yazar oldu. Türkiye' de sert ama içi boş sözler söyleyenler cesur oldu. Ama olacakları önceden ve üstelik farklı somut öneri getirerek yazanlar hiç oldular. İşte buna yanarım.