- Kategori
- Siyaset
Başörtüsü sorununu çöz; liderlik tacını giy!

CHP'nin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gerçek bir "lider" olma şansını yakalımış durumda. Sayın Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin kronikleşen "başörtüsü sorunu"nu çözerse, hem partisinde hem de ülkede gerçek bir "lider"olma yolunda önemli bir adım atmış olur.
Sanırım, Kılıçdaroğlu'nun kendisi de bunun farkında. Başörtüsü sorunu CHP genel başkanı'nın girişimi ile yasal çözüme kavuşursa, Halk Partisi ilk defa halkının yanında yer almış olacak. Kemal Kılıçdaroğlu da ilk defa, partisi içindeki arkaik düşünceye karşı üstünlük elde etmiş olacak... Dahası yaklaşan genel seçimler için çok somut bir koz elde etmiş olacak.
Düşünün bir kere; AK Parti'nin seçmeninin sorununu CHP çözüyor. Sekiz yıllık iktidarı boyunca Başörtüsü haksızlığını, hangi sebeple olursa olsun, gideremeyen AK Parti, Kılıçdaroğlu'nun bir hamlesi -ya da AYM'ye gitmeyerek yapacağı hamlesizlik- karşısında aciz duruma düşmüş olacak. Kemal Kılıçdaroğlu için bulunmaz fırsat...
Ne var ki, CHP'nin bu konuda handikapları çok... Bir kere, hemcinslerinin özgürlükleri konusunda son derece bağnaz yaklaşan kadın milletvekilleri var. Bunlar, geçmişte baş açtırmak için ikna odaları kurmuş tescilli yasakçılar... Üstelik, çok da çaçarondurlar kendileri; gerekirse genel başkanlarının yakasını toplamaktan bile çekinmezler...
İkincisi, bugüne kadar sürekli "laikçilik yüklemesi" yapılan tabanın başörtüsü özgürlüğüne nasıl razı edileceği... Daha şimdiden kıyılarda köşelerde yazan eski tüfek CHP'liler ( Örneğin; bkz, Hasan Pulur'un bugünki yazısı), başörtüsü sorununun çözülmesinin başı açıklar için "tehdit" olacağını yazmaya başladılar bile... Laikçilik yüklemesi yapa yapa paranoyak hale getirdikleri insanlara, yeni yüklemeler yapmaktan geri durmuyorlar...
Kemal Kılıçdaroğlu'nun işi bundan zor... Başkalarının başı, kendi başından çok daha önemli olan bir zihniyetin başında bulunuyor kendisi... İnsanlara şekil şemal dayatmayla tescilli bir partinin genel başkanı Sayın Kılıçdaroğlu..
AK Parti, sütten ağzı yandığı için yoğurdu üfleyerek yiyor. 411 Milletvekili'nin imzaladığı yasanın AYM tarafından geri çevrilmesi bir yana, aynı nedenle nasıl kapatmayla karşı karşıya kaldığını çok iyi biliyor İktidar yönetimi... Bu yüzden, biraz da zorunlu olarak, bu konuda meydanı CHP'ye bırakmaya razı olmuş durumdalar. Kemal Kılıçdaroğlu'nun AKP'nin bu dezavantajını kendisi için avantaj hale getirme zamanıdır.
Eğer, Kemal Kılıçdaroğlu bunu başarırsa, bir gece emaneten getirdiği CHP genel başkanlığı yerine "CHP'nin lideri" payesini kazanır. Artı, 2011 seçimlerinde kendisini iktidara bir adım daha yaklaştıran önemli bir adım atmış olur. Evelemeden, gevelemeden açıkca ve cesurca bu sorunu çözme yoluna girmelidir Sayın Kılıçdaroğlu...
Yok, şayet yine siyasi manevralar yapıyorsa, sorunun çözümü konusunda samimi değilse ya da kendi partisinden gelecek tepkileri göğüsleyecek kadar cesur değilse, yeni "mavralara" konu olmaktan kurtulamaz. CHP'nin kurumsal yapısı, seçim yenilgileri konusunda şerbetlidir; 2011 seçimlerinde bir yenilgi daha alır, marjinal hayatını sürdürür... Ancak bu yenilgi Kemal Kılıçdaroğlu'nun siyasi hayatının sonu olur...
Kahraman mı olmak istiyorsunuz Sayın Kılıçdaroğlu, işte size fırsat!