​ Batık Şehirler ve Hayâlet Gemiler! / İnançlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

10 Şubat '08

 
Kategori
İnançlar
 

Batık Şehirler ve Hayâlet Gemiler!

Batık Şehirler ve Hayâlet Gemiler!
 

Eski Yunan mitolojisine göre "siren" ler, gemicileri büyüleyip deniz dibindeki saraylarına sürüklerlermiş... Söylentiye göre, denizin dibinde vitrayları pırıl pırıl ışıklar saçan kiliseler varmış ve gemiciler bu kiliselere götürülürlermiş... Hele denizin sâkin olduğu bazı günlerde, çan sesleri duyulur ve gelgit sırasında deniz alçaldığı zaman, suyun üzerine çıkan anıtlar görülürmüş...

Çan sesleri duymanın, ışıltılı vitraylar görmenin şüphesiz gerçekle hiçbir ilişkisi yok!.. Lâkin, su yüzüne çıkan anıt kalıntılarının var olduğu doğrudur.

Batık şehirler üzerine söylenenler efsane değildir; çünkü bir zamanlar böyle şehirler vardı. Fakat akıp giden yüzyıllar içerisinde, denizlerle bazı karaların seviyeleri değişti ve kıyıda, deniz yüzeyinden az yukarıda kurulmuş şehirler battı. Bunların en ünlüsü, Fransa' nın Bretagne bölgesindeki "Ys" şehridir. Bu şehrin Duarnerez körfezinde kurulmuş olması muhtemeldir ve şehre giden, Romalılar' dan kalma yolların kalıntılarına günümüzde bile rastlanmaktadır. Aynı şekilde, Jersey adası da, 709 yılında meydana gelen çöküntüden evvel, karayla hemen hemen birleşikti ve Mont Saint Michel körfezinin olduğu yer, uçsuz bucaksız bir ormanlıktı.

Bazı tarihsel anılar da efsaneleşmiştir. Meselâ yine Bretagne' daki Trepasses (Ölüler) körfezi, efsanenin anlattığı gibi, boğulanların yaşamakta olan insanların dualarını almaya geldikleri bir yer değildir. Burası, Romalılar tarafından fethedilmeden önce, Keltler' in, seçkin ölülerini gömmek üzere taşıdıkları bir yerdir, yâni bir çeşit "Panteon" dur.

Hayâlet gemilere gelince!.. Ondokuzuncu yüzyıldaki gemiciler, "Uçan Hollandalı" nın korkunç hikâyelerini anlata anlata bitiremezlerdi. Bu gemi ortalıktan kaybolmadan bir gün evvel anlatılanlara göre; geminin kaptanı, insan görünüşünde bir şeytandı ve tayfaları ise ebediyyen lânetlenmişlerdi. Buna karşılık "Grand Chasse Foudre" gemisinde, herkes yüzyıllardan beri mutlu yaşıyordu. Bu hikâyeler tamamıyle unutulmuş değildir; bugün de bazı gemiciler "Galipetan" ve "Meou - Meou" (Bröton dilinde "körkütük sarhoş" anlamına gelir) adlı gemilerden söz etmektedirler. Onların anlattıklarına göre bu gemiler o kadar büyükmüş ki, geminin burnu New York' a girerken, kıçı Havre' da olurmuş! Bu gemilerden birinin direğine çıkan muço, oradan ak sakallı bir tayfa olarak inermiş! Ve geminin bir ucundan diğer ucuna gidebilmek için çok süratli bir araç gerekliymiş!

Bunun yanı sıra gerçekten hayâlet gemiler de vardır!.. 1913' te, Horn burnu yakınlarında "Marlborough" adını taşıyan bir büyük yelkenli gemi bulunmuştur. Akıntı ve rüzgârla sürüklenen bu gemi, mürettebatsız olarak, yelkenleri açılmış ama çürümüş bir hâlde, 23 yıldan beri tek başına dolaşmaktaydı. Yine "Frigorifique" adlı bir gemi (ilk frigorifik gemidir), "Rumney" isimli bir vapurla çarpıştıktan ve mürettebatı boşaltıldıktan sonra kaybolmuş ve bir gün tek başına dönüp gelerek "Rumney" i batırmak suretiyle öcünü almıştır. Bu gibi olaylar yanında, gemicilerin anlattığı bazı hikâyeler gerçeğe çok daha yakın görünüyor!

 
Toplam blog
: 1907
: 3759
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..