- Kategori
- Gündelik Yaşam
Bazen şartlar insanları hata yapmaya zorlar

http://www.habervitrini.com
Sarı ve yeşili yanmayan trafik lambası tam ben geçerken kırmızıya dönüşünce geçmekle, durmak arasında tereddüt ettim ve ardından geçtim…
Çok geçmeden bir polis otosu takıldı peşime, plakamı söyledi ve aracımı sağa çekmemi istedi.
Durdum, aynadan arabadan inişini ve bana doğru yaklaşmasını izledim.
“ Günaydın.”
“ Günaydın Memur Bey!”
“ Sizi neden durduğumu biliyorsunuz değil mi?”
Neden bilmem “<ı>evet kırmızı ışıkta geçtimı>” demek gelmedi içimden
“ Hayır, bilmiyorum!” dedim…
Cüzdanımdan ehliyeti, çantamdan arabanın ruhsatını çıkarttım, eliyle yaptığı gel işaretine uyup, bana ceza kesmesini izledim…
***
“Hayatta kırmızıda geçmem.”
Benim en fazla kurduğum cümlelerden bir tanesidir bu…
“Kırmızıda geçmem”, <ı>isteyerek yanlış iş yapmam ı>manası taşıyor…
Düştüğüm duruma bakar mısınız, arızalı bir trafik lambası… Yeşil yanmıyor bozuk, sarı yanmıyor bozuk ve tam ben geçerken kırmızı…
Demek ki insanlar istemeden de hata yapabiliyor…
<ı>Biraz değiştireyim cümleyi.ı>
İnsanlar demek ki bazen hata yapmak zorunda kalıyor…
Demek ki bazen şartlar insanları hata yapmaya zorluyor…
Uzatmayayım…
***
<ı>1998 yılının kış ayları.ı>
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor… Ziyaret etmek zoruna olduğum son müşterideyim… Dolabında bizim ürünlerin dışında mamul var mı diye bakıyorum… Son kapmayanın posterini vitrin camının en güzel yerine yapıştırıyorum… Ürünlerdeki ıskontoları anlatıyor, daha sonrada elimdeki kocaman makineye siparişleri giriyorum…( <ı>Şimdi arkadaşlar oı> <ı>makinenin avuç içine sığacak büyüklükte olanını kullanıyorları>)
***
Acele etmeyi sevmem…
Kimilerine göre rahat, kimlerine göre geniş, kimilerin göre vurdumduymaz bir adamım…
Son dönemde beni fazla detaycı bulanlar, “neden küçük şeylere takılıyorsun” diyenler de var…
<ı>Yapılan yorumlardaki zıtlığı yakaladınız değil mi?ı>
Rahat, geniş ve vurdumduymaz anlam bakımından birbirine çok yakın kabullenilebilir kelimeler ama detaycı ve takıntılı görünüyor olmak düşündürücü gerçekten…
İtiraz ediyorum, takıntılı değilim…
Gerçek ve Şeytan’ın koyun koyuna ayrıntıların arasına saklandığını biliyorum.
Pirelendiğim durumlarda da bulup çıkartıyorum… Takıntılı olmak mı bu şimdi?
***
Şirketin bana verdiği beyaz bir Toros var…
Radyosu yok, arabayı yeni almışım ve direksiyon yüzünden bir ay süren omuz ağrılarım yeni geçmiş…
Cep telefonum çalıyor…
“ Ali Bölge Müdürü burada oğlum toplantı yapacak herkes burada sen yoksun!”
İçinizde yönetici sıfatı ile çalışanlar vardır diye soruyorum…
Ya bu toplantılar neden önceden haber verilmez de, insanların iki ayağı bir pabuca sokulur?
Bağlı bulunduğum ofis Büyükçekmece’de ben Silivri’deyim…
Taktım Toros’un kanatlarını uçuyoruz…
Selimpaşa çıkışındaki ışıklara geldim kırmızı yanıyor…
Daha fazla geç kalıp da laf işitmeyeyim diye hayatım da ilk, tek ve son defa kırmızı ışıkta geçmeye niyetlendim ve ayağımı gazdan çekmedim…
Tam o anda yolun sağına park etmiş Trafik ekibini görmeyeyim mi?
Bütün gücümle bastım frene, benim kanatlı Toros yan döndü, yeşilin yanmasını bekleyen kamyonun altına girmeye niyetlendi…
Nefesimi tuttum, nerden aklıma geldiyse el frenine yapıştım… Besmeleyi çekip gözlerimi kapattım…
Yarabbi bir şangırtı, bir gümbürtü…
Bir yerlere çıktım ama nereye?
Ellerim titrer bacaklarım titrer, kafam zonklar…
Gözlerimi açtım bariyere çıkmışım…
Toros’un burnu gökyüzünde…
Memur Beyler yardımcı oldu indim arabadan… Su içirdiler, sigara ikram ettiler.
Yaşlıca olanı elini attı omzuma gülerek ne dese beğenirsiniz
“ Keşke geçseydin”
***
Hayattaki en önemli olaylardan biri…
Ne zaman durup ne zaman devam edeceğini bilmek belki de…
Dediğim gibi; Bazen şartlar insanları hata yapmaya zorlar…