- Kategori
- Güncel
Bedelli askerliğin sosyal bedelleri
Bedelli askerlik topluma yarar getirmez zarar getirir.
Varsıl ile yoksul arasındaki çatışmayı derinleştirir. Toplumsal huzursuzluk yaratır. İnsanları suça teşvik eder. Hem varsılı suça teşvik eder, hem yoksulu. Varsılı teşvik eder çünkü maddi imkanın gücünün nelere kadir olduğunu görür ve bu yönde ilerler. Yoksul ise tersi psikolojiyle düzenin kendine vermediği eşittliği ve adaleti suç işleyerek kapatmaya çalışır.
Bedelli askerlik uygulaması haksız, adaletsiz ve eşitsiz bir uygulamadır. Adaletsizlik toplumda her ne sonuca yol açıyorsa, bedelli adaletsizlik de aynı sonuçlara yol açar aslında.
Olaya burdan bakmak lazım.
Bir de tabi, askeri açıdan bakılabilir, bu ise benim umrumda hiç değil.
30 yıldır bir sorunu çözememiş bir ülkeden ve onların askeri maskeri yöneticilerine mi saygı duyacağız?
Bedelli askerliği adaletsiz bulmak, anti kapitalist olmakla mümkün. Anki kapitalist olmayan biri, "Adamın parası varmış bedelini ödüyor gidiyor, ne var ki bunda" der.
Bedelliye karşı olmak yeterli değildir ama. Aynı zamanda moda tabiriyle vicdani ret lehinde olmak gerekir.
Yani, hiçbir güç bireyin yaşamını belirleme ve sonuçlarına katlanmak hakkını elinden alamamalıdır.
İsteyen askere gider, ister gitmez.
Ama orda da eşitliği sağlamak lazım. Çağın bir gereği olarak varolan askeri yapılanmada mesai harcayan her kimse ücret almalıdır.
Yani sen vicdani ret yapıp kıç üstünde dururken, başkaları da beleşe askerlik yapmayacak. Ücretsel bedeli ödenecek.
Bu iki çizgiyi devam ettirdiğimizde başka sorunlar ortaya çıkar.
Bir insan devlet dışı olmak isteyebilir tamamiyle, ama devlet dışı olmayı isteyip de toplum için olmayı istemek nasıl mümkün olacak?
Toplum içinde kalmak ama iktidar güçlerine itaat etmek ile bu güçlere karşı koymak ama toplum içinde olamamak aşılamaz iki karşıtlık gibi.
Dünya insanları da zaten, bunu bir tahteravalliye benzetirsek, hep dengede kalarak varlığını sürdürüyor.