- Kategori
- İlişkiler
Beklemek

Beklemek… Nede zor gecenin sessizliğinde beklemek. Gelecek mi? Gelmeyecek mi? Diye kendi kendine sorup dururken farkında olmadan içip durduğun sigara ile paylaşırsın acabalarını… Kimseler olmazken yanında bir bir sönen ışıklarda, bekler durursun koltuğa büzülmüş, boynu bükük, elinde kahve fincanınla. Camın önünden geçen her araba farında bu defa geldi dersin, ama nafile. Keşke kendini meraklara saldığını oda görebilseydi, heyecanla çarpan kalbine dokunabilseydi, titreyen parmaklarını hissedebilseydi… Kapının “tık tık” vuruşunu duymak istersin, hiç beklemediğin anda olsun istersin, sevinebilmek adına. Yanında olsa, gözlerine baksa, sımsıkı sarılı verse o anda, ama nerdeeeee….
Sen kendini yer bitirirsin, o kendi havasında. Düşünmez mi ki onsuz uykuya dalamayacağını, düşünmez mi ki onsuz yarım olduğunu. Sen hüzünler içinde yapayalnızlığında, o başka alemde, sensiz keyif içinde mi acaba? Öyle hissedersin, yoktur yanında çünkü. Belki de bilemezsin sana gelmek için 140 km. yaptığını, yolların ona da uzak geldiğini. Sana sarılmak için can attığını… Yanında yoktur ya işte atar tutarsın, seni hiç sevmediğini düşünür, oturur ağlarsın. “geliyorum” demişti oysaki saatler önce sana. Saatler önceydi o , hani nerede kalmıştı? “ah bir gelse, yapacağımı bilirim ben ona” dersin. Bilirimde, ne yapabilirim ki? Bu kadar severken, beklerken onu, kıyar mısın? Üzülmesine razı gelir misin? Sarılınca sana geçecek kızgınlığın bilirsin, gülümsersin…
İyice gecikmeye başlayınca kötü şeyler geçer aklından. Acaba kaza… Yo yo yo hayır! Saçmalama! Az sonra burada, yağan yağmurdur aklını karıştıran.
Telefonu açık olsaydı bari…
Of! Bu arabada değil, Buda! Buda! Buda! Kapatırsın perdeleri, bu kez de böyle beklersin. Gezer durusun evin içinde, bir sağa, bir sola çaresiz…
Kapı çaldı gitmeliyim, onu bekletmemeliyim.