​ Beklememek gerek / Ruh Sağlığı / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '09

 
Kategori
Ruh Sağlığı
 

Beklememek gerek

Beklememek gerek
 

Altınoluk-Haziran 2009 Gizli bahçemin çilekleri


Beklemekle geçiyor hayat.

Taa koyunlara dayanıyor bu beklemek. Koyunların çitlerden atlayıp yünlerini çitlere bırakmasıyla ve o yünlerden yapılacak olan iplerle örülen giysilerin satıllmasıyla geri döneceklere bağlı herşey.

Bir koyun kadar etkisi olamayan durumlarda söz konusu hani. İnsanlar sadece oturup bekliyor. Oturmayanlar da bir ayakları üzerinde ve akılları havada o oturanları bekliyor.

Bekle babam bekle..

İlerleyen zaman sanki dünyanın sonuna gitmiyormuş gibi beklemeye devam işte..

Çocukken büyümeyi beklerdik. Dar zamanların genişlemesi özgürlüğümüzün ele geçirilmesi beklemelerin en güzeli idi. Daha sonra ufak ufak gelişmenin etkisiyle başarı, aşk ve benzeri durumlara gebe oldu bünyelerimiz. Yüksek notları beklemeye başladık, köşedeki dükkandaki adidas spor ayakkabısı ne kadar da yakışırdı bize, onun alınmasını bekledik. Herkesin bir grubu vardı, biz de güzel arkadaşlıkları beklemeye başladık. Kimi zaman anne ile babamızın bizle daha fazla ilgilenmesini umduk ve küçük odamıza çekilip bize sarılmalarını bekledik. Bekledik de bekledik. Derken yaş kemale erdi bu sefer de sevginin paylaşılması gerektiğini düşündük paylaşacak platformları bekledik. Bir gün bir yerlerde birine çarpmayı ve yaşamın en renkli halini hani o uçan kuşları güzel kokan çiçekleri anımsatan duyguları bekledik. Ap ansızın geldikleri oldu ama tatmin olmadan dahalarını beklemeye devam ettik.

Nice nehirler aktı, mevsimler değişti beklemeye devam ettik. Kimi zaman ölüm geldi aklımıza , ne kokrunçtur ki onu bile bekledik. Sonra bir el tuttu elimizden, içimizi ısıttı dahasını görmeyi bekledik. Umarsız bir açlıktı bu bekleyiş. Beklemenin de keyfi başkaydı tabi. Kalp çarpıntısı ya gelirse ya severse ya ya ya... Bekledik de bekledik. Beklemenin sonu yoktu adeta.

Bekledik te ne oldu diyenlere inat daha bir bekledik. Artık sabrı bilemeyenler de aslında içten içe sabretmeyi öğreniyordu. Oysa beklemek ne kadar da acınacak bir eylemdi.. Kaidemizi kaldırıp o beklenilenlere nispet biz bir şeyler yapsak olmazmıydı?

Ben tüm bu bekleyenlere karşılık hep inisiyatifi ele almayı tercih ettim doğrusu. Bendeki kuraldışılık ama durumlar hep böyle oldu. Beni aramayanı ben aradım, elini uzatmaya çekinenleri ben çimdikledim. Bir dokun bin ah işitmek de olsa ben dinledim dinlenmeye hasret olanları. Ben maça götürdüm fanatik olduğunun farkında bile olmayanları, ben sürdüm arabamı bilinmeyen en zevkli maceralara, bilin bakalım ben nasıl bu kadar beklemekten uzak beklentilere cevap olmayı başardım. Tabiki uma uma döndüm sarı muma eyleminden sonra...

Belki anlamıyor ve hemen sezemiyoruz ama ummak ve beklemenin ardında bir doyma noktası oluşuyor insanda. Pek tabi herşeyi aşıyor ve gereksiz detaylarla gereksiz oyunlara vakit bırakamıyor zihin. An çok kıymetli diyor içimizdeki alarm sistemi ve ele geçirilmesi gereken ne ise doğal zamanında yerine ulaşmalı diyor aklımız. Uzayan, naza gelen herşeyin boş olduğunu ve gerçekten beklemekten ziyade birşeyler yapılması gerektiğini öğretiyor hayat derin bakmasını bilenlere tabi.

Hala oturup bekleyecek misiniz peki? Kalkın birşeyler yapın derim, zamanı kaybetmeden yakalayın. Köşe başında sizin için harekete geçmiş bir durum vardır belki neden olmasın?

Çilek tadında günler herkese. Gizli bahçemde yetişen çileklerim (Bakınız foto) tabağa geleceğine dalından koparıp yemenin keyfini bilenlere en güzel hediyem olsun..

 
Toplam blog
: 93
: 1475
Kayıt tarihi
: 02.02.07
 
 

Elektrik mühendisiyim. Eğitimci bir ailenin kızıyım. Kelimeler ve rakamlarla geçen serüven dolu b..