- Kategori
- Şiir
Ben, güneşin uyuduğu zamanlardayım...

Uçun kuşlar uçun...
Açtım kollarımı sonsuz grisel semaya.
Hava gri,
Gök gri,
Deryalarım gri...
Ayaklarımda birçift yalınlık var,
Ellerimde boş umutlar, sedasız uçurumlar var.
Haybeye uçurulan kanatlarım kırık,
Deryalarım yargısız infaz şerbetinde...
Avuçlarıma vuran soğuk ve ürkütücü minyatür bir yel,
Kocaman da bir aşk var.
Var oldukça yaşatılabilen hüzünlü salgılar,
Yandaşlaştığım kaya sertliğinde acılarımı arar.
Ararken bulamadığım özgürlüğüm,
Ben yitince ortaya çıkanlar ise şimdi kördüğüm.
Dalgalar vururken sarı saçaklı sırçalarıma,
Bir yudum emek kokusu siner sadık dualarıma.
Uçun kuşlar uçun ...
Daha ne kadar uzanabilecek kanatlarınız semanın çatısına ?
Daha ben hazır değilim düşmeye oysa ,
Ne olur beni de sürükleyin sizin çırpıntılarınızla bir lokma.
Ahh...
İçimin kabarmasına siz bakmayın kuşlar.
Ben hep kabarırım mıymıntı bir solukla.
Ha bir adım ileri,
Ha bir adım geri.
Ne farkeder ?
Nasıl olsa her türlü uçurumlardayım.
Ben, güneşin uyuduğu zamanlardayım...
Gökhan Cenker