Ben Atatürkçü değilim... / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Ben Atatürkçü değilim...

Ben Atatürkçü değilim...
 

Yaşadığımız ülke, bu topraklar bu vatan bizim. Yüzyılların rüzgarında döne döne , savrula savrula hayatın imbiğinden süzüle süzüle, ermişlerin bilmişlerin elinde birikmiş şu nefis kültürümüz. Denizi, havası, suyu ayrı bir güzel; kuşu, böceği, hayvanı bile durup bakılası, ele alıp sevilesi. Can verilip alınmış, kan verilip korunmuş; motifli yazmaların içinde dünyanın en güzel elma yanaklı kızlarının saklı olduğu bu ülke bizim. Eskiden sadakaların geceden taşlara konduğu, kışı rahat geçirsinler diye kuşlar için vakıf kurulan, içecek bir tas çorbası olanların yarısını kapının önündeki aç köpeğe verdiği tılsımlı şehirler bizim.

Oysa şimdi; yüz kelimeyle Türkçe konuşan insanlar bulmanın gittikçe güçleştiği, biberondan tavaya satılan tüm mallarda Türkçe açıklamanın olmadığı, Türkçe isimli iş yerlerinin bulmakta zorlandığı , çocuklara Jasmin diye isim koymaya başlanılan ülkemizde Atatürkçü dernekler var. Bu olanı biteni karşı denizi seyreder gibi seyrediyorlar. Ben bu yüzden Atatürkçü değilim.

Atatürk’ün bizzat kendisinin kurduğu tüm kurumları kapatan. Tarih kurumunu, Dil kurumlarını, Araştırma enstitülerini yok eden Kenan evren Atatürkçü. İmam hatipleri açan, Amerikan büyükelçisi ne dediyse yapan, Yunanistan’ın Nato’ya girmesine izin vererek elimizdeki son kozu çöpe atan ve son günlerde bunak ihtiyarlar gibi ’’ Eyalet’’ sisteminden bahseden Kenan Atatürkçü. Ben Atatürkçü değilim.

Ülkedeki eğitim sistemini elli yıl geriye götüren; kolejleri icat ederek ne bize ne yabancıya benzemeyen garip kuşaklar yaratanlar her gün Atatürkçü olduklarını söylüyor. Anadolu liseleri çok başarılı çocuklar yetiştirince müfredatı Yabancı dile çevirenlerde Atatürkçü. Geldiğimiz noktada zorunlu eğitimi yükseltmiyor bizi yönetenler. Bilimi bırakıp bürokrasinin temel taşı olan YÖK’ün başkanı Atatürkçü. Ben Atatürkçü değilim.

Norveç’ten, Yunanistan’dan , Amerika’dan emeklilik fonları gelip paralarını bizim ülkemize yatırıyor. Yüzde 20-21 ballı faiz. Sonra dolara koyuyor oradan da yüzde 30. Sonra çekip gidiyor. Onların emeklileri krallar gibi yaşıyor, bizim Savcımız, Doktorumuz, Polisimiz, kaymakamımız gururuyla yaşamak için dişini sıkıyor. Bizi yönetenler borcumuzu nasıl ödediklerini söyleyerek övünüyorlar. Kemal Derviş’te Atatürkçüydü. Ben Atatürkçü değilim.

Araba kullanmayı bilmeyen, hayatında bir kızın elinde tutmamış, kısa kollu tişört giyen her kadına tecavüz etmeye kalkışan, bunu cami avlusunda bile deneyen, eğitimsiz, işsiz, zorba milyonlar gene bizim insanımız. Alman büyükelçiliğinin önünde kilometrelerce kuyruk oluşturan, dünya’da yüze yakın ülkenin vize koyduğu, ilk fırsatta başka bir ülkeye gitmeyi düşünen insanlar bizim insanlarımız. Verdikleri oylar ile demokrasiyi işletenleri görüp ‘’halk en doğru kararı verdi’’ diyen aydınlarımız Atatürkçü. Oysa ki Atatürk'' Türk övün, çalış güven'' demişti. Ben bu yüzden Atatürkçü değilim.

‘’Ülkemiz en ciddi tehlikeler ile karşı karşıya’’ diyor Genelkurmay başkanı. Amerika artık açık açık ‘’Kürdistan’’ diyor. İsrailli insanlar Güneydoğu Anadolu’da inanılmaz miktarlarda arazi alıyor.Amerika , Türkiye için ‘’İslam rejimi ile yönetilen ülke’’ diyor. Ve durum böyleyken ;Ülkeyi yönetecek bir tane ulusal kadroları olan, desteğini ülkenin güçlerinden alan parti yokken. Ama bütün Atatürkçüler balolarda halay çekiyorken. Ben Atatürkçü değilim.

Aşk da, şarap da, çiçek de, denizden çıkıp kumlara uzanmak da hayatın vazgeçilmezi. Ama kendi yurdunuzda sürgün olmanız. Çalışacak şirket bulamamanız. Kendi dilinizin adamdan sayılmaması. Toprakların, madenlerin, bankaların, denizlerin başkalarına satılabiliyor oluşu. Başında Türk ibaresi bulunan Telekom’un Hariri diye ne olduğu bilinmez kimselere satılması. Bazı kolejlerde teneffüslerde Türkçe konuşmanın yasak olması. Atatürk’ün kabul edebileceği şeyler değil. Ben bu yüzden Atatürkçü değilim.

Kurtuluş savaşında gelen bir haber üzerine Mustafa Kemal’’ Kahramanı da , haini de bol bir milletiz’’ demişti. Ben ülkemin namuslu insanları için üzülüyorum. İşini namusuyla yapan, toprağını seven, zararlı değil faydalı insanlarımız için üzülüyorum. Yetiştirme yurtlarında şefkatsiz ellerde hırpalanan çocuklar için. On dördünde kocaya verilen ve hayatı boyunca sevgiyi tadamayacak olan Batman’lı kızlar için. Namusuyla çalışıp İstanbul’da geçinemediği için dilekçe verip tayin isteyen Polisler, hemşireler için üzgünüm.

Affet beni Atam. Bizi bu hale getirenler Atatürkçü ise. Ben Atatürkçü değilim. Ne olur anla beni. Sen yüz yıl sonrasını da gördün, ama biz önümüzü göremedik. N’olur affet.

 
Toplam blog
: 187
: 1260
Kayıt tarihi
: 02.10.06
 
 

İyiye ve güzele götürmeliyiz Dünyayı. Sürekli daha çok kazanmak, daha yukarıdan bakmaya çalışmak,..