​ Bencil yalnızlık / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '16

 
Kategori
Anılar
 

Bencil yalnızlık

Bencil yalnızlık
 

ben çektim


“Yaşamak, yalnızlığın kalbini kaybetmiş kişiler için sadece kendine sarılıp sevişmekten ibarettir”, diye düşünen Âdem Can Dündar’ın yeni nesil ve yeni yaşam hakkında söylediklerini hatırlamaya çalıştı; aklında kaldığı kadarıyla şöyleydi:
 
*Almanya da ilk düzenli şehir içi toplu ulaşım seferleri ile orta ve alt sınıftan insanlar kenti bir ucundan diğer ucuna gezme imkânına kavuştuklarında, Alman sosyolog George Simmel bir tespitte bulunmuştu. "İnsanlık tarihinde ilk kez iki insan yan yana bu kadar yakın durup, bedenlerinin kokularını duyabildikleri halde saatlerce birbirleriyle konuşmadan yolculuk yapıyorlar" (Bazan sırf, “niye baktın lan!” diyerek küfürleşmeleri bu yalnızlığa isyandan mı acaba?)
 
Bu yalnızlığa nicedir aşinayız. Çocuklarımız bir süredir, uyku öncesi masallarını yataklarının başucuna konan bir cihazdan dinliyorlar. Oyunlarını bilgisayarda oynuyorlar; ödevlerini internet sitelerine ısmarlıyorlar. Kahramanlarını uzaylı yaratıklardan seçiyor, sevgilileriyle sosyal medyada buluşuyorlar. Bütün bunlar olup biterken bir odanın içinde yapayalnızlar. (Onlara "yoğun bakım kuşağı" demek geliyor içimden)
 
80’lerin ekonomik özgürlüğünü kazanmış, "yuppie" annelerinin "memelerim sarkar" endişesiyle emzirmeden yetiştirdiği bebekler, büyüyüp yüzyılın sonunda ergen oldular. Şimdi "dokunmadan yaşamanın" tadını arıyorlar. Markete gitmeden, internetten sipariş verip, bilgisayar aracılığıyla alışveriş yapıyor, doktorlarına röntgen filmlerini E-Posta ile gönderip uzaktan muayene oluyorlar. Onlara "X kuşağı" da deniliyor ; "kayıp kuşak", ya da "ne olduğu tanımsız nesil" anlamına... (Bence henüz taze bir nesil olduğundan onları torunlarının isimlendirmesi daha yerinde olacaktır.  En belirleyici özellikleri bencil yalnızlıkları... Benciller çünkü yalnızlıklarını bile paylaşmak istemiyorlar; fakat her şeye rağmen onları bir “X kuşağı” saymaya ne hakkımız ne haddimiz vardır; çünkü onları ancak onların tasarladıkları gelecek anlamlandırabilir)
 
Birisiyle el ele tutuşup göz göze gelerek dans etmenin hazzını duyumsamış büyüklerinin aksine, kulaklarında mp3, tekno ve rap müzik ritmiyle tek başına dans etmekten haz alıyorlar. Sofra başında aileyle birlikte değil, odalarında ekran karşısında veya hamburgercide ayaküstü diyet kola aşkıyla atıştırmayı tercih ediyorlar.
 
Gazeteyi okumuyor, "göz atıyor"lar. TV veya DVD filmlerini konuşa zıplaya izliyor, haber ajanslarını derhal geçiyorlar; kitabı da sayfa atlayarak okuyorlar. Internette gezinirken aynı anda telefonla konuşabiliyor, yemek yiyebiliyor, televizyon izleyebiliyor ve dergilere göz atabiliyorlar.
 
Uzun sevişmeler yerine iş bitirici dokunuşları, uzun konuşmalar yerine, özet sunuşları seviyorlar. İnternette olduğu gibi özel hayatlarında da "sörf" yapmayı, yani dalgaya binerek derine dalmadan yüzeysel ilişkiler kurmayı, dostluğa kök salmadan tanışmayı yeğliyorlar. Sağlıklı yaşıyor, iyi kazanıyor, kolay harcıyorlar; hem parayı hem insanları kolayca harcıyorlar... Markalarını, okullarını, imajlarını ve kariyerlerini ailelerinden, arkadaşlarından ve onların duygularından daha çok önemsiyorlar. Hayatı zaplayarak yaşamayı seviyorlar.
 
Hrant Dink’in televizyonda anlattığı daha da dramatikti. Her gittiği yerde bulduğu bir karış toprağı çiçeklerle bezeyen bir dostunun, son yerleştiği evinin bahçesini çırılçıplak bulunca nedenini soran Hrant şu yanıtı almış:
 
“Artık diktiğim ağacın dalından kopardığım meyveyi paylaşacak bir dost bulamıyorum. Bahçemde gezinirken ektiğim çiçekleri koklayıp emeğimi onurlandıracak kim kaldı ki?”
 
Âdem bir of çekti derinden. “Öylesine köksüz, öylesine göçebe, öylesine bencil bir bireysel davranış kültürü oluşmakta ve bütün bunlar çeyrek asır içinde benimle birlikte olup biterken, ben hâlâ buram buram dostluk kokan bir eli tutabilme umudumun avuntusuyla ruhumun isyanını bastırıyorum” dedi mahzun bir iç sesiyle.
***
Muharrem Soyek
 
 
Toplam blog
: 363
: 1765
Kayıt tarihi
: 04.08.08
 
 

Parasız yatılı Darüşşafaka Özel Lisesi'nde iki yılı hazırlık sınıfı olmak üzere yedi buçuk yıl ok..