​ Beni Böyle Sev / Ömer ailesine restini çekti, uzak durun bizden! / TV Programları / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '14

 
Kategori
TV Programları
 

Beni Böyle Sev / Ömer ailesine restini çekti, uzak durun bizden!

Beni Böyle Sev / Ömer ailesine restini çekti, uzak durun bizden!
 

TRT 1.in Üniversite gençlik dizisi “Beni Böyle Sev” dün akşam bizlerle beraberdi. Komik sahnelerin yaşandığı dizimizin reytingleri her zamanki gibi normal gidiyor. AB’de bir önceki haftaya göre 5 basamak yükselerek 11.ci olmuş, Total’de 2 basamak yükselerek 23.cü olmuştur.

Geçen bölümde Reha Beyin suratına kardeşi Eda Hanımın, “Ben o köfteciye aşık oldum” demesi herkesi şaşırtmış, Reha Beyi çileden çıkartmıştı. Bu bölümde bu müthiş itirafın sarsıntıları devam etti.

Reha Bey, o akşam eve dönmüş, uykuları kaçmış, sabahı sabah etmiştir. Ertesi günü işe bile gidememiş, başına Rambo gibi bir bandana bağlayarak şiddetli baş ağrısını dindirmeye çalışmıştır.

Seda, Taner’in açtığı telefonla adresi alır ve evine gider. Sen benim hayatımı mahvettin diyerek, senin yüzünden nişanlımı terk ettim der ve çantasından çıkarttığı falçata ile saldırır, suratını çizer. Fahriye Furkan’ı haber verir, Furkan, Taner’i Seda’nın elinden zor alır. Furkan, yine mi sen diyerek bir kafa da o atar. Alır, Seda’yı eve gelirler. Seda, içeri gelsene, konuşmamız lazım der. Ömer, ben seni seviyorum, sensiz yapamıyorum. Elini tutmak ister, Seda çeker, bundan sonrası yok der, artık çok geç, bitti. Der ve keser atar. Furkan, her şeyi daha fazla mahvetmeyelim der ve çıkar gider.

 

Burak, sabah Reha Beyle konuşur. Reha Bey olanları tek tek anlatır. Nail Bey için, “Yüz metre uzaktan ızgara köfte kokan adam. Kediler onu karanlıkta görse, köfte zannedip yerler” lafı çok komikti.

 

O gece Ayşem ile Ömer, Eda Hanımın lafı üstüne yorum yaparlar, konuşurlar. Ayşem bu aşkı kabul edemez, içine sindiremez. Ömer, olayı sakin karşılar. Zor bir gece geçirirler.

  

Haluk Bey, oğlu Deniz ile aralarını bir türlü düzeltemez. Kendi giydiği parkanın aynısından, Deniz de giymektedir. Deniz ben bu montu bir daha giymem, der çıkarmak ister, Haluk anan özenerek almış der. Deniz, babasına inat siyah bir gocuk giyer, başına siyah bone, kulağına küpe takar, tam bir Rock’çı olmuştur. Kızlarla oturan Haluk Bey, oğlunun bu halini görünce çılgına döner.

 

Seda, okulda notları bakarken Ayşem’i görür. Bir markette bir iş var, peynir çeşitlerini müşteriye tanıtıyorsun, yapar mısın diye teklif eder. Bu iş için üç kişi lazımdır. Ayşem’le beraber, Reyhan ve Fahriye bu işe talip olurlar.

 

Ede Hanım ertesi gün işe geç kalır. Nail Beyin canı çok sıkkındır. Dışarı çıkar oturur, İlyas’tan bir bardak çay ister. Bu sıra Ayşem babasıyla konuşmaya gelmiştir. Gözüne uyku girmediğini, sen Eda Hanımla konuşabildin mi? Diye sorar. Ayşem, baba ben böyle şeylere karşıyım diyerek babasına dilinin döndüğü kadar anlatmaya çalışır. Ayşem’i Seda arar ve gider.

 

Reyhan’ın internetteki takipçisi Feridun bahçede bankta oturmuş, onları bekliyordur. Reyhan da onlarla oturmak zorunda kalır. Reyhan abuk sabuk konuşmalardan sıkılır, burada taksi gibi oturamam der ve gider. Feridun, “Şefkati arama başka yerde” adlı şiirini Fahriye’ye okur. Fahriye de sıkılıp, bir yolunu bulur, sonra telefonlaşırız deyip gider.

 

Safiye’nin fazla merakı Nail Beyi sinirlendirmektedir. Eda Hanım, birazcık süslenmiş, başına siyah bir bere takmış olarak geç de olsa gelir. Nail Beyle konuşmak ister. Ben ev bakmaya gideceğim, sen de bir yolunu bulup gel der.

 

Burak, Akşam geldiğinde eniştesini sabahki aynı yerde görmesi şaşırtır. Akşama bazı planlarım var, Seda ile yemeğe çıkacağız der. Bu fikir, Reha Beyin ve Nadide Hanımın çok hoşuna gider.

  

Eda Hanım ve Nail Bey dışarıda parkta oturup konuşurlar. Dün geceki olayın değerlendirmesini yaparlar. Eda Hanım gerçek niyetini anlatmaya çalışır. Nail Bey bu konuda daha çekingen ve sıkılgan davranır. Daha sonra Nail Bey, deniz kıyısında yürüyelim deniz havası alalım, sonra da markete uğrarız der.

 

Reyhan, Fahriye ve Ayşem marketteki tanıtım işine başlarlar. Reyhan’ın kaşar peyniri gibi kesilmiş sarı küresel kıyafeti çok enteresandır. Ayşem hamile olması, aş ermesi nedeniyle peynirleri bir müşteriye, bir kendi ağzına atar. Nadide Hanım Ayşem’i telefonla arar, konuşmak ister, Nail Bey ile Eda Hanımın ilişkisi hakkında bilgi almak istektedir. Ayşem, ben markette çalışıyorum deyince ben oraya geleyim, der. Market’te gelen müşterilerle gariplikler olur. Ayşem’in hamile çalışmasını karşı olanlar bile vardır.

 

Ömer, Seda’nın işyerine uğramıştır. Seda, Furkan ile konuşmalarını anlatır. Seda, Furkan benim için artık bitmiştir. Bu ara, Burak gelir, içecek bir şeyler getirmiştir. Konuşurlar, Burak olanları anlatır, Seda sorunca akşam ben sana yemekte detaylı anlatırım. Ne yemeği diye soran Seda’ya enişteme söz verdim seni yemeğe çıkaracağa diye. Ömer, sen bizimkilerin yalakası oldun, der. Ömer, ben Ayşem’ e uğrayacağım, hep beraber çıkarlar. Çıkışta Reha beyle karşılaşırlar. Reha Bey, ben oğlumla bir şeyler konuşup gideceğim. Reha Bey, Ömer’e etrafınızdan kurtulup gel benimle çalış der. Ömer çok sinirlenir.  Reha Bey, oğlun da senin gibi nankör olsun da gör, der. Çocuğun kız olacağını bilmemektedirler.

 

Eda Hanım ve Nail Usta markete uğrarlar. Tam da Ayşem’in çalıştığı markete gelmişlerdir. O sırada Ayşem’i görürler ve çok paniklerler. O sırada Nadide Hanım da gelmiştir. Ayşem ile konuşurlar, Nadide Hanım Ayşem’in bu durumda çalışmasını çok yadırgamıştır.  Nadide Hanım, baban ile Eda Hanım arasında bir şey var mı diye direkt sorar. Ayşem, içinizi rahat tutun bir şey yok. Reyhan ile Eda Hanım karşılaşırlar. Nail Bey hemen ortadan yok olur. Bu sırada markete Ömer, Ayşem’i görmek üzere gelir. Annesini görünce çok şaşırır. Anne sen buralara gelmezsin, der. Küçücük market içinde koşuşturmalar komik bir şekilde devam eder.

Seda iki dirhem bir çekirdek hazırlanır, akşam Burak ile yemeğe çıkacaklardır.  Burak, Seda’yı kapıdan alır. Yemek dönüşü, Furkan onları görür, Seda diye seslenir. Seda, senin ne işin var burada? Furkan, bir işim yok, yanlışlıkla gelmişim, der.

Akşam yemeğinde Reha Bey ile Nadide Hanım beraber konuşurlar. Nadide Hanım nasıl lafı aldım kızın ağzından diye anlatır.

 

Ömer Ayşem’e, babamla, annemle konuşacağım bu böyle olmaz, der. Burak da eniştesine dün akşamın nasıl geçtiğini anlatır. Reha Bey, torununum nankör olacak der. Söyle Ömer’e, torunumun adını, babamın adını “ihsan” koysun der. Tam bu sırada Ömer gelir. Günaydın. Annem yok mu? Söyleyeceklerimi onun da duymasını isterdim. Neymiş o söyleyeceklerin der, Reha Bey. Ömer, Halamla Nail Beyin arasında senin hoşuna gitmeyecek bir şey yok. Gerçi sen biliyordun bunu. Annem sana söyledi. Bir daha size laf taşımamızı beklemeyin bizden. Ya… Uzak durun izden. İyi günler der, kapıyı çarpar gider. Reha Bey öylece bakar, kalır. 43.bölüm burada sona erer.

Kim ne derse desin, keyifli bir gece geçirmek, haftanın ilk gününün yorgunluğunu atmak isteyenler için çok güzel bir yapım, “Beni Böyle Sev” dizisi. Hem güldürüyor, hem de düşündürüyor.

BSK Yapım'ın bu eğlenceli dizisinde, Alper Saldıran ve Zeynep Çamcı ikilisi güzel bir uyum içinde iyi de iş çıkartıyorlar.

Keyifli seyirler.

Saygılar, sevgiler.

Abdurrahman Balcılar

Twitter: abdurrahman balcılar@abbalcilar

Mail : ab.balcilar@hotmail.com

Blog: milliyet.com.tr/cansever

Not: Görseller internetten ve dizifilm.com’ dan alınmıştır.

  

 
Toplam blog
: 2032
: 2969
Kayıt tarihi
: 18.06.12
 
 

Emekliyim. Doğayı, Sabahın erken saatlerinde doğada yürümeyi, Hayvanları, bilhassa köpekleri çok se..