Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '08

 
Kategori
Mizah
 

Benim dalgın hallerim - gaflarım

Benim dalgın hallerim - gaflarım
 

deviantart


Hayatımın her döneminde oldu dalgınlıklarım, potlarım. Herkesten fazla da ben gülerim bu hallerime. Bu sıralar dalgınlıklarım hat safhada.

Eylülden dedik, hüzünden dedik, taşınma telaşı, aile eşrafından ayrılıklar dedik. Bahaneleri sıraladık.

Aile eşrafı başka bir şehre taşındıktan sonra çalışan anne ve ev hanımı olmak ÇOK ağırlaştı. büyük yardımları oluyordu bana canım ailemin. Normalde de telaşlı bir insan oluşum bu durumu iyice ağırlaştırdı.

Bu sabah sevgili RUJO' yu okuduktan sonra o potlarımı, gaflarımı şöyle bir sıralayayım dedim.

***İşyerimdeyim uzunca bir süre telefonla bir yerlere ulaşmaya çalışıp ulaşamadım. O sırada müdürüm çağırdı. Kapıyı tıklattım odaya girdim ağzımdan efendim yerine uzunca bir ALOOO çıktı ( bu da neydi )

*** Konuşma bitti dışarı çıkıyorum nedense kapıyı tıklattım ve kendimi dışarı zor attım gülmemek için hiç tutmadım kendimi güldüm içerden de gülme sesleri geliyordu o sırada ( nedense )

***Yeni servis şoförü benim bineceğim yeri daha tam öğrenememiş benim telefonumu da bilmiyor panik halde elinde telefon sağı solu arıyor. Ben arabayı gördüm koşturarak yanına gittim tam o ara onun telefonu çalmaya başladı. Bana uzattı telefonu

- abla baksana sen mi arıyorsun beni ?

ben telefonu elime alıp numaraya baktıktan sonra

- yoo ben aramıyorum numara benim değil dedim

( nasıl ? )

*** Bayram alışverişi yapmaya çalışıyoruz her yer kalabalık iğne atsan düşmez o derece .Bir mağazadayız ben sağı solu karıştırırken bir taraftan da bizim cadıyı ( küçükken melek olan şimdi tam bir cadı ) zaptetmeye çalışıyorum. Bir ara baktım elimde tuttuğum cadı bizim cadı değil hatta kız çocuğu bile değil. Bizim cadı yaşlarında şeker bir erkek çocuğu ama korkudan gözleri fal taşı gibi açılmış. Bizimki saklandığı yerden beni izliyor ve kahkahalarla gülüyor.

( Kocaman bir parantez içinde bizim cadıyla yaşadığım ve çok güldüğüm bir anı :

Bir arkadaşım gittiği geziden bir bebek getirmiş bezden yapılmış şans bebeğiymiş. Bizim cadıya verdim .Şans bebeği ne demek dedi .Hayatını güzelleştirir, olmasını istediğin şeyler gerçekleşmeye başlar gibi bir anlamı var dedim. Odasından çıktım biraz sonra geri döndüğümde bizimki bebeği havaya kaldırmış gözlerini kapatmış - bir kız kardeşim olmasını istiyorum, gördüğüm o oyuncağın alınmasını istiyorum diye dileklerini sıralıyor. Sonra gözlerini açtı etrafına bakındı eee hiçbir işe yaramıyor bu dedi….)

*** İş yerinde aradığım telefon meşgul çalıyorsa zaman kaybetmemek için otomatiğe alıp kapatıyorum. Hat normale dönünce karşı tarafla birlikte benim telefonda aynı anda çalmaya başlıyor. Unutmuşum. Telefon çaldı açtım

- efendim buyrun

karşıdaki bey de

- efendim buyrun

- Buyrun kimi aradınız

- efendim siz beni aradınız
- hayır benim telefonum çaldı açtım siz aradınız

-benimde telefonum çaldı açtım siz aradınız

bu çekişmeden sonra adam kendinden şüphelenip ben mi aradım acaba demeye başladı. Ben o kadar eminim ki kendimden ...

Şu sıralar iyi değilim anlayacağınız hayırlısı bakalım. Sevgiyle gülümsemeler eksilmesin.

 
Toplam blog
: 35
: 956
Kayıt tarihi
: 26.04.08
 
 

1976 Edirne doğumluyum. Abant İzzet Baysal Üniversitesinde ön lisans eğitimimi tamaladıktan sonra öz..